17 Aralık “darbe” ise, ben bu darbeyi destekliyorum!

MAKALEYİ DİNLE


******
Artık iş çığırından çıktı.
Sapla saman birbirine karıştı.
Bilgi kirliliğinden “gerçekler” görünmez oldu.
İyi şeyler “kötü”, kötü şeyler “iyi” olarak gösteriliyor.
Hırsızlar, yolsuzluk yapanlar, rüşvetçiler; “hayırsever” olarak gösteriliyor.
Hırsızlıkları ve yolsuzlukları ortaya çıkaranlar da, oldu “darbeci”…
Hatta daha da ileri gidildi, bu kesime “Haşhaşiler” adı takıldı.
******
Önceki gün izlediniz mi?
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin yurt dışındaki büyükelçilerini toplamış vaaz veriyor.
Yurt dışında 137 ülkede büyükelçimiz var.
Büyükelçiler, işlerini güçlerini bırakmışlar, Başbakan’dan “Haşhaşiler” ile ilgili talimat almak için Ankara’da toplanmışlar.
Şu masrafa bakın!
Erdoğan, büyükelçilere, her gün 3-5 kez dinlediğimiz bildik konuşmasını yapıyor ve sonunda talimatını veriyor.
“Dünyaya,17 Aralık operasyonunun yolsuzluk operasyonu görünümünde bir darbe girişimi ve algı operasyonu olduğunu anlatın. Bu örgütün gerçek yüzünün yurtdışında anlatılması, deşifre edilmesi gerekiyor…”
Şu işe bakın!
Daha dün, aynı kişiler aynı büyükelçilere, “Hizmet Grubu’nun yurt dışındaki faaliyetlerini destekleyin” talimatını veriyorlardı…
Öküz öldü, ortaklık bozuldu…
Bugün, aynı kişiler yine aynı büyükelçilere, “Onlar çete, ihanet şebekesi, darbeci… Bunu görev yaptığınız ülkelerin yöneticilerine anlatın!” talimatını veriyor.
Şimdi büyükelçiler, görev yerlerine dönecekler, basın toplantıları düzenleyip, dün övdükleri Hizmet Grubu’na aldıkları talimat gereği demediklerini bırakmayacaklar.
Bu olayın, o ülkelerde yaratacağı algıyı düşünün!
İşte AKP Hükümeti, dış politikamızı böylesine rezil hale getirdi.
******
Hırsızlıkları, yolsuzlukları ortaya çıkarmak, “darbecilik” miş…
Eğer hırsızlıkları, yolsuzlukları ortaya çıkarmak darbecilikse, ben bu darbeciliği destekliyorum arkadaş!


Eskiden yere göğe sığdıramıyorlardı, şimdi “Haşhaşi” oldu!
********
Ah “ikiyüzlülük”, ah!
Sen nelere kadirsin!
Zamanı ve yeri gelince, insanların “gerçek yüzleri” ni nasıl da ortaya koyuveriyorsun.
AKP’nin kurmayları, bugün “Haşhaşi” ilan ettikleri Fethullah Gülen’e bakın nasıl methiyeler düzüyorlardı.
Başbakan RECEP TAYYİP ERDOĞAN-“Okyanus ötesinden sürece destek veren kardeşlerimi kutluyorum.”
Başbakan Yardımcısı BÜLENT ARINÇ-“Bu ziyaret 40 yıldan beri kendisini seven, dualarından eksik etmeyen bir insanın, yüzünü görebilmek, duasını alabilmek için eşimle yaptığım bir ziyaretti.”
Adalet Bakanı BEKİR BOZDAĞ-“Yapılan hizmetlere baktığınızda siz buna, mahkûmiyet kararı olmayan birine çete diye itham ederseniz ona karşı da büyük bir haksızlık yaparsınız. Değerli kıymettir.”
Dışişleri Bakanı AHMET DAVUTOĞLU-“Başta hocaefendi olmak üzere öncülere selam olsun. Kutlu yolculuğun hangi aşamasında kim ne katkıda bulunuyorsa başımızın üzerindedir.”


Haşhaşiler’e yardım ve yataklık etmek…
********
Bu hayatta dikkatli adım atacaksın.
Sadece bugünü değil, yarını da düşüneceksin.
Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin.
Yaptıklarının, bir gün önüne konacağını bileceksin.
*****
17 Aralık operasyonuna adı karışan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, istifa ederken ne demişti?
“Ben istifa ediyorsam, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da istifa etmeli. Çünkü ben ne yaptıysam Başbakan’ın bilgisi dahilinde yaptım.”
Önceki gün de eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Silivri zindanından seslendi:
“Ben suçluysam, Başbakan da suçludur. Yaptığım her şeyden Başbakan’ın bilgisi vardır.”
Allah Allah! Görüyor musun?
Suçlu ilan edilenler, dönüyorlar Başbakan’ı da suçluyorlar.
İster misiniz, şimdi “Haşhaşi” ilan edilen Fethullah Gülen Hocaefendi de ortaya çıkıp, “Ben ne yaptıysam, Başbakan Erdoğan’ın bilgisi içinde yaptım” deyiversin.
Kendilerine “Haşhaşilik” yaparken destek verenleri açıklayıversin…
Bu, hangi suç kapsamına girer biliyor musunuz?
“Haşhaşiler’e yardım ve yataklık yapmak”…


# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



YÜKLENİYOR