Kocaelisporluluk söylenmez; yaşanır…

MAKALEYİ DİNLE

Popülist yaklaşımları hayatım boyunca sevmedim ve sevmem…

Şehit cenazeleri kalkarken yanıma yaklaşıp da “Ağabey cenaze taşımaktan omuzlarım çürüdü” diyenlerden midem bulanır… Bir iyilik yapılıyorsa, bu söylenmez…

Sağ elin verdiğini, sol el bilmez…

Şehide yüreğin yanıyorsa, bunu siyasi malzeme yapmamalısın…

Cehenneme gidersin…

Yapılan bir iyiliğin reklamı olmaz…

Bunun için de “En Kocaelisporluyum” diyenlere hep tebessümle bakmışımdır…

Kocaelisporlu olmak yürekten hissedilir ve orada sessizce yaşanır…

Bunun reklamı yapılmaz…

Zaten ikide bir söylenirse orada samimiyet de aranmaz…

Söylenenin kendisinden şüphesi var demektir…

Ve ayrıca, bir yürekte bir aşk olur, bir kulüp sevgisi olur…

O yürekte artık başka kulüp yaşamaz…

Ne Galatasaray, ne Beşiktaş, ne de Fener…

O yürekte sadece Kocaelispor olur…

30 yıllık meslek yaşantımızda, Kocaelispor çevrelerinde öyle tipler gördüm ki…

Kulübü bir basamak olarak kullandılar ve hala da kullanmaya devam ediyorlar…

Benim hiç öyle bir işim olmadı…

Bu nedenle yaşamım boyunca Kocaelispor kongrelerinde bir kez konuştum…

Bu da ilk ve son konuşmamdı, hayli ses getirdi, mutlu oldum…

Onlara sokağı anlattım…

Bunu reklam için yazmıyorum…

Kesinlikle hayır…

Tek amacım, Kocaelispor’un her kongresinde konuşmanın, herkesin haddi olmadığını belirtmek için yazıyorum…

Benim için en büyük Kocaelisporluluk, onun asil duruşunu üzerinde taşıyabilmektir…

Bu da herkese nasip olmaz…

Zorlamayla da kendini Kocaelisporlu yapamazsın…

Dedim ya…

Yüreğinde herhangi başka bir kulüp olmayacak…

Varsa…

Hiç boşuna uğraşma, Kocaelisporlu olamazsın…

***

Bu düsturla yeni sezonu bekliyoruz…

Maç sonrasında yine sahalara inmeyi arzuluyoruz…

Çimlerde doyasıya galibiyetleri kutlamayı istiyoruz…

Samimiyiz…

Seviyoruz bu kulübü…

Boru değil…

Meslekte 30 yıl…

Tribünde 45 yıl…

(5 yaşımda Kocaelispor’u izlemeye başladım)..

Dile kolay…

Neler yaşadık neler…

Bir gün kitabımızda bunların hepsini anlatacağız…

Dertleşeceğiz…

Hem de virgülüne, noktasına kadar…

Şimdilik maskeli baloda eğlenmeye devam…

 

Lunapark’ta bir cumartesi akşamı…

İzmitliler bilir ki, cumartesi geceleri pek Fuar’a ve özellikle Lunapark’a gidilmez…

Aşırı izdiham olur…

Bu kural hala geçerli…

Önceki akşam misafir yeğenlerimle birlikte Lunapark’a gittik…

Önce Selda Efe kızımızın ağabeyinin düğünü için salonda yerimizi alıp, görev yaptık…

Ardından da Lunapark’a geçtik…

Çocukluğumun lunapark’ı…

6-7 yaşındayken Atlı Karınca, Sihirbaz, Sanayi stantları, korku Tüneli’ni çok severdim…

Şimdi o heyecanın yerinde yeller esiyor…

Ama yine de insan bir tuhaf oluyor…

Oralarda eski İzmit’in kokusunu duyuyoruz…

Ana yakınca kalkacak galiba…

Keşke ömür boyu kalsa…

Hem de özelliği hiç bozulmadan…

 

MİŞLER… MIŞLAR…

‘İNAN-MAYIN’

İngiliz’ler Selçuk İnan ile ilgili açıklamada bulunup, transfer iddiası ortaya atmış…

Siz siz olun… Sakın ‘İNAN’mayın…

 

‘FELEK’TEN BİR OYUNCU’…

Galatasaray Almanya’dan Cem Felek’i transfer etti…

Felek’ten bir genç aldılar anlaşılan…

 

CEM FELEK ‘TİMSAH GÖZYAŞI’

Ardslan’a Timsah diş geçiremiyormuş…

Demek ki derisi iyice kalınlaşmış…

 

Günün sözü:

Gökmen Özdenak: "Son vuruşlarını geliştirmen lazım…” Necati Ateş: "Ağabey biz senin penaltı atıp Ritz Carlton'da turist vurduğunu da biliriz."

 

Konusan:

-Yaa, tenise acaba fazla mı erken başladık!..

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR