KURBAN KİM, KASAP KİM?

MAKALEYİ DİNLE

Bir dini bayramımıza yeniden ulaşmanın mutluluğu içindeyiz.

Ama, ülke olarak “buruk bir mutluluk” yaşıyoruz!

Çünkü, hemen her gün Güneydoğu’dan şehit haberleri geliyor. Henüz hayatının baharında, 20-22 yaşında çocuklarımız yok oluyor.

Yakın tarihlerde yaşadığımız terör olaylarında yakınlarını yitiren yurttaşlarımızı düşünüyorum; kim bilir nasıl bir ruhsal sarsıntı içindeler!

Sınırımızda ve komşularımızda savaş ve terör, her gün insan canı alıyor. Yuvalar dağılıyor. Savaş ve terör ortamında yaşayan çocuklar ve gençler, korku, kin ve öfke ile büyüyorlar.

“Sözde Barış Süreci” ortamında, istihbarat zaafları ve yanlış siyaset yüzünden terör örgütünün patlayıcılarla donattığı kentlerimizde yaşanan “teröre karşı mücadele” kapsamında harabeye döndürülen Güneydoğu kentlerimizde yaşayan insanlarımız maddi-manevi büyük bir yıkım yaşadılar. Şimdi, bir dini bayramı yaşayacaklar. Ama nasıl?

Kurban Bayramı, maddi koşulları yerinde olan inananların, “Yaradan’a yakınlaşma” ibadetidir. Ama aynı zamanda, yoksulların kurban eti ile beslenebilme zamanıdır.

İnanç, her insan ve toplum için temel bir ihtiyaç. İnançsız bir insan “pusulasız bir gemi” gibidir. İnançsız, amaçsız bir insan, “insanlık rotasını” yitirebilir!

Öte yandan; “inanç, akılla birlikte yaşanabilir.” Hazreti Muhammed; “Din akıl sahiplerine seslenir” diyor. Allah’ın emirlerini içeren Kur’an’da da sık sık “aklınızı kullanın” diyor Yaradan.

Ve, “Bağışlayıcı” olan Allah, “affetmeyeceği en büyük günah” olarak “Kul hakkı yemeyi” yasaklıyor ve “Bana kul hakkı ile gelmeyin” diye buyuruyor.

Şimdi, “akıl ve insafla” düşünelim; ülkemizde kul hakkı ile zenginleşenler yok mu?

Özellikle, büyük kentlerde, Belediye Meclislerindeki çoğunluk oylarıyla, bir çırpıda tarım arazilerini “sanayi, toplu konut ya da ticari merkez” konumuna getiren ve ucuza kapattıkları arazilerle büyük rantlara ulaşanlar, “helal kazanç” mı elde ediyorlar?

Üreticiden üç otuz paraya aldıkları ürünleri değerinin çok üstünde halka satanların kazandıkları helal midir?

Siyasi iktidar yandaşı olarak, torpille veya sınav sorularını çalarak, ya da sınavsız işe girenlerin kazandıkları helal midir?

Ezcümle; adaletsiz bir düzende işsiz kalan, asgari ücretle ve iş güvencesi olmadan çalışmak zorunda kalanların, savaş ve terörün çilesini çekenlerin haklarını gasp edenlerin kestikleri kurbanlarla “Allah’la yakınlaşmaları” mümkün müdür?

Ülkemizde “adaletli bir düzen” kurmadan, terör ve savaşlara son vermeden, inancımızı eksiksiz yaşayabilmemiz ve “Allah’ın rızasını” alabilmemiz mümkün değildir.

Kimi uyanıklar haksız ve büyük zenginlikler içinde keyifle yaşarken, günahsız masum insanların çile çektikleri bir düzen “insanca bir düzen” olamaz! Böyle bir düzende bir avuç varsılın “kasaplığı” geniş kitlelerin de “kurbanlığı” söz konusudur!

Adaletsiz bir düzende inanç ve ibadet de sakattır!

Yaradan, kul hakkı yenmeyen “adaletli bir düzen” emreder!

Bu düşüncelerle; “tüm okurlarım, Kocaelili hemşerilerim, dost ve arkadaşlarının Kurban Bayramını kutlarım.”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR