Büyükşehir tiyatrosu ve SDKM…

MAKALEYİ DİNLE

Önce, bir okuyucumdan gelen bir iletiyi paylaşmak istiyorum;

“Kocaeli Büyükşehir Tiyatrosu bu yıl birbirinden güzel oyunlar sahneliyor. Özellikle “Fareler ve İnsanlar” adlı oyunun biletleri haftalar öncesi satılıyor. Yani, ‘Kapalı Gişe’ oynuyor. Ancak, birkaç gün önce, 14 ve 15 Nisan tarihli oyunların iptal edildiği duyurusu yapıldı. Kapalı Gişe oynayan bir oyunun iptalini anlamakta güçlük çekiyorum. Milli Eğitim’in bir etkinliği için olduğu söyleniyor. İyi ama, onca ‘Kültür Merkezi’ yapıldı. Neden bunlardan biri kullanılmaz da oyun iptal edilir?”

Facebook kanalıyla gelen ileti böyle. Silmedim, hala saklıyorum. Bu okuyucumuz, daha sonra telefonla da aradı. Bu kişi benim lise sınıf arkadaşlarımdan biri. Hayatı boyunca siyasetle ilgilenmemiş bir kişi. Ama deyim yerindeyse “gerçek bir kültür-sanat dostu” ve sanatsal etkinlikleri olan bir insan.

Bunun üzerine, Büyükşehir Kültür Daire Başkanı Dr. Ali Yeşildal’ı aradım. Ali Bey’le dostane ilişkilerimiz var. “Siyasi görüşlerini” paylaşmasam da, iyi niyetli bir kişi olduğuna tanıklık edebilirim.

Ali Yeşildal’ın bu konudaki açıklaması da şöyle oldu;

“Gençlik ve Spor’la ilgili iki günlük bir Çalıştay yapacağız. Bu program önceden belirlenmişti. Bir şekilde atlanmış. Tiyatro biletleri de satılmış değil. Ben bu programı burada yapmak zorundayım.”

Ali Yeşildal’a; Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nin “tiyatro dışında” kullanımının yanlış olduğunu, söyledim. O da; “15’e yakın lise, yıl sonu etkinliklerini burada yapmak istiyor. Ben ne yapayım?” diye yanıtladı.

Değerli okurlarım;

İkinci Dünya Savaşı sonunda yenik düşmüş, kentleri yıkılmış Almanya’ya maddi destek verilir. Alman yöneticilerin ilk işleri Berlin Opera ve Tiyatrosu’nun inşası olur! Amerikalılar “neden?” diye sorarlar. Yanıt aynen şöyledir; “Yıkılan binaları er geç yeniden inşa ederiz. Ama öncelikle YIKILAN İNSANI ayağa kaldırmak gerek!”

Tiyatro, insana ve topluma tutulan bir aynadır.

Tiyatro, insanı düşündürür. İnsani zaaflarını, yanlışlarını gösterir, daha iyi bir insan olmasına katkı verir.

Henüz ilkokuldaydım, Üsküdar’daki büyük teyzemizi ziyarete gitmiştik. O da bizi Üsküdar Şehir Tiyatrosu’ndaki bir oyunu izlemeye götürdü. Moliere’in “CİMRİ” adlı oyunu sahneleniyordu. Başrolde Mücap Ofluoğlu oynuyordu. Tiyatroyu bu oyunla sevdim ve yaşamım boyunca önceliğimde hep tiyatro oldu.

Tiyatro’nun önüne hiçbir nedenle, hiçbir etkinlik geçmemelidir!

SDKM, tiyatro amacı dışında kullanılmamalıdır.

Şehir Tiyatrolarının dışında profesyonel ve amatör tiyatro gruplarının etkinliklerine açık olmalıdır.

Tiyatro binaları kolay ve ucuza yapılmıyor. Ama, “amaç dışı” kullanıldığında çok kolay yıpranıyor!

Bu kentte, pek çok yerde “KÜLTÜR MERKEZLERİ” adı altında yapılar yapıldı. Okul ve derneklerin etkinlikleri için bu yapılar kullanılmalıdır.

“Kurumsallaşma” ve “Kurumsal Kimlik” diye bir kavram var! Büyükşehir yöneticilerine ve SDKM yönetiminden sorumlu olanlara bu kavramları incelemelerini öneriyorum! Bu kavramların içi doldurulursa, “program kargaşası” ve bu tür yanlışlıklar da olmaz!

Akademik kariyeri de olan sayın Ali Yeşildal’ın da beni anlayacağına inanıyorum.

Lütfen; Tiyatronun önüne konan her türlü engeli kaldırın!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR