Türkiye’de köşe yazarlığı işte bu hale geldi!

MAKALEYİ DİNLE

Maalesef…

Üzülerek söylüyorum…

İçim kan ağlayarak yazıyorum…

Benim güzel ülkemde gazeteciliğin de, köşe yazarlığının da iyice rezilliği çıktı.

Gazetecilik de köşe yazarlığı da artık “talimatla” yapılır hale geldi.

Bakıyorsunuz, 10-15 gazete aynı gün aynı manşetle çıkıyor.

“Büyük patron” nasıl istediyse, başlık öyle atılıyor.

Ne bir kelime fazla, ne bir kelime eksik!

Noktası virgülüne kadar aynı!

Basın hürriyetiymiş…

Gazeteci bağımsızlığıymış…

Toplumun haber alma hakkıymış…

Kalem namusuymuş…

Unutun bunların hepsini!

Gazeteci, artık sahibinin sesi…

Sahibinin kölesi…

Sahibinin uşağı…  

 

Önceki gün bu gazeteleri okuyanlar şaştı kaldı

Hangi gazeteleri okuyorsunuz, bilmiyorum…

Ama önceki gün, yani 5 Mart Perşembe günü Star, Yeni Akit, Türkiye, Sabah ve Yeni Şafak gazetelerini okuyanlar, daha doğrusu tek tek değil de bu gazetelerin tamamını okumak durumunda olanlar, şaşıp kaldılar.

 Nasıl şaşırmasınlar, bu 5 gazetenin 13 köşe yazarı makalelerine aynı başlığı atmışlardı.

“Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ”…

Kim mi bu yazarlar?

STAR gazetesinden; Ahmet Kekeç, Ardan Zentürk, Halime Kökçe, Murat Çiçek, Saadet Oruç…

YENİ AKİT gazetesinden; Ersoy Dede, Kenan Alpay…

TÜRKİYE gazetesinden; Fuat Uğur…

SABAH gazetesinden; Mahmut Övür…

YENİ ŞAFAK gazetesinden; Kemal Öztürk, Merve Şebnem Oruç, Yasin Aktay ve Abdülkadir Selvi…

Durun, haksızlık yapmayalım!

Abdülkadir Selvi, bir kelimesini değiştirmiş.

“Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ” yerine, “Diliniz KABA, yüreğiniz TAŞ” yazmış.

Demek belirli bir merkezden talimat almışlar…

“Bu konu yazılacak”, yazmışlar…

“Bu başlık atılacak”, atmışlar…

Böyle köşe yazarlığına ne denir, bunu sizin takdirinize bırakıyorum.

 

Makalelerin konusu

Bildiğiniz bir konu…

Hani, “Bir anne Kabataş’ta tacize maruz kaldı” hikâyesi var ya, o!

Aradan 1,5 yıl geçti, ne “taciz” ispatlanabildi, ne de taciz edenler yakalanabildi.

Olay tam küllenmişken, yeniden ateşleniverdi.

Neden mi?

Olayın kahramanı olduğu öne sürülen kadınla röportaj yapan ve o dönem Star gazetesinde manşetten yayınlanan gazeteci Elif Çakır’ın avukatı Fidel Okan, birkaç gün önce ortaya çıkıp dedi ki, “Kabataş saldırısı kurgu ve düzmeceydi…”

Haydaaa, konu tekrar gündeme geldi.

Kurgu muydu, değil miydi?

Düzmece mi, değil mi?

Eeee, olay bu noktaya gelince, saldırıya uğradığını öne süren Zehra Develioğlu ile onunla röportaj yapan gazeteci Elif Çakır “şer güçlere karşı” savunulacak ya, iktidara yakın 5 gazeteden 13 köşe yazarı kolları sıvıyorlar ve kendilerine verilen görevi harfiyen yerine getiriyorlar.

Köşe yazılarına aynı başlığı atarak “Zehra ve Elif kardeşleri” ni savunuyorlar…

Böylece “ulvi bir görev” yerine getirilmiş oluyor.

 

İşte köşe yazarlığı bu hale geldi

2015 yılı Türkiye’sinde gazeteciliğin ve köşe yazarlığının ne hale getirildiğini göstermek için bu yazıyı yazdım.

Gazetecilik, tarihin hiçbir döneminde bu kadar onursuzlaştırılmamıştı.

Ruhum sıkılıyor…

İçim kan ağlıyor…

Ama ne yapayım, gazeteciliği ayakaltına alanlar ve ayakaltına alınmasına izin verenler utansın!

 

Tarih, 5 Mart 2015… 5 gazeteden 13 köşe yazarı, makalelerine böyle aynı başlığı attı

 

                                                              

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR