Ne şu kadınların çektiği?

MAKALEYİ DİNLE

Seçim yaklaşıyor ya…
Siyasi Partiler, “kadına pozitif ayrımcılık” konusunda yarışıyorlar.
En çok da AKP öne çıkma gayretinde.
Halbuki…
“Kadının yeri, evidir. Yemek yapsın, çamaşır yıkasın, çocuk büyütsün!” görüşünde olan bu parti.
Her fırsatta, yeni evli çiftlere, “En az üç çocuk yapın!” tavsiyesinde bulunan da bu partinin lideri…
Daha önceki seçim dönemlerinde de çok konuşuldu.
Kadınlarımız yere göğe sığdırılamadı.
Ancak en nihayet “kadın yaşamı” ve “kadın hakları” konusunda ülkemizin geldiği nokta şöyle:
*Türkiye, 186 ülkede yapılan araştırmaya göre, “kadın temsili”nde 165. sırada.
*Türkiye’deki kadın milletvekili yüzde 9.1 oranında.
*Her 5 kadından 4’ü ne çalışıyor, ne de iş arıyor.
*2009 yerel seçim verilerine göre, ülkemizdeki 2 bin 948 belediye başkanından sadece 27’si kadın. Yani binde 9’u…
*Kadınların iş gücüne katılımı sıralamasında 189 ülke arasında 179’uncuyuz.
İran ve Afganistan’ın da gerisindeyiz.
Türkiye’de oran yüzde 22.
İran’da yüzde 33.
Afganistan’da ise yüzde 29.5.
Rakamlar ortada.
Hiçbir lider, seçim meydanlarında kadınlarımızla ilgili “ahkam” kesmesin!
Çevrelerindeki, TV ekranlarındaki kadınlara bakıp, “kadın yaşamı” konusunda palavra sıkmasın!
***
Hatırlıyorum…
Türk Dil Kurumu, geçen yıl, kadınları küçümseyen ve aşağılayan deyimleri sözlükten çıkarmıştı.

Neler vardı sözlükte?
“Avradın kazdığı kuyudan su çıkmaz..”
“Avrattan vefa, zehirden şifa beklenmez.”
“Oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi.”
“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin.”
“Kadın, erkeğin şeytanıdır.”
“Eksik etek…”
“Avrat malı, kapı mandalı.”
“Kaşık düşmanı.”
“Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz.”
“Saçı uzun, aklı kısa.”
“ Kızını dövmeyen, dizini döver.”
Türk Dil Kurumu’nun bu kararı bence basit bir jest.
Sorunun köklü çözümüne katkı sağlayacağını sanmıyorum.
Çünkü kimse, sözlüğe bakıp bu deyimleri kullanmıyor.
Bu deyimler onlarca yıldır kullanıldığı için sözlüğe girmiş.
Önemli olan kadınları aşağılayıcı ifadelerin “sözlük”ten değil, “erkeklerin kafaları”ndan silinmesi…
Ülkemizde, kadınların küçümsenmeyeceği, aşağılanmayacağı, onuruyla yaşayacağı ekonomik, sosyal ve kültürel ortamın yaratılması…
Türkiye, ne acıdır ki, 21’inci yüzyılın ikinci on yılının başında dahi, kadın yaşamında iyi bir çizgiye ulaşamadı.
Türkiye’nin “kadın notu” yurt içinde de yurt dışında da çok kötü.
***
Aslına bakarsanız, 17 ve 18’inci yüzyıllarda Avrupa’da da kadınların durumu çok kötüymüş.
Ama Avrupa ülkeleri hızla bu sorunun üstesinden gelmişler.
Prof. Dr. Macit İnce’nin araştırmasını okudum.
İngiltere’de 1700’lü yıllarda, kadın satmak, daha doğrusu bir erkeğin karısını satması, her gün görülen sıradan bir olaymış.
“Büyük fırsat! Kaçırılmaz kelepir kadın!” diye ilanlar verilirmiş.
Kadınlar, boyunlarına ip takılıp kocaları tarafından pazar yerine götürülür, koyunlar, ineklerle birlikte pazarlıkla satılırmış.
Satıcıların, en ince ayrıntısına kadar teşhir edip methettikleri kadınların satışından hükümette vergi alırmış.
Geçmişte İngiltere’de böyle olayların yaşandığına bugün inanabilir misiniz?
Dediğim gibi, onlar, kadın sorunu dahil pek çok sorunu, bizden yıllarca önce çözmüşler.
Gelişmişlik, bir bütündür.
Kadın sorununu, diğer sorunlardan bağımsız çözemezsin.
Özlediğimiz Türkiye’ye ulaşabilme ümidiyle…
İyi pazarlar!

Raif NALDEMİR'den
Türkçemize
yeni kelimeler
Şenformasyon: İyi, müjdeli haber.
Notlakçı: Sınavlara başkalarının notlarından fotokopi çekerek hazırlanan beleşçi.
Keneffüs: Ders aralarında verilen hacet molası.
Jeloğlan: Saçlarına jöle sürmeden asla dışarı çıkmayan genç erkek.
Kankamatik: Yolsuz kaldığınızda borç para aldığınız yakın arkadaş.


Kötülük
BOŞANMA davasında, kadın hakime yakınır
- Kocam beni dövdü
Koca boynunu bükerek
- Karım bana daha büyük kötülük yaptı. Benimle evlendi hakim bey...


İlginç kurallar
- Washington’da ailesinin zengin olduğu yalanını söylemek suçtur.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR