Operasyon belki de büyük bir fırsattır

MAKALEYİ DİNLE



Türkiye son dönemde Türkiye’yi allak bullak eden rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile yatıp kalkıyor. Her kafadan bir ses çıkıyor olayla ilgili.
Muhalefet hazır gözaltına alınan üç bakanın oğlundan ikisi tutuklanmış, bir kamu bankasının müdürü tutuklanmış, iktidar kendi içinde sorunu henüz daha çözemeyip abandone olmuş iken haliyle üzerine gidecektir meselenin…
Fırsat bu fırsat deyip yüklenecektir Allah ne verdiyse…
Olayı AK Parti-Cemaat kavgası pozisyonuna getirenler de var hani. Tabi bunun ipuçları da sürekli gündemde tutulan.
Ancak bunların dışında bir durum var bana göre tartışılması gereken. Çünkü AK Parti büyük bir oluşum. Yanlış adaylar nedeniyle yüzde 39’a düştüğü 2009 yerel seçimlerini saymaz isek, iktidar hep kazanarak ayrıldı bütün sınavlarından.
Seçimleri bırakın, araya iki tane de referandum sıkıştırdılar. Kısacası AK Parti, Türkiye’de çok büyüdü. Haliyle bu kadar büyük bir pasta varken ortada, ister istemez bir takım zafiyetler çıkabiliyor baş ağrıtan cinsten…
Bakanların karıştığı meseleler öyle yenilir yutulur cinsten değil. İktidar safında yer alıp da, bir takım sıkıntılara, rüşvet olaylarına karışan birçok belediye başkanı, milletvekili hiç tereddüt etmeden dışlanmıştı.
Fakat bu kadar büyük bir olayla ilk kez karşı karşıya geliyor AK Parti ve Başbakan Erdoğan. Üstelik işin içinde bizzat kabinedeki bakanların oğulları var. Ortada dönen rakamlar milyarlarla ifade ediliyor.
Kısacası işi çok zor Başbakan’ın. Ancak kabul edilmesi gereken bir durum var ki, bu gibi kriz dönemleri, akıllı, geleceği çok iyi görüp okuyabilen siyasetçiler ile iş adamları için büyük bir fırsattır…
Başbakan da bu krizi fırsata çevirebilir. Ancak belli ki bu iş kendisi meselenin başında kalmadan mümkün olmayacak. Kısacası önce evin içini, ardından çevresini temizlemek istiyorsa, evvela şu üç dönem muhabbetlerini ortadan kaldırıp, partisi ile hesap yerini yeniden millet olarak göstermelidir.
Evin içini derken, elbette işe kabineden başlamalıdır. Sonra yerel seçimler öncesinde bu temizliği genişletmelidir. Açıkladığı 81 vilayetin başkan adaylarını gerekirse bir kez daha gözden geçirmeli, ardından tüm ilçelerdeki aday adaylarını ince eleyip sık dokumalıdır.
Kimin hilesi hurdası varsa, kimin yolsuzluğu, usulsüzlüğü, mahkemesi şusu busu varsa hepsine gereken yanıtı vermelidir. Temizlenmesi mümkün olmayan insanlarla çalışmamalı, yargısı devam edenlere de ‘Gidin, kendinizi aklayın, öyle gelin’ demelidir.
Bu anlamda şu son yaşananlar, memleketi saran siyasi kriz Başbakan Erdoğan için çok iyi bir fırsat olabilir. Belli ki vücudun bir yerinde başlayan kangrenin yayılma tehlikesi var. AK Parti ve iktidar ya hayatta kalabilmek için acıyı göze alacak, kangren olmuş bölgeyi kesip atacak ya da bu hastalık içten içe kendisini kemirerek yavaş yavaş bir ölümü tercih edecek.
Ancak ben, açıkçası, 2009 yılındaki yanlış ve millette karşılığı olmayan, partisinin adı üzerinden siyaset yapmaya mecbur olan adaylar nedeniyle alınan yüzde 39’luk oy sonrasında ‘Milletimizin verdiği mesajı iyi anladık’ diyen Başbakan’dan bu yönde bir girişim bekliyorum. En azından son yaşananların da etkisi ile Başbakan’ın daha seçici olacağını düşünüyorum.
Şöyle bakın hadiseye…
AK Parti’nin 2002’de yüzde 34, 2004’de yüzde 40, 2007’de yüzde 46.5, 2009’da yüzde 39, 2011’de de yüzde 49.8’lik bir oy oranına ulaşmış. Kısacası arada tek aksayan dönem 2009 yerel seçimleri olmuş. Başbakan’ın da ‘Milletin mesajını aldık’ sözünün üzerine bugün yaşananları da ekleyince ister istemez ortaya bir değişim zorunluluğu çıkıyor bana göre.
Aksi halde AK Parti, bu yaşananlardan kurtulması durumunda bile siyasi gücünden bazı şeyleri kaybedeceğini bilmelidir. Olası bir ikinci operasyonda ise, unutmayın, yüzde olarak 2002 yılına dönüş yaşanabilir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR