Bir Suriyeli çocuğun duası…

MAKALEYİ DİNLE

Keşke bu dünyaya çocuk gözü ile bakabilsek…

Onların saf, temiz yüzlerinin sıcaklığında, buram buram sevgi kokan oyunlarında bulsak güzellikleri…

Fark edebilsek dünyanın çocuksu tarafını.

Eğer bunu başarabilirsek, inanın işte o anda yeniden insan oluruz.

Yeniden insanlığımızı kazanırız…

Zaman zaman benim de öfkem kabarıyor, özellikle Suriyeli mültecilerin ülkemize alınmalarına bazen nefsimle birlikte tepki gösteriyorum.

“Bu kadar adamın ne işi var benim ülkemde” diye kendimce sorular soruyorum.

Ta ki bu ülkede yaşamaya, daha doğrusu hayatta kalmaya mahkum olmuş, belki de geldiği topraklara olan özlemini yaşayan o küçük çocukları görene kadar…

“Bu küçüğün ne suçu, günahı var da, ben böyle düşünüyorum” diye daha sonra kendime söylendiğim çok olmuştur.

xxx

Çok ilginç bir olaya şahit oldum geçtiğimiz günlerde.

Ancak öncesine götürmek istiyorum sizleri.

Çok değil sadece bir kaç gün öncesine…

Üçlemesini açıkçası ikinci kez okumaya başladığım naçizane meslektaşım Turgay Güler’i dinliyorum geçtiğimiz günlerde.

İzmit’teki demokrasi nöbetine katılmış, millete hitap ediyor Güler.

Ve şunu demek istiyor Güler: “Biz bugün ayakta kalabilmişsek, darbeye karşı Allah bu milleti muhafaza etti ise, tankların karşısına çıkıp durabilme, dahası başarma gücünü vermişse bunun birçok sebebi var. Ancak en önemlisi, Somali’deki Afrikalı siyah çocuğa, Suriye’deki mülteci kardeşimize, Filistin’deki, Gazze’deki mü’minlere verdiğimiz sadakalardır.”

Ve yer Körfez ilçe…

Tütünçiftlik, viyadük altı…

İlçede yaşam şansı bulmuş yöresel kıyafetleri içindeki Suriyeli bir vatandaş.

Yanında küçük bir kız çocuğu.

Ama en başta ifade etmeye çaba gösterdiğim bütün güzellikleri gülüşünde barındıran bir kız çocuğu…

Ellerini semaya açmış, kendi dilinde bir şey söylüyor.

Yanımızda birileri daha var, ailesi ile sohbet ediyor. Türkçe konuşuyor ve ben hemen ona yanaşarak soruyorum; “Bu küçük güzel şey kendi kendine ne konuşuyor?” diye.

Adına tercüman diyeceğim o kişi aynen şunları söylüyor:

“Ya Rabbi, sen ümmetin son şansı olan bu milleti, hak katında ödüllendir. Düşmanlarına karşı güçlü kıl, azminle, kudretinle, sebep olduğun zaferinle şereflendir” diyor…

Şimdi anladınız mı bu millet neden böylesine güçlü ve büyük.

Yukarıda ifade ettiğim gibi, zaman zaman nefsime yenilebilirim Suriye ve Suriyeli konusunda. Fakat bu küçük kızın duası öyle böyle değil. Tüm samimiyetiyle, içtenliği, saflığı, temizliği, hiç günaha bulaşmamış kalbi ile bunları söylüyor.

Bu topraklara gelmiş ve bizler için dua ediyor.

Elbette bu millet birlik ve beraberliğini hiç bozmadığı müddetçe öyle düşmana kolay teslim olmaz. Ancak dua başka bir şey. Hele ki o Suriyeli küçük kızın söyledikleri gibi saf ve temiz bir dua ise…

O yüzden Turgay Güler çok haklı…

Suriye, Somali, Filistin ve Gazze halkları için yaptığımız yardım, gösterdiğimiz her destek bizlere dua ve zafer olarak geri dönüyor.

15 Temmuz’a bir de bu pencereden bakmak ve bunun haklı gururunu yaşamak lazım.

Başkalarının mutluluğu için yaşamak ve öyle davranmak gerçekten çok güzel…

Hele ki sonuçlarını görünce…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR