Osmanlı’dan Türkiye’ye bilim ve siyaset (2)

MAKALEYİ DİNLE

Tarihsel belgeler gösteriyor ki, Osmanlı’da da bilimsel çalışmalar ve bilim insanları vardı. Ama hepsinin kaderi, Şeyhülislam Fetvası ve Padişah Fermanları ile belirleniyordu! Osmanlı’nın yükselme devri 16. Yüzyıldır. O zirveden düşüş süreci de 16. Yüzyılda başlamıştır!

Osmanlı’da bilim ve bilim insanlarının kaderleri üzerine birkaç örnek verelim:

* 15. yüzyılda Matematikçi Molla Lütfi, bilimleri sınıflandıran bir kitap yazıyor. Lütfi, akılcı, eleştirel ve sözünü esirgemeyen biri.  Sonunda, “dinsizlikle” suçlanıyor ve 1494’de Sultanahmet Meydanı’nda idam ediliyor!

* 16. yüzyılda, deniz coğrafyacılığında PİRİ REİS ( 1470-1554) Dünya Haritası’nı çiziyor. “Kitab-ı Bahriye” adlı eserinde Ege ve Akdeniz kıyıları, limanları ve adalarını çiziyor ve anlatıyor. Basra Valisi Kubad Paşa; “Rüşvet alarak Hürmüz Kuşatmasını kaldırdı” diye ihbar ediyor ve Piri Reis, Mısır’da (1554) idam ediliyor!

* 16. yüzyılın en parlak bilimcisi Takiyüddin ( 1520-1585), Matematikçi ve Astronom.  3. Murat’ın hocası Sadettin Efendi’nin desteği ile İstanbul-Tophane sırtlarında, yaşadığı yüzyılın en modern rasathanesini kuruyor. Avrupa’dan getirdiği son teknoloji ürünü aletlerle donatıyor. Mükemmel sonuçlar alıyor. Ancak, kısa bir süre sonra İstanbul üzerinde bir Kuyruklu Yıldız  görülüyor. Ardından, 1578 yılında şehirde Veba salgını başlıyor. Bütün uğursuzlukların ve kötülüklerin kaynağı olarak rasathane gösteriliyor! Şeyhülislam Ahmet Şemsettin Efendi, rasathanenin kapatılması için fetva veriyor! “Gözlem yapmak uğursuzluk getirir. Evrenin sırlarını küstahça anlamaya cüret etmenin vahim sonuçları açıktır.” Fetva üzerine padişah rasathanenin yıkımı için emir veriyor. Kaptanı Derya Kılıç Ali Paşa 22 Ocak 1580’de rasathaneyi topa tutarak yıkıyor.! Osmanlı’da ikinci rasathane 331 yıl sonra 1911’de kurulabiliyor!

İşte, Osmanlı’da bilimin kaderi böyle!

Ya günümüzde?

Üniversiteler “bilim ve araştırma kurumları” olmaktan çıktı, “siyasi iktidarın denetimi altında eziliyor! TÜBİTAK ve TÜBA gibi kurumlar siyasi iktidarın egemenliğinde inliyor!

Bilimsel araştırma yapmak isteyen “gerçek bilim adamları” ülkeden kaçıyorlar!

Başkalarının ürettiği teknolojik ürünleri (Cep telefonu, bilgisayar) büyük bir açlıkla tüketen bir Pazar haline geldik!

Bilim ve teknoloji alanında siyasetin kirli elleri çekilmedikçe, sporcuya verilen değer bilim adamlarından esirgendiği sürece bu ülkede bilimsel ve teknolojik gelişme olabilir mi?

Bilim ve teknolojide ilerlemeden ülke ve halk zenginleşebilir mi?

İş bulabilir mi?

Bilim düşmanı siyasetçilerden  kurtulmadıkça!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR