“Önde gelen popo” olabilmek …

MAKALEYİ DİNLE

Sizi bilmem, ama ben protokol uygulamasına “gıcık” oluyorum.
“Halk” ile “devlet” arasına örülmüş bir “duvar” gibi geliyor bana.
Devlet önde, halk arkada.
Hiçbir zaman yan yana iç içe olamıyorlar.
Bundan dolayıdır ki halk, içten içe devlete kin duyuyor.
Artık en sıradan dahi toplantılarda dahi protokol uygulaması yapılıyor.
Nişan, evlenme ve sünnet düğünlerinde dahi protokole masa ayrılıyor.
Üzerine de koskoca “PROTOKOL” diye yazılıyor.
Bir başkası, yanlışlıkla o masaya oturmaya kalksa kıyamet kopuyor.
Ya iftar yemeklerinde kurulan protokol masalarına ne dersiniz?
Sevap kazanmak için kurulan bu sofralarda, insanlar arasında neden ayrım yapılır?
Çok seyrek olsa da gittiğim iftar yemeklerinde, valinin veya bir başka üst düzey devlet görevlisinin, “halkın masası”na oturup iftar açtığına hiç tanık olmadım.
Çadırlardaki iftarlar hariç.
İftar çadırları zaten şov için kuruluyor, protokol üyeleri de gereğini yapıyor.
Tiyatro, konser, hatta okul gösterileri dahi mutlaka protokol yerleri ayrılıyor.
Örnek olsun diye yazıyorum.
Çocuğunun gösterisini izlemek için okula giden vali, “vali” sıfatıyla değil de, “veli” sıfatıyla diğer anne babalarla birlikte otursa, daha iyi olmaz mı?
Bütün bunları geçin, cenaze törenlerinde dahi protokol oluştu.
Namaz kılınırken protokol en ön safta duruyor.
xxx
Çok düşünmüşümdür
Üst düzey devlet görevlileri acaba neden kendilerine farklı davranılmasını ister?
Halkla beraber neden tiyatro, konser izlemezler?
“Atanmışlar” hadi neyse ne…
Ya “seçilmişler”in davranışlarına ne demeli?
“Millet”in vekilliğini yapıyorlar, ama yerken içerken, konser veya konferans dinlerken “millet”le birlikte değiller.
Aynı şekilde belediye başkanları…
Kendilerini neden “protokol tahtı”na oturturlar?
Görev sürecince o tahttan hiç inmezler.
Görevleri bitince de…
Deyim yerindeyse “eşekten düşmüşe” dönerler.
xxx
Dedim ya …
Şu “protokol uygulaması”na çok “gıcık”ım.
Hele, “protokol sıraları”nda oturanlara “Sayın protokol” denmesine .
“Protokol”ü araştırdım.
İlginç şeyler öğrendim, sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Protokol sözcüğü dilimize eski Latince ve Yunanca’dan geçmiş.
Daha doğrusu, “proto” ve “kolos” sözcüklerinin birleşmesinden türeme bir deyim…
“Proto”nun anlamı, “ön” veya öndeki demek.
“Kolos” ise “popo” nun çoğulu.
Sözcük anlamını birleştirdiğimizde…
Yani “Protokolos”un anlamı aynen şöyle oluyor.
“Önde gelen popolar”
Yunan halkı, önemli şahısların tiyatroda ön sıralarda oturmasına çok kızarmış.
Benim tabirimle “gıcık” olurmuş. Bu gıcıklıklarını ifade etmek için …
Bu şahıslarla “dalga geçmek” için…
“Protokolos” sözcüğünü kullanırlarmış.
Yani?
“Önde gelen popolar.”
Zaman içinde, “Kolos” sözcüğündeki çoğul eki olan “os” atılmış, geriye “protokol” kalmış.
Yani?
“Önde gelen popo.”
Heralde, protokole giren bazı kişilerin hemen “poposunun kalkması” bundan kaynaklanıyor olmalı.
Her neyse…
Siz siz olun, protokole girseniz dahi “Önde gelen popo”, olmamaya bakın!
İyi pazarlar!

Raif KANDEMİR'den

Bekarlık
Bekar bir adam, son saniyede daha iyisini bulan kadınların hatırasıdır.

Yaşlanan kadınlar
Kadınların kan akış hızları erkeklere göre daha hızlı olduğu için beyinlerine daha fazla kan gider ve erkeklere göre daha az beyin dokusu kaybederler.

Sağlık tavsiyeleri
55 yaş üzeri erkeklerin özellikle kalp krizine karşı 3 beyazdan uzak durmaları gerekiyor.
1-Rus
2-Ukraynalı
3-Moldovalı

Hangi erkek
İş için gittiği yerde, eşlerini aldatmayan erkekler hangisidir?
-Astronotlar...

Yıldızlar ve kum taneleri
Gökyüzündeki yıldızların sayısı, dünyadaki tüm kum tanelerinin sayısından fazladır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR