KABOTAJ MI, SABOTAJ MI?

MAKALEYİ DİNLE

Bugün, 1 Temmuz, “Kabotaj Bayramı!”

Ancak, “Kabotaj” kavramına şaşı bakan AKP iktidarı, 2007 yılında, bu bayramı “Denizcilik Bayramı” olarak değiştirdi!..

Peki, “Denizciliğimiz mi kaldı?”

Ülkemize ait LİMAN mı kaldı?

Bilal Erdoğan başta olmak üzere, kimi AKP’li bakanların “çok yetenekli oğullarının” sahip oldukları “gemiciklere” bakarsanız, işte o kadar denizciliğimiz var!

Gemiciklerinin de bir kısmı YABANCI BAYRAKLAR altında seyrediyorlar!

Peki, “KABOTAJ” nedir?

“Ulusal varlığın bir sembolüdür!”

“Bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıma hakkıdır.”

AKP iktidarının hiç sevmediği, her yerden adını silmeye çalıştığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1926 yılında çıkarılan bir yasa ile “KABOTAJ HAKKINI” yasal olarak tescil ettirdi. “Kabotaj Hakkı”, bir ülkenin “bağımsızlık simgelerinden” biridir! Aynı yıl, Van Gölü’nde gemi işletmesi başlatıldı.

Elimde, emekli kurmay Albay Hayri Saner’in anılarının bulunduğu bir dosya var. Saner, 1927 yılında Harp Okulu’ndan mezun olur ve Mudanya’daki görev yerine tarifeli “Sevinç Vapuru” ile gider. 1929 yılında, Erzincan’daki piyade alayına tayin edilince de yine tarifeli vapurla önce İstanbul’a gelir, oradan da yine “tarifeli vapur” ile Trabzon’a varır. Düşünün, daha Cumhuriyet’in ilk yıllarıdır!

Sonra ne olur?

1950’de Demokrat Parti (DP) iktidara gelir gelmez, deniz yolları önce güdükleştirilir, sonra iyice gözden çıkarılır ve ülke karayolu taşımacılığına tutsak edilir! Efendimiz! ABD böyle ister! Türkiye, Amerikan arabalarının istilasına uğrar!..

Atatürk döneminde, “AKDENİZ adlı yolcu gemisi, Türk malları ile donatılır ve “gezici fuar” haline getirilerek, Avrupa limanlarını dolaşıp ürünlerimizi tanıtır!

Ya şimdi?

Ne uluslar arası çalışan gemimiz kaldı ne de tanıtacak ürünümüz! “SAMAN bile ithal eden ülke” olma utancını yaşıyoruz!..

1960 sonrası, Türk gemileri Brindisi, Venedik, Barcelona, Beyrut, Köstence, Marsilya, Napoli, Pire, Rodos, Trablus, Tunus, Kıbrıs’a seferler yapıyordu.

Karadeniz’de Abana, Akçakoca, Fatsa, İnebolu, Zonguldak, Samsun, Trabzon, Rize, Hopa’ya, Ege ve Akdeniz’de Bozcaada, Bodrum, İzmir, Kuşadası, Marmaris, Finike, Kaş, Alanya, Antalya, Mersin ve İskenderun’a “tarifeli seferler” yapılıyordu!

Marmara’da Şarköy-Mürefte-Marmara Adası ve Avşa hattında da “tarifeli gemilerimiz” ile yük ve insan taşınıyordu.

Ben, çocukluk yıllarımda İzmit’ten İstanbul’a tarifeli vapurla seyehat ettim!..

Sonuç?

1970’den bu yana, yavaş yavaş ve sinsice deniz ulaşımı köreltildi!.. “Yabancı OTOMOTİV Sektörünün çıkarları” adına, bizi KARAYOLU ulaşımına tutsak ettiler! Bu yüzden, ne karayolu ne de köprü ihtiyacımız bitmiyor! Her yönüyle “DIŞA BAĞIMLI” karayolu taşımacılığının ağır bedellerini ödüyoruz!..Her yıl ortalama 5-6 bin insanımız karayollarındaki kazalarda-“trafik cinayetlerinde” ölüyor! En az o kadar insanımız sakat kalıyor! Milyarlarca liralık “ulusal servetimiz” yok oluyor!

Yabancı sermayenin yüksek faizli borçlarıyla, yabancı şirketlere yaptırdığımız otoyollardan ve köprülerden geçerken bir kez daha soyuluyoruz!..

Bizim onda birimiz kadar nüfusa sahip olan Yunanistan’ın lüks gemileri Ege, Akdeniz ve Adriyatik’te seferler yapıyor ve binlerce Türk vatandaşı bu gemilere çok büyük bedeller ödüyor!

İzmit’ten İstanbul’a deniz otobüsü ile gitmek istemez misiniz?

Ben istiyorum! Ama, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönetimi istemiyor! Yüzlerce otobüs alarak, bizi karayollarına tutsak ediyor!

Bugün 1 Temmuz!

“KABOTAJ” sözcüğü aklıma geldikçe, ülkem ve insanlarım için kahroluyor, bizi karayoluna mahkum edenlere de “bu ihanetlerinden dolayı” lanetler okuyorum!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR