Gazetede 29’ncu yılım…

MAKALEYİ DİNLE

 

 

 

Kocaeli Gazetesi…

70’li yılların sonuna doğru tanıştığım gazetem…

Babam Petkimspor veya Malofisspor’un antrenörüydü…

Evimize röportaja geldiler…

İlk gazeteciyi orada gördüm…

Sonra Ahmet Serimer…

Sonra Barbaros Tantan’dı ilk tanıştığım gazeteci ve yazarlar…

Gazete okumayı çok seven biri olarak İzmit Lisesi yıllarımda, Nail Özdin hocam tarafından duvar gazetesi yöneticiliğine seçildim…

Benim için en onurlu görevlerden biridir bu…

Şu sıralar beni bile tanımayacak kadar hasta olan Muzaffer İşler hocam yine beni gazeteciliğe teşvik etti…

İzlider kurucularından biriyim…

Genç Kocaelililer Derneği kurularından biriyim…

Hodri Meydan taraftarlar derneği kurularından biriyim…

Hakemler Derneği kurucularından biriyim…

Yeniden yapılanarak hayata geçirilen Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti kurucularından biriyim…

1986 yazı…

Ağustos ayları…

Salon turnuvası düzenlendi…

İzmit Atatürk Spor Salonu…

Biz de mahalleden bir takım kurduk…

Ben okulu bitirmiştim ve Gül Mobilya’da Ahmet Akay ağabeyin çırağıydım…

Profesyonel takımlar peşimde…

(Sorunuz: Güvenç Kurtar, Rahmetli Avni Kalkavan, Kamil Öztezer, Veli Akbaş, Suat Okan, Nezih Gündem)…

Neyse turnuvada yarı final maçını Kocaeli Gazetesi takımıyla oynuyorduk…

Gazetemizde kaleci rahmetli Metin Uzuner ağabeyimdi (Beni ulusla basınla tanıştıran ilk isimdir)…

65 kiloyum…

Sol ayak raket…

Atatürk Spor Salonu’nda deniz tarafındaki kaleye sıfırdan iki gol atıyorum ve gazeteyi eliyoruz…

Keser döner sap döner misali, bir ay sonra Eylül’de soluğu Kocaeli Gazetesi’nde alıyorum…

Muhabirlik başvurumu yapıyorum…

Gelinimiz olan Oya Elmaser ve dolayısıyla Mine Güler ablamla tanışıyorum…

Onlar da İsmet Çiğit ağabeyle anıştırıyorlar…

Yazılarını hiç kaçırmadığım Metin Uzuner ağabeyimin yanına verecekler…

Başvuru dilekçesini doldururken, İsmet ağabey yan gözüyle bana bakıyor ve hemen tanıyor…

“Lan sen bizi yazın, iki gol atıp eleyen adam değil misin?)..

Elim ayağım titriyor…

Hayallerim yıkılacak…

Tek gazete var o zaman…

“Olmaz şenin işin” diyor…

Tam hayata küsüp arkamı dönüp gidecekken, ‘dur dur’ diyor ve imzayı çakıyor…

Ekim’de işe başlıyorum…

Sonar sigortam yapılıyor…

1986’dan bugüne…

Bana güvenip ilk yetkiyi Tanzer Ünal bey veriyor…

Belki kaç gere güvenini sarsmışımdır…

Sayesinde müdür oluyorum…

Gazeteden arada çıkışlarım ve bana hala sebeplerinin sorulmayışı…

Acılar, tatlı anlar, hüzünler, sevinçler…

Gazetecilik mesleği yaparken, elimize maaş verilirken, utançtan yüzümüzün kızardığı günlerden, haklarımızı arayıp, mesaimizi takır takır istediğimiz günlere kadar süren uzuuun bir süreç…

Yani gazetemizin 40 yılının 29’unda imzamız olmuş, ne onur verici bir olay…

Sonra sektöre kazandırdığımız yüze yakın arkadaşım…

Hal hatır sormaları…

Ve hemen hemen hepsinin hayır duasını alışımız…

Herşeyden önemlisi, hiç birinin ekmeğiyle oynamamış olmanın verdiği vicdan rahatlığı…

 

HHH

 

Bize emeği geçenler hakkını helal etsin…

Emeğimiz geçenlere de hakkımız helal olsun…

 

HHH

 

DİP NOT: Bu yazı, bu gazete hakkında daha yazacaklarım ve yerel basınımızın yakın tarihinin ancak önsözü olur… Param olursa anılarımı derleyeceğim bir kitap da yazacağım…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR