Spor kültürü

MAKALEYİ DİNLE

 

Spor kültürü, gelişmiş ülkelerde bir gereksinimden öteye adeta bir yaşam tarzıdır. Bunun nedenlerinin açıklanması ancak kitap dolusu görüşlerle izah edilebilir diye düşünüyorum.

Özetle konuya neden geldik onu da sözlerle paylaşmalıyım. Dünya Kupası maçlarını izliyor, daha doğrusu gece/gündüz farkı nedeniyle izlemeye çalışıyoruz. Geçmiş yılların kalitesi ve tadında olmasa da futbol müsabakaları yine de sporseverleri statlara ve ekran başına mahkum ediyor.

Bu da gösteriyor ki futbol apayrı bir spor dalı ve çoluk çocuk, yaşlı genç her yaştan insanı kendine cezp edebiliyor.

Tabii haliyle de müsabakaların analiz ve yorumları çokbilmişlerce de alınıyor. Bizlerde futbol adına görüşlerimizi zaman zaman meraklılarla paylaşıyoruz.

İşte böyle bir sohbette ABD-Belçika maçı öncesi genelde görüşler açık ara Belçika lehineydi. Bense salt futbol değil, sosyoekonomik ve de iki ülke arasındaki gelişmişlik farkı nedeniyle sporun hemen hemen her branşında ABD’nin önde olduğunu, ayrıca futbolda da rekabet yapabilecek güçte olduklarını izaha çalışmıştım.

Netice; ABD elenmiş olsa da fikirlerime uygun bir maç oynandı diyebiliriz.

ABD her ne kadar futbola fazla önem vermese de, sporun alt yapısı ve kültürü dünya standartlarının üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. ABD’de bu bir spor kültürü ve yaşam tarzıdır.

Biz ise hâlâ, okul-spor ikilemini çözmüş değiliz ve çözecek gibi de görünmüyoruz. Asıl olan söylem değil, eylem önemli. Hani derviş şöyle demiş “Dil ile değil, hal ile halini arz et”.

Kanaatim önce ülkeye ve çağa uygun ama geçmişine bağlı tedrisat, fiziksel altyapı, yeterli tesisler, eğitimli kadrolar ve ona göre de güçlü milli yapı (gelişmiş ülkelerde en fazla maaşı öğretmenler alıyor) sonra da çalışmak, çalışmak, çalışmak…

Ancak o zaman spor dahil her alanda dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilir, onlara yaklaşır, ileride belki de geçebiliriz.

Şahsi kanaatim, tesisler yapılmalı ama kaderine terk edilmemeli. Burada sosyoekonomik durum tabii ki önemli… Fakat emekli olduktan sonra çalıştığım ülkemizin vergi rekortmeni bir şirkette futbol kulübü yönetiminde bulundum. Şirket yönetimine; spor salonu yapılmasını, hocalar nezaretinde çocukların eğitilmesini, çocukların kötü alışkanlıklardan uzaklaşmasını sağlayacağını belirtmiştim.

Yasalar, yönetmelikler v.b. gibi önemli yazılımlar kağıt üzerinde kalmamalı veya aleyhte hukuk çerçevesinde kullanılmalı, 6222’deki gibi olmamalı.

İşte bizler de o zaman dünyada spor dahil her alanda varlığımızı ortaya koyabilir, onlarla rekabet edebiliriz.

Bunu idrak edebilecek gençliğe sahip olmak zorundayız. Önce ahlaklı bireyler, sonra huzurlu ve başarılı bir toplum.

Duygu ve düşüncelerim bu.

Başka bir yazıyla buluşmak umuduyla kalın sağlıcakla.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Yılmaz Kırlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR