Lozan’dan bugüne Türkiye…

MAKALEYİ DİNLE

Siyaset Bilimi’nin temel kuramlarından biri şudur; “Uluslararası Siyasette, ULUSAL GÜCÜN kadar söz sahibisin!”

Ulusal gücü aşan kimi davranışlara “artistik pozlar” gözüyle bakılır! Erdoğan’ın yıllar önce Davos’ta İsrail Devlet Başkanı’na yaptığı “One minute” gösterisi buna bir örnektir! O günden bugüne İsrail ile olan ticari ilişkilerimiz hızla artmış! Üstelik o gösterinin somut “siyasal sonucu” da yok!

Bugün, Lozan Antlaşması’nın yıldönümü.

Yine tartışmalar yapılacak; “Lozan zafer mi hezimet mi?” diye!

Lozan Antlaşması’nı tüm ayrıntılarıyla, 9 ciltlik bir eser olarak yayımlayan Prof. Dr. Seha L.Meray’ın  öğrencisi ve bir “Siyaset Bilimi Öğreticisi”  olarak 1970 yılından bu yana Lozan Antlaşması üzerine çalışır ve yazarım.

Lozan Antlaşması 143 ana madde ve eklerden oluşmaktadır.

Lozan Antlaşması’nda lehimize olduğu kadar aleyhimize sayılacak maddeler de vardır.

Ancak; Padişah Hazretlerinin imzaladığı ve Türkiye’nin Fransız, İngiliz ve Yunan orduları ile işgal ve paylaşımını sağlayan SEVR Antlaşması unutulmamalıdır!

Ulusal Kurtuluş Savaşı başarılarak, bu kölelik antlaşması iptal edilmiş, LOZAN Antlaşması ile ülkemizin bugünkü sınırları çizilmiştir.

Lozan Antlaşması TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin tapu senedidir.

Osmanlı Devleti’nin en büyük kamburu ve ekonomik kölelik zinciri olan Kapitülasyonlar kaldırılmış, hiçbir devlete “Savaş Tazminatı” ödenmemiş, Bozcaada ve Gökçeada bize bırakılmış, Türk sınırına yakın adaların “silahsızlandırılması” kabul edilmiş, İstanbul’daki işgal güçlerinin kenti terk etmesi onaylanmış, Batı Trakya’da yaşayan Türkler ve İstanbul’da yaşayan Rumların dışındaki Türklerle Rumların “Mübadelesi” kabul edilmiştir.

Osmanlı Devleti’nin borçları kabul edilmiş ve taksite bağlanmıştır.

Boğazlar, Hatay ve Musul sorunları çözülememiştir.

Ege’deki diğer adalar İtalya’ya bırakılmıştır.

Çünkü; “ULUSAL GÜÇ” bu kadarını kazanmaya yetiyordu. Henüz ortada resmen bir Türkiye Cumhuriyeti de yoktu.

Boğazlar Sorunu 1936’da Montrö Antlaşması ile, Hatay Sorunu da 1929’da lehimize sonuçlandırılmıştır.

İngilizlerle aramızdaki Musul Sorununun çözümü o günkü adıyla Milletler Cemiyeti’ne bırakılmış ve fakat, 1925 Şeyh Sait İsyanı gerekçe gösterilerek, bir “oldu-bittiye” getirilerek, petrol gelirlerinden belirli bir pay verilerek, İngiltere lehine sonuçlanmıştır.

LOZAN Antlaşması, o günün koşulları içinde başarılı bir anlaşmadır.

Bu antlaşmayı küçümseyen, “hezimet” kabul edenler, Osmanlı Devleti’nin Anadolu’da kalan son topraklarının sömürgeci devletler ve ordularınca işgalini göremeyen  kör gözlerdir!

Osmanlı Devleti’ni Mustafa Kemal batırmadı!

Osmanlı Devleti, müttefiki Almanya’nın oyununa gelerek emperyalist devletlerin “paylaşım savaşı” olan 1. Dünya Savaşı sonunda tükendi ve tarihe gömüldü.

Lozan’ı küçümseyenler, artık hiçbir işlevi ve etkinliği kalmamış HİLAFET Kurumu’nun devamını isteyenlerdir! Oysa o kör gözler, İngiliz Ajanı Lawrens’in güdümünde Halifesi olan Osmanlı Padişahını arkadan vuran Mekke Emiri Şerif Hüseyin gibi alçakların ihanetini göremeyen kör gözlerdir!

HİCAZ DEMİRYOLU hayaliyle Alman Emperyalizminin kucağına düşen 2. Abdülhamit’in yanlışını görmek istemeyenlerdir!

Bilime ve teknolojiye kapalı, hurafelerin ve din bezirganlarının kör kuyusuna düşmüş, siyasal otoritesini yitirmiş bir Osmanlı’nın kaçınılmaz çöküşünü idrak edemeyenlerdir.

Lozan Antlaşması’nın 92. Yıldönümünde Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal’i, O’nunla birlikte bu onurlu mücadeleye giren silah arkadaşlarını ve ANADOLU HALKINI, Lozan Antlaşması’nı imzalayan İsmet İnönü ve ekibini bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.

Ve, bir kez daha günümüz siyasetçilerini uyarıyorum;

“Siyasal ikballeri uğruna emperyalistlerce işbirliği yapan siyasetçilerin sonları hiçbir zaman iyi olmamıştır! Bundan sonra da iyi olmayacaktır!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Cem Cemali - Mustafa Kemal ATATÜRK'Ü, İsmet İNÖNÜ'YÜ ve ekibini rahmetle, minnetle anıyorum, ruhları ŞAD, mekanları CENNET olsun

Yanıtla . 0Beğen 23 Temmuz 17:45
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR