Biz bir simit satamadık... İnsan insanı nasıl satıyor...

MAKALEYİ DİNLE

Zamane modasıydı...

Çukurbağ'da ilk okulu okurken, tatile çıktığımızda…

Hemen simit tablasını alıp, sokak sokak gezerek simit satardık...

Baç'taki Simitçi Sıtkı'dan aldığımız simitleri tepsiye dizerken tekmelenir, horlanırdık…

Bir tepsi iki sıra 15 simit alır...

Sonra da sokaklara dağılırdık...

Bağırmak gerekiyor...

Ama nerdeee...

Annemiz bizi 'Aslanım, koçum, prensim' diye büyütürken…

Yüzümüz kıpkırmızı, gariban ve fakir damgasını yeme utancıyla hayatın buz gibi gerçeğini yüzümüzde hissetmiştik…

Sokaktaydık ve yalnızdık...

Sesimiz çok cılız çıkıyordu...

Sessiz ve derinden…

Yanımdaki bile duymamacasına…

'Simiiit.. Simiiit' diye kısık sesle, güvercin ürkekliğinde, güya, bağırdık...

İlk yenilgi...

İlk utanç ve ticarete başlayıp hemen bitirmenin acı hüznünü yaşadık...

O gün anladık ki 'Biz bir şeyleri asla satamayız'...

Hala kendimizi ağırdan satmak dahil, hiç bir şey satamıyoruz...

Adam takımını satıyor… Formasını satıyor… Taraftarını satıyor… Camiasını satıyor…

Hatta insan insanı satıyor yaaaa...

(Yan sayfada nefis bir yazı kaleme alan Erdem kardeşimin sözlerine imzamı atarım)…

 

Çile Körfez’im çile…

Eski şarktılar gibi oluyor Kocaelispor…

Sokaktakiler çeviriyor ve ‘Noolacak Kocaelispor’un hali’ diye soruyor…

Tıpkı 30 yıldır sordukları gibi…

Hatta iki kupa kazanırken bile, bu soruyu soranları hatırlıyorum…

Evet…

Kocaelispor bizim sevdamız ve çilesiz sevda olmaz…

Olsa da ona sevda denmez…

Hayat çile ve mücadelelerle doludur…

Kocaelispor da mücadelelerin takımıdır…

Zor şartlarda kurulmuştur…

Destanlar yazmıştır…

İstanbul takımlarının en büyük belalısı olmuştur…

Onlarca kez küllerinden yeniden doğmuştur…

Başkanları intihar etmiş, taraftarları başkanlık yapmış bir kulüptür…

Kısacası her zaman farklıdır…

Yine çileli bir sezona hazırlanıyoruz…

Yine tatlı belalarımız olacak…

Ama İsmetpaşa yıkılmayacak ve biz yine orada efsaneyi izlemeye devam edeceğiz…

Yeni rekorlar kırarak…

 

KOAAAAH-LİSYON…

Demokrasi… Ne güzel şey… Düşünün bir kez… Tüm siyasi partiler mecliste… Halkın her bir kişisi temsil ediliyor… Kararlar ortak alınıyor, cennet bahçesi ülke tıkır tıkır yönetiliyor… Socrates demiş ki:

“Krallar filozof, filozoflar da kral olmadıkça, devletler mutlu olamaz”…

Biz de her ikisi de zor…

Hele hele, en başta çizdiğim koalisyon formülü, zordan da zor…

Biz daha demokrasiyi beceremedik, Cumhuriyet’i uygulayamadık ki, koalisyon yapalım…

Keskin çizgilerle devam ettirdiğimiz siyasi yaşamımız, insanları her geçen gün daha da kutuplaştırıyor…

Bence bu partilerden koalisyon olmaz…

Demokrasi ise…

Bir dahaki bahara…

 

 

MİŞLER… MIŞLAR…

“75 MİLYON ARTI 1!..”

Pereira, Fener’de Volkan ve Emre’yi istememiş…

Etti 75 milyon artı bir kişi…

 

“61 KRİZ!..”

Trabzonspor’da çifte kriz çıkmış…

61 kriz çıkmazsa vallahi darılırım…

 

Nike, NBA’ye 1 milyar dolarla sponsor olmuş…

Bırakın bari, basketçiler yerine ayakkabılar oynasın…

 

KONUŞAN FOTO:

SAVAŞ VE BARIŞ…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR