AKP’nin sonu ANAP’a benzer mi, benzemez mi?

MAKALEYİ DİNLE

Siyasi çevrelerde sıkça tartışılan bir konu…
Bir kesim diyor ki: “AKP de ANAP gibi olacak. Dağılıp gidecekler…”
Buna karşılık AKP’lilerin yorumları farklı: “Bizim parti, ANAP’a benzemez. Daha uzun yıllar iktidardayız…”
Siz ne dersiniz?
AKP’nin sonu ANAP’a benzer mi, benzemez mi?
******
ANAP dönemini de dolu dolu yaşayan biriyim.
12 Eylül sonrası kuruluşu…
Rahmetli Turgut Özal’ın toplumda yarattığı heyecan…
“Dört görüşü” bünyesinde toplaması…
Her tarafa dal budak salması…
Hızla yükselişi…
Havalara girişi…
Çöküş dönemi…
Ve nihayet sıfırlaması…
Film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor.
O şaşalı döneminde, birisi çıkıp da, “Gün gelecek, ANAP diye bir parti kalmayacak” deseydi, inanın çevresindekiler, “deli” diye üzerine yürürdü.
Herkes ANAP’lı idi…
Her yol, ANAP’a çıkıyordu.
ANAP’a üye olmak için insanlar birbirleriyle yarışıyordu.
Parti yöneticilerinin “dediği dedik, çaldığı düdük” idi.
******
ANAP’a bakınca, neler görüyorduk?
* Patronların, iş çevrelerinin Özal sevgisini görüyorduk.
* Müteahhitlerin partiye doluştuğunu görüyorduk.
* “Yaşasın Özal” sloganlarının, ortalığı çınlattığını görüyorduk.
* ABD ile yüzde 100 işbirliği görüyorduk.
* Dinin siyasete alet edildiğini görüyorduk.
* Uluslararası sermaye ile işbirliğini görüyorduk.
Özetle…
Bugün AKP’ye baktığımızda gördüğümüz şeylerin pek çoğunu ANAP’ta da görüyorduk.
*****
Peki, AKP döneminin ANAP dönemine göre hiç mi “artısı” yok?
Olmaz olur mu?
Hem de epey fazla…
Örneğin…
* Bugün “güçsüz” bir muhalefet var. Özal’ın karşısında Süleyman Demirel gibi bir siyasetçi vardı.
* Erdoğan’ın ekibi, Özal’ın ekibine göre daha sadık.
* ABD’nin Türkiye’ye biçtiği rol ön planda…
* Özal, ailesinden sıkıntılıydı, Erdoğan’ın böyle bir sıkıntısı yok.
Hepsi bu kadar mı?
En önemlisi, sandıktaki destek…
Sürekli artan, eksilmeyen destek…
******
Bu artılarına, bu avantajlarına bakarak, AKP’nin “konjonktür partisi” değil, “dava partisi” olduğunu söylemek mümkün mü?
Değil…
ANAP “12 Eylül”, AKP ise “28 Şubat” sonrası şartların ortaya çıkardığı partiler.
ANAP, iktidar döneminde, “hiç gitmeyecekmiş” gibi davranıyordu, gitti ve bitti.
Şimdi aynı “hava basma”, aynı tutum, AKP’de ve bu partinin yöneticilerinde var.
Ayaklarını yerden kestiler.
“Dünyayı biz yarattık” havasındalar…
“Astığı astık, kestiği kestik” gidiyorlar.
“İleri demokrasi” ve “değişim” safsatası adı altında, devletin temel kurallarını yok ettiler.
İşin ilginç tarafı, yaptıklarını “Halk, böyle istiyor” diye yapıyorlar.
Hizmet diye yaptıkları çalışmaların, toplumdaki tahribatını ölçmüyorlar.
******
Bu böyle devam edip gidecek mi?
AKP’nin sonu gelmeyecek mi?
En küçük bir tökezleme…
Küçük bir oy kaybı…
Gücün, başka bir partiye kaymakta olduğunu gösteren küçük bir işaret…
AKP’de “sonun başlangıcı” demektir.
* İş dünyası ilgisini kaybeder.
* Müteahhitler, gemiyi terk eder.
* Partide parçalanma başlar, her isim ayrı bir baş çeker.
Dediğim gibi…
AKP de tıpkı ANAP gibi, gücünü koruyabildiği sürece ayakta kalır.
Güç kaybetmeye başladığında işi biter.
Çünkü bizim millet “gücü” sever.
Gücün, atıyorum Komünist Partiye geçtiğini görsün, sabahın köründe o partinin kapısında kuyruğa girer.
Tekrar sorumuza dönelim.
“AKP’nin sonu gelmeyecek mi?”
Partiler de canlı varlıklar gibidir.
Doğarlar, büyürler, yok olurlar…
Bu bir mukadderattır.
AKP de günü gelince yok olacaktır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR