İş bulamadı pehlivan oldu

MAKALEYİ DİNLE

Bu yazıyı Edirne’den, Kırkpınar yağlı güreşlerinin yapıldığı Sarayiçi’nden yazıyorum.
Burası “Er Meydanı”
Yağlı güreşin mabedi.
Kel Aliço’nun, Koca Yusuf’un, Adalı Halil’in, Hergeleci İbrahim’in,Tekirdağlı Hüseyin’in, Karamürselli Aydın Demir’in ve daha yaşarken Kırkpınar meydanına heykeli dikilen Cumhuriyet tarihinin en çok Baş Pehlivanı olan Karamürselli Ahmet Taşçı’nın güreş tutuğu yer Kırkpınar.
Türkiye’nin her tarafından eline kispetini alıp gelenlerin, çayıra çıkıp boy kilo yaş farkı gözetmeden birbirine meydan okuyanların, “kazanmak” için kızgın güneşin yağan yağmurun altında yağlanıp güreş tutanların “Er” meydanı.
Edirne cıvıl cıvıl.
Sokaklar, caddeler iğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalık.
Otel ve pansiyonlarda yer bulamayan güreş meraklılarından çoğu Selimiye Camii’nin bahçesinde, parklarda beraberinde getirdikleri battaniye yoganı sererek yatıyor.
Buraya kazanmak, Baş Pehlivan olmak için gelenlerin çok ilginç hayat hikayeleri var.
Kervansaray Oteli’nin karşısındaki parkta pehlivanların anaları babaları, eşleri, yavukluları 3 gün boyunca adeta nöbet tutar, pehlivanı için dua eder.
Cuma günü Selimiye Camii’nde Baş Pehlivanlar başta olmak üzere irili ufaklı diğer boy pehlivanları Kırkpınar çayırına çıkmadan önce Selimiye’de mutlaka namaz kılar, buradan Kırkpınar’a gider.
Kırkpınar’da Baş Pehlivan olmuş nice pehlivanlar gibi, sıra bekleyenlerin umudu hiç bitmez.
Sanki, “yenilen pehlivan güreşe doymaz” ata sözü olar için söylenmiştir.
Buraya, Kırkpınar’a, Er Meydanı’na gelen pehlivanların çok ilginç hayat öyküleri vardır.
Sizlere bunlardan birini anlatacağım.
Doğrusu pehlivanları bu yönleri ile pek tanımayanlar sanırım öyküden sadece birini okuduklarında yağlı güreş tutan bu insanları daha yakından tanıyacak ve onları daha çok takdir edecektir.
Anlatacağım dediğim “öykü” içimizden biri, son zamanlarda Karamürsel’in Kırkpınar’da isminden en çok sözü edilen ve siz bu satırları okurken o belki de Kırkpınar’da Baş Pehlivanlık mücadelesi veren, hatta belkide kürsüye çıkacak olan Güngör Ekin.
Çok konuşmayan, içine kapanık bir çocuk Güngör Ekin.
İlginç hem de çok ilgin bir yaşam öyküsü, daha doğrusu güreş yaşantısı var.
Bir “küfür” yüzünden çok sevdiği yağlı güreşe küsüp kispetini duvara asan bir genç.
Bu arada Güngör “iş” için çalmadık kapı bırakmaz.
Ama nafile.
Güngör işsiz, Güngör’e iş yok.
Çaresiz kalan Güngör, Karamürsel’de bir Aygaz tüpü satan bayide işe başlar.
Güngör utangaç, bebek yüzlü pehlivan sırtında apartmanların dairelerine tüp taşır.
Şu sıralarda Kırkpınar’da Baş Pehlivanlık basamağına çıkmak için ter döküyor.
Belki de yarın, lastik işçiliğinden Baş Pehlivanlık’a yükselen hemşerisi Ahmet Taşçı gibi o da “Baş Pehlivan” olmasa bile bir gün Kırkpınar’da kürsüye çıkacak.
Şimdi Türkiye’de yapılan tüm yağlı güreşlerde adından en çok söz edilen ve geleceğin altın kemer adayı Karamürselli Güngör Ekin’i tıpkı Ahmet Taşçı da olduğu gibi herkes “Tüp taşıyıcılığından Baş Pehlivanlık’a çıkan Başpehlivan olarak tanıyacak.
Şimdi sıkı durun
Bir küfür yüzünden güreşe küsen ve iş bulamadığı için sırtında Aygaz tüpü taşıyan,4 yıl aradan sonra yağlı güreşe tekrar dönerek Kırkpınar’da “Baş Pehlivanlık” merdivenine tırmanışın öyküsünü sizlere Kırkpınar dönüşü anlatacağım
Güngör Ekin ve onu desteklemek için Edirne’de karargah kuran annesinin, babasının, kardeşinin, eniştesinin, Kırkpınar’ı izlemeye gelen Karamürselliler’in “öyküsünü” dönüşte anlatacağım.
Edirne’den, Kırkpınar’dan sevgilerimle.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdullah Karagöz - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR