Bin düşün bir yaz…

MAKALEYİ DİNLE

Belki bizler biraz ‘dinozor gazeteciler’ olarak, genç kuşağa iyi bir miras bırakamıyoruz…

Şimdi…

Tesis yoktu…

İmkan yoktu…

Diye edebiyat da parçalayabiliriz…

Veyahut…

Enkaz devraldık diyebiliriz…

Bu yarı bir yazı konusu elbette…

Yani bayrağı aldığımız 1986’tan bu yana…

Yaklaşık 30 yılda nelere neler kattık…

Başka bir yazıda bunu masaya yatırırız…

Bugünkü yazımızın konusu…

Neyi başarabildiğimiz…

Birincisi…

Haftada bir yayınlanan dört sayfalık spor ekimizi günlüğe çevirdik…

İkincisi…

Yazılarımızda, mesleğin özellikle ikinci ölümünde, bin düşündük bir yazdık…

Elimizden geldiğince elbette…

Bir de bildiklerimizi saklamadık…

Yazdıklarımızı belgeledik…

Yani bugün destek verdiğimizi yarın karalamadık…

Destek verirken de hep soru işareti koyduk:

“İyi yaptıklarının yanında kötü yaptıklarının karşısındayız”…

Bir de, Kocaelispor bizim önceliğimiz oldu…

Onun için de onun başkanına, futbolcusuna, yöneticisine, kısacası kulüpteki tüm emek verenlere eleştiri yaparken, bilerek bir saygısızlık yapmadık…

Bunun için 30 yıllık yazı maratonunda, geleceğe ışık tutabilmeye çalıştık…

Beğenenlere de beğenmeyenlere de yazılarımızı okumaya çalıştık…

Hep “Herkes okusun” mantığıyla değil, az ama öz okuyucu okusun düsturunu benimsedik…

İzmit sokaklarından, arka mahallelerden geldiğimizi hiç unutmadık…

Büyürken küçülmeyi bildik…

Kardeşlerime de bunu salık veririm…

Ama bazıları bu öğüdümü tutar, bazıları tutmaz…

Şu ana kadar 100’e yakın talebe kazandırmışız mesleğe…

Ya da başka sportif mesleklere…

Biz sadece, onların içerisindeki cevheri ortaya çıkarmaya çalıştık…

Ben bizzat, son 5 yıl içerisinde, liseden gelen gazetecilik mesleği öğrencilerinden bu mesleği bir daha öğrenmeye çabaladım…

Kıssadan hisse…

Yeni bir sezona başlıyoruz…

Bir çok spor kulübümüz gibi Kocaelisporumuzun da şampiyon olarak bir üst lige çıkmasını arzu ediyoruz…

Bunun için de, yayınlarımızda zarar vermeden, el birliğine ilimizi uzatarak, kulübe sahip çıkmamız gerekiyor…

Ve diğer tüm kulüplerimize…

Kavga değil uzlaşının kazandıracağını bilmemiz gerekiyor…

Reyting ve tiraj kaygısı içerisinde. Kulüplerimize yazık etmeyelim…

Durum ortada…

Profesyonel liglerdeki takımlarımız nefes nefese takip ediyoruz ama, üst liglerde takımlarımız yok…

Ferdi dallarda ise Dünyanın hep zirvesindeyiz ama, aldıran yok…

Yazık etmeyelim Kocaeli sporuna…

Tamam olumsuzlukları öne çıkaralım, zaten görevimiz bu…

Ama kentimizde olumsuz eleştirebileceğimiz seviyede bile bir kulübümüz yoksa…

Neye yarar…

Olumsuz eleştireceksek de, çözüm yollarını da gösterelim…

Yoksa komik oluyoruz…

 

Bir Ergun Ortakcı  yağlı boya portresi…

Yan sütunlardaki Ergun Ortakcı röportajını dikkatle okudum…

Ergun hocayı ilk kez, taraftarın iftarında gördüm…

Halim selim bir adam…

Güler yüzlü…

Ama bana göre çok sert ve disiplinli bir adam var arkasında…

Kendisiyle barışık ve olgun bir insan…

Demokrasiye inana bir yapısı olduğunu sezdim…

Yani adalet yanlısı…

Bunun takıma iyi yansıyacağını sanıyorum…

Ama bunlar adamın sadece kimliğiyle ilgili ve ilk izlenimler…

Hani arkadaşını yolculukta tanıyacaksın derler ya…

Biz de birlikte yola ilk kez çıkıyoruz…

Meslek yaşantımızda gazeteci olarak beraber çalıştığımız teknik adamlara bir baksak, ne dediğimiz anlaşılır…

Şener Dal…

Wagner…

Adnan Dinçer…

Güvenç Kurtar…

Saftig…

Mustafa Denizli…

Osieck…

Hikmet Karaman…

Hüseyin Kalpar…

Cihat Arslan…

Bahri Kaya…

Fuat Yaman…

Fatih Uraz…

Bülent Baturman…

Bülent Gürbey…

Mirkoviç…

Engin İpekoğlu…

Engin Korukır…

Orhan Şerit…

Ceyhun Güray

Yalçın Kıldıran…

Faruk Sarman…

Kayhan Çubuklu…

Ve ismini hatırlayamadığım diğerleri…

Bizi tanımak isteyen Ergun hocam için bunlar bizim referanslarımız…

Kapımız açık…

Bekleriz efendim…

Tanıyalım, kaynaşalım yola el ele çıkalım…

 

MİŞLER… MIŞLAR…

‘Q7-MİDE’…

Quaresma, küfür ederek gittiği Beşiktaş’a geri dönüyormuş…

Mide kelepçesini onu alanlara takmak lazım…

 

“HAMZA’DAN İNCİLER”

Hamza Hamzaoğlu, “Fener Fernandao'yu aldı, şimdi de Van Persie geldi. İkisini de mi oynatacaklar?” demiş…

Ya sen önce kendi takımına bak… Burak mı, Sneijder mi, Podolski mi… Hangisi oynayacak?..

 

‘KAYSERİ-BOMBA’…

Kayseri Volkan Şen ile bombayı patlatmış…

Van Persie, Podolski, Eto’o, Nani varken gerçekten de bomba…

 

Günün sözü:

Muhabir: "Takım yorgun muydu?"…

Mourinho: "Yorgun mu? Günde 15 saat çalışıp ayda birkaç yüz euroyla evine dönen baba yorgun olur, biz değil."Jose Mourinho

 

BOĞA BAHRİ-ERKEKSENİZ TEKER TEKER GELİN LEEEEEYN….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR