Çaresi yok, o günlere geri döneceğiz!

MAKALEYİ DİNLE

Tartışmaya gerek yok.
“Karşı taraf”…
* Ağzına “Türk” sözünü almadığına göre…
*”TC”yi yok etmek istediğine göre…
*”Türk Bayrağı” açanları ve Atatürk Anıtı’na çelenk koyanları cezalandırdığına göre…
*Milleti; Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar, Gürcüler, Araplar diye 26 gruba ayrıştırdığına göre…
*Milliyetçiliği ayaklar altına aldığına göre…
Milli bayramların “itibarsızlaştırılması” normal!
Milli bayramlara “alerji duyulması” normal!
Neden şaşırıyorsunuz ki?
“Karşı taraf”, çizgisini ortaya koydu.
“Ben buyum” dedi…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, ismi de dahil yeniden yapılandırma çalışmasına girişti.
Devletimiz, üniter yapısını kaybedecek.
Ülkemiz, eyaletlere bölünecek, özerk bölgeler veya federasyonlar ortaya çıkacak.
“Milli devlet” yapımızı kaybedeceğiz.
Kürtler ve Türkler, devletin ortak sahibi olacak.
Tıpkı Irak’taki gibi…
Kürtlerin de ortak olduğu bir merkezi hükümet, bir de ayrıca Güneydoğu’da Kürt Bölgesel Yönetimi…
Daha bu bir başlangıç!
Kürtlerden sonra sırada Ermeniler, Çerkezler, Lazlar ve diğerleri var.
********
“Karşı taraf”, milleti narkozlamış ülkeyi felakete götürüyor da, “karşı taraf”ın karşısında bulunması gerekenler ne yapıyorlar?
Susup oturuyorlar…
Aval aval seyrediyorlar…
“Bu memleketi ben mi kurtaracağım” deyip seslerini çıkarmıyorlar.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye düşünüyorlar.
“Kötü gidişe ses çıkarmadıkları için, bu memleket batarsa kendilerinin kurtulacağını” sanıyorlar.
Tepki var, yetersiz.
Tepki var, cılız.
Tepki var, organize değil.
Ortalık “yandaş, yalaka ve hain”den geçilmiyor.
Orakla biçmeye kalksan, bitiremezsin!
Ne yazık ki…
Ne kadar üzücü ki…
Kabul etmemiz lazım ki…
Türkiye, 90 yıl sonra, “Kurtuluş Savaşı günlerinin şartlarına” geri döndü.
Emperyalist ülkeler, 90 yıl önce başka “oyun” oynuyorlardı, bugün daha başka…
**********
Bugün, 19 Mayıs 1919’un 94’ncü yıldönümü…
19 Mayıs’ın önemini saymaya bilmem gerek var mı?
*Türk tarihinde kutlanması gereken en önemli günlerden biri...
*Türk milletinin kurtuluşunun başladığı gün…
*Anadolu’da yeni Türk Devleti’nin fiilen temelinin atıldığı gün…
*Türkiye Cumhuriyeti tarihinin başlangıcı…
O yıllardaki durumumuzu biliyorsunuz.
Osmanlı İmparatorluğu, 1. Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle ayrılmış.
Avrupa, Osmanlı’yı “hasta” ilan etmiş.
Osmanlı İmparatorluğu’nun toprakları çeşitli Avrupa ülkeleri tarafından değişik bahanelerle işgal ediliyor.
Mustafa Kemal, işte bu şartlarda 19 Mayıs’ta Samsun’a çıktı ve kurtuluş savaşını başlattı.
Milletimiz; yaşlısı genci, çocuğu kadınıyla “ya istiklal ya ölüm” ilkesiyle savaşa katıldı.
Türklerin…
*Pes etmeyeceğini…
*Esir edilemeyeceğini…
*Her zaman hür ve bağımsız yaşayacağını…
Tüm dünyaya gösterdi.
********
Mustafa Kemal, Samsun’dan Amasya’ya geçti ve 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’ni yayınladı.
Sekiz maddelik genelgenin ilk dört maddesi önemli…
*Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
*İstanbul Hükümeti, Türk ulusuna olan görev ve sorumluluğunu yerine getirmemektedir.
*Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
*Her türlü etki ve denetimden uzak milli bir heyetin toplanması gereklidir.
Maddeleri bir kez daha okuyun!
Aradan 94 yıl geçmesine rağmen, benzer şartları yaşamıyor muyuz?
Vatanın bütünlüğü tehlikede mi, tehlikede…
Milletin bağımsızlığı da…
Hatta, o sınır aşıldı, millet artık bağımlı…
Ankara, bu devletin asıl unsuru Türk milletine karşı görevini yerine getirebiliyor mu, getiremiyor…
Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldı.
**********
Özetle…
*Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşunun 90’ncı yıldönümünde “milli ve üniter” yapısını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.
*Bunun sonu, “kaos ve iç savaş” demektir.
*Mustafa Kemal Atatürk’ü 90 yıl önce yenemeyen emperyalist Batı, şimdi intikam alma peşinde.
*Bölünmede, Kürtçüleri ve Ermenileri maşa olarak kullanıyorlar.
*Türk Silahlı Kuvvetleri’ni pasifize ettiler, medyayı satın aldılar, başta yargı olmak üzere devletin çoğu kurumunu ele geçirdiler, operasyonun sonuna gelmek üzereler.
“Bırakalım ne olacaksa olsun” diyemeyiz.
Bu gidişe “dur” demenin mutlaka bir yolu yöntemi olmalı.
Çaresi yok, o günlere, 90-94 yıl öncesine geri döneceğiz.
Döneceğiz, vatanımız ve milletimiz için yeniden mücadele başlatacağız.
Yoksa yediğimiz ekmek, içtiğimiz su boğazımızdan geçmez.
Zehir zıkkım olur!
*********
Bugün, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı.
Bayram, ama sadece adı bayram…
AKP, Türk milletinin bu bayramını da “kuşa” çevirdi.
Kendi gitti, adı kaldı yadigâr.
İnşallah uzun sürmez.
19 Mayıs’ı gerçek anlamda tekrar kutlayacağımız günler yakındır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



YÜKLENİYOR