Türkiye’nin “Uzun Hikâye” si…

MAKALEYİ DİNLE

Mustafa Kutlu’nun “Uzun Hikâye” si film olmuş.
Önceki gün izledim…
Yönetmeni, Osman Sınav.
Başrolde Kenan İmirzalıoğlu…
Bir istasyonda başlayıp, istasyonda biten uzun bir hikâye anlatılıyor.
Bulgar Ali (Kenan İmirzalıoğlu) bir Bulgar göçmenidir.
Küçük yaşta yetim kalmış, pehlivan dedesi Süleyman ile Türkiye’ye göçmüştür.
Dedesi, Ali’yi mert ve eşitliğe inanan bir insan olarak büyütür.
Ali, delikanlılık yıllarında Münire’ye aşık olur.
Ailesi izin vermeyince kaçırır.
Ali’nin hayatı bundan sonra sevdiği kadınla birlikte kasaba kasaba gezip, nerede tutunursa orada yaşayarak geçer.
Bu arada Mustafa adında bir oğulları olur.
Ali, geçimini daktilo bilgisi, kâtiplik ve muhasebe kaydı tutma gibi işler sayesinde sağlar.
Lakabı, “sosyalist”tir.
Haksızlığa dayanamayan bir kişiliği vardır.
En basit eşitlik istediği kasabadan bile, bencil ve çıkarcı insanların kumpası nedeniyle kovulur.
Bu arada Mustafa fa büyümekte ve kendi hikâyesini oluşturma peşindedir.
*********
Filmin görünen çerçevesi böyle.
Anlatmak istediğine gelince…
Film, ülkemizin 1940-1970 zaman dilimiyle ilgili mesajlar veriyor.
Demokrasi…
Birey hakkı…
Özgürlük…
Adalet…
Filmde, bir ailenin başından geçenler anlatılırken…
Yukarıda saydığım temel sorunların, babadan oğula değişmeden, iyileşmeden devrettiğine vurgu yapılıyor.
Filmi izlerken…
İster istemez…
Türkiye’nin 1940-1970 yılları arasındaki şartlarını, günümüz şartlarıyla mukayese ediyorsunuz.
Demokraside, birey hakkında, özgürlükte ve adalette…
O yıllardan bu yıllara…
Ne kadar yol almışız?
Almış mıyız, almamış mıyız?
Demokrasinin neresindeyiz?
Birey hakları ne durumda?
Özgürlük ve adalette sınıfı geçebildik mi?
*******
Ben şöyle düşünürüm:
Bir konu, bir kavram hâlâ tartışılmaya devam ediyorsa, orada “sorun” var demektir.
Biz hâlâ “demokrasi”yi de, “birey hakkı” nı da, “özgürlüğü” de,”adaleti” de tartışıyoruz.
Hem de en şiddetli şekilde…
Kesintisiz…
Geldiğimiz noktada…
Demokrasi sorunumuz…
Birey hakkı sorunumuz…
Özgürlük sorunumuz…
Adalet sorunumuz…
Yok diyebilir miyiz?
Bu, mümkün mü?
Bu kavramlar, hâlâ ülkemizin en güncel sorunları…
Bunlar, ne yazık ki, hâlâ acilen çözülmesi gereken sorunlarımız…
O halde…
İçinde bulunduğumuz durumu nasıl açıklayabiliriz?
“Türkiye’nin “Uzun Hikâye”si devam ediyor…”
Karşımıza demokrasi, birey hakkı, özgürlük, adalet konuları çıktığında…
“Bizim böyle sorunlarımız yok” diyemiyoruz.
Ya ne diyoruz?
“Uzun hikâye…”
*********
Yıllar sonra…
Belki 30, belki 40 yıl sonra…
Bugünün “Uzun Hikâyesi” de yazılacak.
Bugünün demokrasisi…
Bugünün birey hakkı…
Bugünün özgürlük kriterleri…
Bugünün adaleti de…
Bir gün gelecek filmlere konu olacak.
“Uzun Hikâye”yi izleyin!
Beğeneceksiniz…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR