Böyle mali tatil olmaz olsun!

MAKALEYİ DİNLE

Birkaç haftadır, bir şekilde ulaştığım vergi usul kanununda yapılması düşünülen değişiklikleri inceliyorum. Düzenlenen her maddenin altında “Bu maddeyle ilgili usul ve esaslara belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir” ibaresi yer almaktadır.

 

Yasaya T.B.M.M.’nin iradesinden ziyade Maliye Bakanlığının iradesinin hakim olacağı hemen göze çarpmaktadır.

 

MALİ TATİL İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER

Özellikle Muhasebe mesleğini yapan Mali Müşavirleri ilgilendiren MALİ TATİL uygulaması tabir caizse tam bir kuşa çevrilmiş. Esasen bu hususta geçen haftaki yazı konusu yaptığım meclis gündemine inen torba yasada da belirttiğim üzere Mali Tatil tamamen anlamını sözü edilen tasarılarda kaybetmiş durumdadır.

 

Taslaklarda yer alan hükümlere göre mali tatilde Özel tüketim vergisi, BSMV, Özel İletişim vergisi, Belediyelerce tarh ve tahsil edilen vergiler mali tatil sürecinde beyanları verilecek bu vergilerle ilgili mali tatil süresinin önemi bulunmamaktadır.

 

Diğer taraftan V.U.K. taslağında tatil süresince vergi incelemeleri ve iade talepleri ile ilgili işlemlerde de mali tatil süresinin bir hükmü kalmamış görünmektedir.

 

Ayrıca Bakanlar Kuruluna hangi tarihler arasında mali tatil uygulanacağı 20 günü 10 güne indirilmesi, kapsama dahil vergileri belirleme ile ilgili yetkiler verilmektedir.  Şimdi tüm bu düzenlemelerden sonra ortada bir tatilden söz etmek mümkün mü? Böylesine çarpıtılmış hiçbir anlam içermez duruma sokulmuş bir tatili KALDIRIN GİTSİN. Mali Müşavirlerde bilirler ki tatil yok kendilerini buna göre planlarlar.

 

MUCBİR SEBEPLERDE OLUMLU DÜZENLEME

Yıllarca hep söylüyoruz. Mükelleflerin beyanlarını veren vergi incelemelerini hazırlayan. Bankalarla ve diğer kurumlarla mali ilişkilerini takip eden mali müşavirlerdir. Ancak geçmişteki mucbir sebep düzenlemeleri hep mükellefler için düzenlenmekteydi.

 

Vergi usul kanunu ile ilgili taslak çalışmasında bu konu da çok olumlu bir düzenleme yapılmıştır. 20. Maddeye 2. Bent eklenerek mali müşavirin ödevlerinin yerine getirilmesini engelleyen hastalık doğal tabi afetler gibi nedenlerin bulunması halinde mucbir sebep kapsamına alınmıştır.

 

Taslak bu şekliyle yasalaşması durumunda mali müşavirin sözleşme yaptığı mükellefleri ile ilgili olarak mucbir sebep açısından mali müşavirde kapsama dahil edilmiş olması meslek mensuplarının yıllardır bekledikleri bir düzenlemedir.

 

İSPAT YÜKÜ MÜKELLEFLERE

Mevcut yasada 3. Maddede yer alan hüküm yeni taslakta 5. Maddeye alınmıştır. Maddenin son fıkrasının hükmü mevcut yasada şöyledir. ‘’… İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde İSPAT KÜLFETİ BUNU İDDİA EDEN tarafa aittir…’’ şeklindedir.

 

Taslakta ise aynı ifadeler olduğu gibi yer almakla son satırda ‘’… Normal veya mutad olmadığının MÜKELLEF TARAFINDAN İDDİA OLUNMASI HALİNDE İSPAT KULFETİ KENDİSİNE AİTTİR…’’ denilmektedir.

 

Peki iddia idareden gelirse ispat yükü kime ait olacak belirsiz. Bu maddelerin de mutlak mecliste düzeltilmeye ihtiyacı olduğu kanaatindeyiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR