Tekirdağ maçı fırsattır!..

MAKALEYİ DİNLE

Tekirdağ ile ilk maçı İsmethaşa’da oynamak, tıpkı Bahri Yavuz’un, grup fikstürleri çekilmeden önce ‘Tekirdağ, Kartal bizim grubumuzda yer alsın’ temennisiyle aynıdır… Tekirdağ ile ilk maçı İsmetpaşa’da oynamak, tribünlerin erkenden dolması, takımın havaya girmesi açısından çok önemliydi ve ben bu dileğimi açık açık dile getirdim, haberini de yazdım. Çünkü haftalar sonra oynasanız ve lig sizin için sıradan bir hale gelse, Tekirdağ gelir burada 300 kişiyle oynar giderdi. Bu yüzden Tekirdağ ile oynanacak bu maçta gerçek taraftar gerçek yüzünü gösterecektir. Tatilin bitmiş olması, okulların açılıyor olması nedeniyle, 3 Eylül de cuk oturan bir tarih olmuştur…

 

Tabii ki handikabınız, 14 oyuncuyla sahaya çıkabilecek olmamızdır. Bunlar gençlerle takviye edilecektir. Ama oynayanlara baktığınız zaman, geçen yılın şampiyon olan kadrosudur ve bu da avantajdır. O kadroyu aynen sahaya sürebilecek olmak, bence büyük avantajdır. Kılıçarslan, Sinan, Hamza, Kadir Gezer, Kadir Öge, Murat Soner Başak, Burak Süleyman, say sayabildiğin kadar. Bu kadro yapılan kadrodur ve 3.Lig’in ilk maçları için de ideal kadroya yakındır. Mert Korkmaz, Sefa, Burak Özbakır, Aliberk ona keza iyi oyunculardır. Tek eksik alternatif açısından bir sıkıntıdır. Metin Yıldız da gerekeni yapacaktır elbette.

 

Biz o maçı alırız…

Bahri Yavuz o maçın alınması için elinden gelenin fazlasını yapacaktır…

O maç için tribünler dolacaktır…

Zaten tribünler dolmazsa…

Siz Şampiyonlar Ligi’nde oynasanız ne yazar…

Elin adamı gelir alın puanları gider…

 

Bu açıdan 3 Eylül’de oynayacağımız maça şimdiden sıkı hazırlanmalıyız…

Sadece futbolcusu değil…

Teknik adam, yönetici, masör, malzemeci, taraftar, işçi, memur, öğrenci, çiftçi, iş adamı, bürokratıyla o maça el ele gönül gönüle hazırlanmayı ve topyekûn Tekirdağ’a dersini vermeliyiz.

 

Aksi taktirde Tekirdağ değil, Çemişkezek gelse, fark yeriz...

Sözün özü…

Amatörde 20 bin olduysak…

3.lig’de 30 bin…

2.Lig’de 40 bin…

1.lig’de 50 bin…

Süper Lig’de yüzbin olmalıyız…

 

O zaman izim adımız kulüp olur…

 

Son söz…

Tekirdağ’dan bile korkacaksak, buz bu lige neden yükseldik ki?..

Diye sorarlar adama…

 

GÜNÜN ÖĞÜDÜ:

 

Yüzyıllık yalnızlık ve kendin ol!..

Kendi babaannesinin hayat hikayesini yazmış Nobelli Gabriel Garcia Marquez… Geçen yıl öldü. Nobel’li yazar. Sosyalistti. Öyle yaşadı, öyle öldü… Yani kendisi neyse öyle oldu. Olduğu gibi göründü ya da göründüğü gibi oldu. Kocaelispor’un şimdiki hali gibi.. Bu kitap şimdi elimde. Yüzyıllık yalnızlık… Roman kahramanlarıyla, örgüsüyle, süper bir yapıt. Yani boşa ödül almamış… İkinci kez zevkle okuyorum. Sizler de mutlaka Nobelli yazarları okuyunuz ve okutunuz…

O zaman tanklara yürümeyeceksiniz, çünkü tanklar olmayacak…

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR