En tehlikeli ve en güzel meslek: Gazetecilik!..

MAKALEYİ DİNLE

İnsanı üretken kılan, kendisi, ailesi ve ülkesi için yararlı bir insan haline getiren her meslek saygıdeğerdir.

Ancak, her mesleğin “toplumsal kültüre” ve ülkede egemen olan “siyasal kültüre” göre değişen önem ve saygınlığı vardır.

Halkının büyük çoğunluğu eğitimli, meslek sahibi, üretken ve bilinçli olan bir ülkede Gazetecilik, saygın bir meslektir.

Çünkü, “gazeteci” olmak kolay değildir! Çok sağlam bir eğitim ve kültür alt yapısı gerekir. Kültürel düzeyi yüksek bir ülkede her aklına gelen bu mesleği yapamaz! Çünkü, gazete okuyucusu yanlışı kabul etmez!

Geri bıraktırılmış, halkının büyük bir çoğunluğu eğitimsiz ve gazete okumayan bir ülkede ise, gazetecilerde “eğitim, bilgi, kültür ve mesleki ahlak düzeyi” aranmaz! Kim hangi siyasi görüşe sahipse, kendisine hitap eden gazeteyi alır, istediğini söyleyen tv kanallarını izler!

Sizce bizim ülkemiz nasıl bir ülke?

Halkımız gazeteciye nasıl bakıyor? İş adamları ve siyasetçilerin gazeteciye bakış ve yaklaşımları nasıldır?

Özetle belirtelim;

Büyük firmaların, iş adamlarının ve özellikle siyasal iktidarın “hizmetinde” olan “Özel Gazeteciler” vardır!

Bunlar, çoğunluktadır! Çünkü para ve şöhret bu tercihtedir!

Bir de, ne pahasına olursa olsun inandığını yazan-çizen-söyleyen “inatçı” gazeteciler vardır!

Bunlar adam olamazlar!

Hep muhaliftirler!

Büyük ekonomik ve siyasal çıkarlara zarar vermedikleri sürece pek dokunulmaz! Ama, iş ve siyaset dünyasının aktörlerine zarar vermeye, yani maskelerini indirmeye başladıkları zaman “tehlikeli” sınıfa girerler ve bir şekilde cezalandırılırlar.

Türk Basın Tarihi’ni inceleyin, gazetecilere yönelik baskı, şiddet, tutuklama, gazete yakma, gazete kapatma rezaletleriyle dolu olduğunu görürsünüz!

Ne yazık ki, halkımızın büyük çoğunluğu da bu olaylar karşısında suskun hatta “oh olsun, kim bilir ne haltlar karıştırmıştır” tavrındadır!

Yakın zamana kadar gazeteciler cezalandırılırken, ya gazeteler belirli süre kapatılır ya da sadece “hedef gazeteci” ile uğraşılırdı.

Son 10 yıldır ise; gazete patronlarına “atın o gazeteciyi” talimatları veriliyor!

Gazetelere mali denetim ordusu gönderilip cezalar kesiliyor!

Kamu kurumlarına; “O gazeteleri almayın” talimatı veriliyor!

Siyasi iktidara “Biat” etmeyen gazetelere ilan veren işadamları fişleniyor!

Şirketlere ve gazetelere çeşitli nedenlerle el konuyor, yandaş Kayyumlar yüksek maaşlarla ödüllendiriliyor ve gazeteler yandaşlara satılıyor!

Sonra, bir bakıyorsunuz 7-8 gazetede de aynı başlıklarla çıkıyor!

O “uzaktan kumanda gazetelerde” görev yapan “gazeteci” kimlikli hizmetkarlar nedeniyle de Gazetecilik mesleğinin “Meslek Onuru” ayaklar altında kalıyor!

Dünden bugüne, “meslek onurlarını” koruyabilen, bu nedenle siyasi iktidarların hışmına uğrayan, çile çeken tüm meslektaşlarımıza ve özellikle de son olarak, yaptıkları bir haberle “Tek Adamın” gazabına uğrayan Can Dündar ve Erdem Gül’e saygıyla…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR