Demokrasi, hukuk, laiklik…

MAKALEYİ DİNLE

Değerli okurlar,

İki haftadır Kocaeli Gazetesi’nde çıkan yazılarımdan dolayı gerek sizlerden gelen olumlu görüşler gerekse gazete yönetiminin cesaretlendirmesiyle her hafta çarşamba günü sizlere güncel olaylar, ekonomi, yönetim ağırlıklı, biraz dünyadan, biraz ülkemizden, yeme - içme  ve yaşam ile ilgili çeşitli konularda yazılar yazacağım. Yazılarımla ilgili görüşlerinizi internet gazetesindeki yorumlar kısmında veya halukulusoy1@gmail.com adresimden bana mail atarak paylaşırsanız sevinirim.

Saygılarımla,

Haluk ULUSOY

***********************

Demokrasi, hukuk, laiklik…

Bu hafta tüm gazetelerde, tüm köşe yazılarında, tüm televizyonlarda konumuz hafta sonu yaşadığımız darbe girişimi olacak. Ben de bu konuda kendi görüşlerimi belirtmek istiyorum. Öncelikle bu girişim esnasında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır dilerken, büyük Türk milletine de geçmiş olsun demek istiyorum. Umarım bu güzel ülkede bir daha böyle vahim bir hadise görmeyiz.

Benim yaşamımda en önemli kelimelerden birisi “NEDEN” dir. Beynim öyle çalışır her zaman neden diye sorarım, kendimce nedenlere cevap vermeye çalışırım.

Gene soruyorum; NEDEN bu kalkışma yaşandı? Bence FETÖ terör örgütü girişimi dışında nedenleri de var. Kışkırtıcı organizatör FETÖ terör örgütüdür, ama katılanların içinde bu örgüte üye olmayan hiç kimse yok mu? Sizlere üzerinde düşünecek üç başlık vereyim.  Demokrasi nedir? Demokrasi; tüm vatandaşların,  devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu, güçler ayrılığı ilkesi ile iktidarın tek elde toplanmasını engelleyen ve  kurumların birbirlerini denetleyebilirliğini sağlayan,  ülke yönetiminin birbirinden bağımsız ayrı organlara (Yasama, Yürütme, Yargı)  verildiği bir yönetim biçimidir.

Hukuk nedir?

Hukuk; birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan kanun, usul ve esaslar ile  düzenleyen bir bilimdir. Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

Laiklik nedir?

Laiklik; devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını, maddi ve bilimsel olan ile soyut ve dinsel olanın birbirine karıştırılmamasını savunan prensiptir.

Şimdi gelelim son birkaç yılda yaşadıklarımıza… 

1)“Demokrasi hepimizin demokrasisi, sadece çoğunluğun değil” dendi mi? Evet, dendi… Dinleyen oldu mu? Hayır…

2) “Hukuk yarın öbür gün herkese lazım olur, bu hukuksuzluklara bir dur demek lazım”  dendi mi? Evet, dendi.  Dinleyen oldu mu? Hayır.

3) “Ayrımcılık, mezhepçilik yapmamak lazım, bu coğrafyada yaşayan herkes eşittir ve laik bir yönetim istiyor” dendi mi? Evet, dendi. Dinleyen oldu mu? Hayır.

Tüm bunlara rağmen, “Başı açık, başı kapalı, gezici, gezici değil, laik, dindar, alevi, Yahudi, Ermeni, Kürt, Türk, bizim savcımız, bizim hâkimimiz” dendi mi? Evet, dendi.

“Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımıyorum” dendi mi? Evet, dendi.

Askerler tutuklanırken “Ben bu davanın savcısıyım” dendi mi? Evet, dendi.

“Ne istediler de vermedik” diye soruldu mu? Evet, soruldu.

Ankara Belediye Başkanına “Senin paralele verdiğin arsaları biliyoruz” diye tam bir yıl önce söylenmedi mi? Söylendi…

Peki, ne yapıldı?

HİÇÇÇ!

Neden yapılmadı?

O bizden…

Yolsuzluk yapan bakanlar aklandı mı mecliste?

Evet…

Milletin vicdanında?

Hayır!

Neden?

O bizden…

Şimdi şeytanın avukatı soruyor:

Sizce bu kalkışmanın ardında tüm bunların toplumda yarattığı endişeler, hukuksuzluklar, yaşam biçimine müdahale korkuları yok muydu? Kesinlikle vardı. Zaten kışkırtıcılar, teröristler de cesareti bu hukuksuzluklardan aldılar. Hukuk herkese lazım!

 

Gözümüz aydın

Evet, gözümüz aydın.  Bu yazıyı yazarken Sayın Başbakanı dinliyorum ve aklımdan geçen şu: “Çok şükür Allah’ım bir musibet bin nasihatten iyiymiş”…

Sayın Başbakan  Yıldırım, bakanlar kurulunun önünde çok önemli bir tarihi konuşma yapmıştır.

Tüm hataların farkına varmış bir başbakanı dinledim…

İktidar sarhoşluğundan sıyrılmış bir iktidarın başını dinledim…

Toplumunu toparlayıcı, demokrat, aklı başında bir başbakan dinledim…

Hepimizi kucaklayıcı son derece olumlu ve alkışlanması gereken bir konuşma dinledim…

Sayın Başbakanım sizi ayakta alkışlıyorum ve size çok teşekkür ediyorum. Hafta sonunda yaşadığım umutsuzluk, sayenizde yerini bende heyecana bırakmıştır. Umut ediyor ve talep ediyorum ki, “o bizden” bakış açısı bu vesile ile ortadan kalkar ve yerine “biz hepimiz biriz” bakış acısı gelir.

Demokrasi ve laiklik hepimize lazım!

Umarım ki, Sayın Cumhurbaşkanımız da, anayasanın kendisine verdiği yetki ve sorumluluk alanı içerisinde, aynen Sayın Başbakan gibi kucaklayıcı ve toparlayıcı bir çizgide ülkemizin yönetimine yardımcı olur. Biliyorum yöneticilerimizin işleri bundan böyle çok daha zordur, güzel tarafı bunu şu anda bizi yönetmekte olanlar da biliyorlar. Çünkü ülkemiz çok önemli bir dönemeçten geçmektedir, akıl ve itidal ile hareket etmek ve bu fırsatı kaçırmamak lazım!

Ülkemize, halkımıza büyük geçmiş olsun!

Şunu unutmayalım, önümüzdeki birkaç yıl 15 Temmuz’un pisliğini temizlemekle uğraşacağız. İtibar kaybetmek bir dakika sürer, ama tekrar kazanmak yıllar alır.

Demokrasi, hukuk ve laiklik…

Bu önemli kavramları hiç unutmayalım. Her daim, unutanlara nezaketle hatırlatalım.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Haluk Ulusoy - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR