ANTALYA'DA GÖRDÜKLERİM

MAKALEYİ DİNLE

Her yıl haziran ayında Antalya'nın Kundu Köyü (Göksu) sahilindeki Adalet Bakanlığı Dinlenme Tesisleri’nde iki hafta kalmaktayız. Lara'dan başlayıp Turizm Yolu adıyla Kemer'e kadar uzanan bu sahiller 15-20 yıl önce bomboş arazi iken şimdi tamamen lüks oteller ile dolmuş vaziyette.

İlk adım bizim bakanlığın tesisinin bitişiğindeki çamların denize kadar uzandığı Kundu Köyü sahilinin o zamanki Başbakan Mesut Yılmaz tarafından MNG’ye tahsis edilmesi ile başladı. Oralara Topkapı, Kremlin ve Beyaz Saray otelleri yapıldı. Birkaç yıl önce de Mardan ve Venezia otelleri inşa edildi. Azabaycan Devlet Başkanı’nın rezidansı da bitişiğimizde yer aldı. Yol bu köyde biterken geçen yıl G-20 toplantısı nedeniyle Belek tarafına geçmeyi engelleyen nehir üzerine köprü kurularak turizm yolu tamamlanmış oldu. Bizim gördüğümüz otellerin etrafında, alışveriş merkezlerinde in-cin top oynuyordu. Günde 900’den fazla uçağı inip kalktığı havalimanına inen uçaklar parmakla sayılacak kadar azdı.

Her yıl haziranda hava fazla sıcak olmazdı, o yüzden denize giremiyordum. Bu yıl 40 derecelere ulaşan sıcak hava yaktı geçti. Bu nedenle de millet klimalara sarıldı. Her yer buz gibi, resepsiyona giriyorsunuz buz gibi, restorandan yemeği alıp dışarıdaki masaya geçeceksiniz aynı, markete gir donarsın. Millet alışmış onlar rahatsız olmuyor.

Dört ay önce (4.5 G) telefon uygulamasına geçiyoruz diye iletişim firmaları reklama başladı, alt yapıları hazır olmadığı halde hazırız dediler. Ben de teknolojinin dışında kalmayayım diye abonesi olduğum şirketin bayisine başvurdum. Bana iki yıl ödemeli bir uyduruk telefon verdiler. İmzayı attık, güya (4.5 G) olduk. Telefon bazı yerde çalışıyor, birçok yerde çıt yok. Düzelir dedik o arada yurt dışına çıktık. Gazetemize resim ve notlar gönderecektik olmadı. Acil arayanlar beni bulamadı. Dönünce İzmit'e geldim, durum yine aynı. Bu sorunu halledebilmek için, tam yedi kere muhtelif bayilerine bir kez ana bakım merkezine uğradım, her alan telefona bir iki parmak attı, sonuç aynı. Tekrar 3 G'ye döndüm değişmedi. Üç kez telefonla başvuru yaptım, kısa zamanda cevap verilecek dendi, cevap yok. Antalya'ya gitmeden önce kargo ile dilekçe gönderdim cevap yok. Hal böyle olunca bir sabah Antalya'ya indim ve yeni bir telefon aldım. Maddi ve manevi işkenceden kurtuldum. Ancak telefonun ayar işleri yapılırken klima altında kaldım ve üst solunum yolları enfeksiyonu rahatsızlığı ile devrildim. Eski telefonu iade için Tüketici Mahkemesi’nde uğraşmak için zamanım yok, telefonu ülkemizin en iyisi olduğunu ileri süren şirketin genel müdürüne kargo ile göndereceğim, hediyem olsun.

Telefon almaya gittiğimde sabah 9-10 arası şehrin içinde bir tur attım. Çok garip kasım aralık aylarındaki gibi çınar ağaçlarının yaprakları kavrulmuş ve yerlerde. Esnafın birçoğu kapılarını açmamış. Bir büfeden portakal suyu istedim, sohbet ettik. Siftahı sizden yaptık, ayağınız uğurlu gelsin dedi. Durumlarının kötü olduğunu, bu yılın telafisinin mümkün bulunmadığını anlattı. Zira aktif sezonun bitmesine bir ay kadar bir zaman kaldı. Ruslarla aramızın düzeltilmesi ortak aklın emrettiği bir konuydu, keşke iki ay önce yapılsaydı. Çünkü özür dilemek erdemdir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Feridun Güray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR