Aman dikkat !.. Tekirdağ maçı başlarken sonumuz olmasın!..

MAKALEYİ DİNLE

Kulübün durumu ortada. Transfer yasağı var. Kadro belli. Sınırlı. bu ortamda da 3 Eylül'de ligdeki ilk maçımızda Tekirdağspor ile, iki sezon önce yarım kalan hesabı kapatacağız. Tabii ki hesap sahada kapatılır. 2 yıllık amatör kabustan uyandık ve artık profesyonelce yolumuza devam etmek istiyoruz. Bizim Tekirdağ, Çorlu, Edirne ile işimiz olmadı olamaz da. 3.Lig de gerçek yerimiz değil ama bu çileyi de dolduracağız mecburen.

 

 Kaş yaparken göz çıkarmayalım...

 Şu bir gerçek ki, Kocaelispor'un Kocaelisporlu'dan başka dostu yok. Bugünlerde bunu bir kez daha açık ve seçik yaşıyoruz. Kimsenin destek ve yardım etmek gibi bir niyeti yok. Kocaeli Birlikspor oluşumu, öyle ya da böyle Kocaelisporluları kenetledi. İnsanlar Kocaelispor'un elden çıkacağı düşüncesiyle, popülaritesini kaybedeceği endişesiyle harekete geçti. 20 binleri aşan kalabalıklarla amatör liglere rekor kırdı ve yine ülkenin gündeminde baş sıraya oturdu. Yeşil Siyahlılarımız, sokaklara indi ve gerçek sahiplerinin orada olduğunu gördü. Burjuva yönetimlerinden halk yönetimlerine kavuştu ve gerçek yola ulaştı. Bu da burjuvayı zorlayarak, kentin takımına sahip çıkma zorunluluğunu beraberinde getirdi. Çünkü her zaman söylediğimiz gibi Kocaelispor sokaklarındır. Halkın takımıdır. Hala, Kocaelispor'un başarısız olmasını ve kapanmasını bekleyecek kadar alçaklar var bu kentte. Onlara meydan vermemek lazım.

 

İşte sırf bu yüzden 3 Eylül'de başlayacak lig maratonunda, hepiniz birer futbolcu, yönetici, masör, malzemeci gibi davranmalı ve kulübe zarar verecek hiç bir işin içinde olmamalısınız. Evet Tekirdağ'a öfkelisiniz. Orada çok çirkin şeylerle karşılaştınız. Saldırıya uğradınız. Ama bu sırf büyük kulüp olmanızdan ötürüydü. Tekirdağ sahaya çıkacak takımı zor buluyor. Bunu göz ardı etmeyin. Ve sırf bu şartları unutmayarak o maça takımla beraber siz de hazırlık yapın. O maçta Tekirdağ bize ceza aldırmaya çalışacaktır ve alacağımız cezaların da nelere mal olacağı ortadadır. 3 kuruşa muhtaç durumdaki kulübümüzde yapılacak en kötü şey de budur. Tabii yine bu kentin tam ortasında, kulübün ceza almasını bekleyecek kadar hainler de vardır. Bunu sakın unutmayın!..

 

……………………

 

 

Metin Yıldız'ın onur savaşı!..

 

 

Kulübün durumu ortada. Transfer yasağı var. Kadro belli. Sınırlı. Bunun yanı sıra 5 oyuncuyu da Ocak'tan önce oynatamıyoruz. Böylesi bir ortamda 3.Lig kulübünü kim kabul eder. Tabii ki Metin Yıldız. Çünkü transfere karşı ve tam istediği ortamı buldu. Bu ülkede, menacerler yüzünden, 'Transferi ben zaten sevmiyorum' diyen adamın hiç şansı yoktur. Kulüplerin içine kadar sızan yönetici-menacerlerin işine gelmez böyle adamlar. Ama Kocaelispor başka. Başkan Bahri Yavuz, Metin Yıldız'ı 'Ben transferi sevmiyorum. Alt yapıdan gençler yetiştirip, kazandırmaktan daha hoşuma gidiyor. Bu yüzden transfer yapamamamıza rağmen, teklifinizi kabul ediyorum' deyip göreve geldi. Düşünün. Barcelona, Real Madrid ve 16-17'lik gençlerle Leicester gibi takımları yenerken, bu ülkede hala gençlerin yetişmesini istemeyen teknik adamlar bunu düşünüyor ama ulu orta söyleyemiyor. Çünkü bir daha kulüp bulamaz. Transfer olmazsa menacerlerin de menacer yöreticilerin de işi kalmaz. Velhasıl-ı kelam, Metin Yıldız zor bir göreve soyundu. İşi gerçekten zor. Rahat bırakmayacaklar, menacersiz şampiyonlukları istemeyen, transfersiz ranttan olmak istemeyen bir futbol kültürümüz var. Bu kent içerisinden bile baskı yapacaklar. Burada en önemli nokta ise, Başkan Bahri Yavuz'un Metin Yıldız'a sahip çıkacak olması. Bekleyip görelim bakalım Metin hocanın YILDIZ'ı yine parlayacak mı?..

 

…………………..

 

 

Kulüp ile basın iç içe olmamalı?..

 

 

İki iki daha dört eder. 30 yıllık meslek hayatımda bunu bilir bunu söylerim. Kulüp ile basın mensupları birbirlerine mesafeyi iyi ayarlamalı, birbirlerine zarar vermemelidir. Kulüpte zarar görmüştür, basın mensupları da... Bunu geçmişte çok yaşadık... Tabii ki birbirimizi seviyoruz. Gazeteler Kocaelispor sayesinde satar, Kocaelispor gazeteler sayesinde tanınır, bilinir. Ama birisi futbol kulübüdür, diğeri ise kurum olarak bir gazete... Bu mesafeyi koyamayanlar yok olup gider. Koyanlar ise yaşar. Biz mi, tabii ki sonuna kadar Kocaelisporluyuz. Ama kendi mumu ile devletin mumunu ayırt etmesini bilen gazetecileriz biz.

 

Yumurta ve tavuk hesabı, yıllardır tartışılır durur: Kocaelispor ile ilgili gerçekleri yazalım mı, kulüp zarar görür mü, yoksa faydasına mı olur? Tüm gazeteci arkadaşlarım bu ikilem arasında kalmıştır. Siz 30 yıldır hala bu ikilemi yaşar dururuz. Bir yerde öyle bir haber vardır ki, bizim görevimizi bunu size aktarmaktır. Diğer yanda ise öyle bir durum vardır ki, bunu yazarsak şampiyonluğa oynayan veya düşmemeye oynayan kulübe son darbeyi biz vurmuş oluruz. Yani aşağı tükürsek sakal, yukarı tükürsen bıyık misali.

 

Bu ortamda gazetecilik yapmak tabii ki zor ve biz bu zora 30 yıldır alıştık. Tam yazacağız Avrupa'da oynuyoruz, tam yazacağız şampiyonluk kovalıyoruz, tam yazacağız küme düşüyoruz. Kulüp başkanlarımız hemen karşımıza dikilir 'Sen Kocaelispor'un haini misin?' Aradan bir yıl geçer, o başkan koltuğunu devretmiştir ve yine bize yüklenir "Cesaret edip de yazamadınız ki şu gerçekleri!.."

 

Buyurun buradan yakın... Kimseye yaranamazsınız, ne İsa'ya ne Musa'ya... Bunca meslek yaşantımız içerisinde zaman zaman hain ilan edildik, zaman  zaman da ayın kişiler tarafından 'Kahraman' ilan edildik. Ama bilmiyorlar ki, biz her ikisi için de bir şeyler yazıp çizmedik. Biz işimizi yaptık. Yani gazeteciliği. Tribünde ise Kocaelisporluluk aşkımızı kimseyle tartışmayız. Bunun için yazdıklarımızın hep arkasındayızdır. 

 

Artık bizim olmayan Kocaelispor tesislerinin dili olsa da konuşsa. Yönetim kurulu odasında ne basın toplantıları, ne de gizli katıldığımız yönetim kurulu toplantıları yaşadık. O odalarda ne kavgalar yaptık, birlikte ne gözyaşları döktük. Birlikte neleri yazıp yazmayacağımıza karar verdik. Gecenin 3'ünde, 4'ünde yönetim kurulunu takip ettik. Kocaelispor'un batışını gözlerimiz yaşlı izledik ve hiçbirimiz bir şey yapamadı, haber yapmaktan başka.

 

Bu satırların yazarı olarak ben kulübün peşinden 30 yıl koştum. Zaman geldi tesislerde sabahladım, zaman geldi, 36 saatlik yolları gidip gelerek masa başı yaptım ve sizlere en taze bilgileri aktarmaya, en doğru yorumları yapmaya çalıştım. Böyle gazetecilik yaptık ama değişmeyen bir şey vardı ki, Kocaelispor sevgimiz hep aynıydı. İki kupa kazanıldığında, 5 şampiyonluk yaşandığında soyunma odalarındaydık. Kulüple hep iç içeydik ama hiçbir zaman el ense olmadık. Böyle de olmaya devam etmeli. Genç kardeşlerimize de bunu tavsiye ediyorum.

 

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR