TÜFAD bize orantısız güç kullandı… Suç duyurusunda bulunuyorum…

MAKALEYİ DİNLE

1985 yılıydı…

Hakemler derneği ilk turnuvasını Atatürk Spor Salonu’nda düzenledi…

Turnuvayı düzenleyen, dernek başkanı hocam Bedri Dölkeleş’ti…

O yıl katıldığımız turnuvada ben gol kralı oldum…

Bir sonraki turnuvada fuarda en erken golü atarak da (6 saniye), rekor kırdım…

Kupayı Baturman’ın elinden aldım…

O turnuvalarda transfer teklifleri bile almıştım…

Yıllar yılları kovaladı…

Önceki akşam, yine üyesi bulunduğum TFFHGD, geleneği sürdürdü…

Bizim de Kocaeli Gazetesi olarak, babamın vefat ettiği 2003 yılında şampiyon olduğumuz turnuvada, önceki akşam Basınspor olarak sahaya çıktık…

Ben de kaptan olarak sahada yerimi aldım…

Erdem Övüç beni bir yarıda biraz daha fazla oynattı…

Ama çıkarken herkes alkışladı…

Sağ olsunlar…

Yalnız rakibimiz TÜFAD’dan biraz bahsetmek istiyorum…

TÜFAD bu ismi bıraksın...

Profesyonel Futbolcular Derneği olsun…

PÜFAD…

Biz eski takım arkadaşım Akif Arslan ve Yusuf’la oynayacağımızı zannedip itiraz edince, Remzi Demirer hoca “Yok onlar antrenör” dedi…

Sonra gerçek takımı karşımızda görünce, küçük dilimizi yuttuk…

Volkan Keskin…

Hakan Tan…

Serter…

Zafer Durmaz…

Tuncay Budakin…

Emin Erol…

Adeta TV’lerde izlediğimiz oyuncular, bir anda karşımıza çıktı…

Ben ve 30 yıllık meslektaş arkadaşım Orhan Balcı ‘Yaaaa biz yanlış maça gelmişiz… Bu bizim maç değil. Biz kenara çıkalım, maç için yorum yapalım… Bizim maçtan önce programa Spor Toto Süper Lig maçı koymuşlar” dedik…

Meğerse Erdem hoca bizi oynamamız için sahaya çıkarmış…

Elimizden ve çenemizden geleni yapmaya çalıştık…

Çünkü ayağımızdan bir şey gelmedi…

Bir ara bizim Yiğido yine espriyi patlattı:

“Brezilya-San Marino maçına hoş geldiniz…”

 

***

 

Ne olursa olsun…

Çok keyifli bir gece geçirdik…

Ramazan ayında turnuvalar çok güzel bir şey…

Saat ürkütücü geliyor ama hiç de öyle değil…

Yahya Kaptan’da cafeler dolu…

Hayat sürüyor…

Maçtan sonra gelip evinize gelip, hiç uyumadan sahurunuzu yapıyorsunuz…

Bir zamanlar kahvelerde tombalalar çektirilirdi…

Onun yerine sahaya çıkıp, şu yaz gecesi sıcaklarında maç oynamak büyük keyif…

Bu keyfi oynamasanız da, tribünde yaşayabilirsiniz…

Espriler gırla gidiyor…

Bekleriz efendim…

Bu gece de 23.00’de maçımız var…

Hakemlerle…

Bekleriz efendim…

 

Nasılsa futbolda ara var… Larçlığa devam…

Biz spor gazetecileri için, yaz ayları tam bir kabus gibidir…

Bir çok spor branşında faaliyet devam etmesine rağmen, bizler bizden çoğunlukla futbol istersiniz…

Arz talep meselesi…

Eee, futbolun olmadığı işkenceli günleri yaşıyoruz…

Süper Lig’de yok…

Ama bizler için Eurosport’ta bir çok branş var…

Sizler için öyle değildir muhakkak…

Bu yüzden biz de, maalesef talebe karşı çalışmalarımızı sürdürüyoruz…

Çünkü bizler, profesyonelce, yani paramızı alarak gazetecilik mesleğimizi yapıyoruz…

Yani sizin istediğiniz gazeteyi hazırlıyoruz…

Çünkü bu gazeteler sizin…

Siz bir ekmek fırınına gidip ekmek isterseniz, biz de size zorla pasta satmaya çabalarsak, ismimiz ‘Donkişot’a’ çıkar…

Bunu yine de yıllardır yapıyoruz zaten…

Ama yayın ilkelerimize de uymak zorundayız…

Velhasıl-ı kelam…

Yaz aylarında…

Larçlığa (large; rahatlık, genişlik) devam…

 

50 yıl sonraki halim…

Sosyal medyada sıkça başvurulan bir test yöntemi var…

Namesets…

Deneyin…

İlginç…

Bu testlerden biri de gelecekle ilgili…

Mesela 509 yıl sonra nasıl görüneceksiniz…

Bunu Photoshop’da yapmak biz gazeteciler için çok kolay…

Montajı bol bir ülkede yaşıyoruz…

Ama bu fotolu tesit ben basitçe yaptım ve 50 yıl sonraki halim hiç de fena değil…

Gerçi şimdi de var böyle bir yakışıklılığımız ama, 50 yıl yaşar mıyız, onun esti yok…

Olsa da, inançlarım gereği inanmam zaten…

Şu sıkıcı futbolsuz yaz günlerinde, size iyi gelebilir…

 

MİŞLER… MIŞLAR…

“ASİMETRİK-PARALEL”

Cemaatçi NBA’li Enes, milli takıma alınmamış…

O zaman üşenmeyip ‘Paralel’ini bulsunlar…

 

“BEŞİKTAŞK…”

Yönetim topu Şenol Güneş’e atmış…

Geçen sene de bol bol avuta atmıştı zaten…

 

‘YILDIRIM’

Trabzonspor’a yıldırım düşmüş…

4 sene önce de düşmüştü zaten…

 

GÜNÜN SÖZÜ:

"Beni futbol oynuyor zannetmeyin. Benim yaptığım şey sevgilimle 90 dakikalık dilimler halinde zaman geçirmek."

Wagner Love

 

KONUŞAN FOTOĞRAF:

-Artık futbolcuları kapı önüne koyma şekli böyle olacakmış…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR