Cumhuriyetimizin 90’ncı kuruluş yıldönümü ve bitmek tükenmek bilmeyen ha

MAKALEYİ DİNLE


**********
Küresel sermayenin patronu, ABD, yani Amerika Birleşik Devletleri’dir.
ABD’nin hedefi Türkiye’yi bölmektir.
Bunun üç temel nedeni vardır.
1-)Lozan Antlaşması’nın intikamını almak.
2-)Türkiye’nin Ortadoğu’da güçlenmesini engellemek.
3-)Genel strateji gereği, Türkiye’nin “ulus devlet” yapısını bozmak ve etnik parçalara ayırmak.
Bunu, kendisi de, çevresindeki “patron devlet” temsilcileri de saklamamaktadır.
İsrail Başbakanı İzak Şamir, taa 1983 yılında Brüksel’de yaptığı konuşmada, bakın neler diyor!
“Türkiye, Kürdistan’ı işgal altında tutan devletlerden biridir. Bu devletler laf dinlemediği için Kürt halkı bağımsızlığını kazanamıyor…”
Aşağıda okuyacağınız satırlar da eski Almanya Başbakanı Helmut Schmit’in.
“ABD, Türkiye’yi bölecek. ABD, bu hedefini önümüzdeki yıllarda gerçekleştirecek. Türkiye topraklarında Kürdistan ve Ermenistan kurma planlarını hayata geçirecek.”
Dün ve bugünkü ifadeler, şunu ortaya koyuyor:
“Yeni Dünya Düzeni’nde ulus devletlere yer yok. Ulus devletler mutlaka parçalanarak yok edilecek.”
İşte Türkiye’de yıllardır yaşadığımız olaylar da, emperyalist devletlerin yazıp sahneye koyduğu oyundan başka bir şey değil.
Bu oyunun çoğu sahnesini de bize oynatıyorlar.
Tamam, küresel sermayenin ülkeleri “etniklik” temelinde bölme stratejisi, sadece Türkiye’ye yönelik bir plan değil.
Jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip üçüncü dünya ülkelerinin tamamı bu planın içinde.
Ancak üzücü olan, yıllardır bu ülkeyi yönetenlerin, emperyalist ülkelerin bu oyununa gelmesi, tuzağına düşmesi…
İşin diğer üzücü tarafı da, bölünmenin “barış” diye kamuoyuna sunulmaya çalışılması.
Memleket, göz göre göre elden gidiyor.
********
Şunu da unutmayalım.
Türkiye, inanılmaz bir coğrafya üzerinde.
Enerji kaynaklarının tam kalbinde…
Bölgede, enerji kaynaklarının büyük bölümü Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nde ve Müslüman ülkelerde…
Böyle bir coğrafyada güçlenen Türkiye’yi ne ABD ister, ne de AB…
Bu nedenle, bu coğrafyada Türkiye’nin liderlik konumuna yükselmesi, asla Batı’nın çıkarlarıyla bağdaşmaz.
Bizi strateji gereği zaman zaman “liderlik” havasına sokarlar, ama hemen arkasından burnumuzu sürterler.
Bakın geçmişimize, bunun pek çok örneğini görürsünüz.
Batı’nın Türkiye stratejisi şudur:
*Ekonomik olarak sürekli “bağımlı” hale getirmek… Bağımlı mıyız, bağımlıyız.
*Sürekli terör ortamı içinde tutmak ve bölmek… Osmanlı döneminde de Cumhuriyet döneminde de isyanlardan, terörden başımızı kaldırabiliyor muyuz, kaldıramıyoruz. Ve bölünme… Yol ayrımına geldik. Eli kulağında…
********
Size, Batı’nın Türkiye’ye ve Türk dünyasına uyguladığı politikayı daha iyi anlamanız için bir belgeden söz edeceğim.
Günümüzden 52 yıl önce, yani 1961 yılında, Washington’daki NATO Karargâhı’nda, yüksek rütbeli bir Türk subayının ele geçirdiği “çok gizli” belgeden…
Belge, Sovyetler Birliği’nin dağılacağı ve Orta Asya’da 5-6 Türk Cumhuriyeti kurulacağı neredeyse 37-38 yıl öncesinden öngörülüyor.
Kurulacak Türk Cumhuriyetleriyle Türkiye arasındaki ilişki şu şekilde belirleniyor:
“Türk devletlerinin işgal edecekleri coğrafya stratejik yönden çok değerli ve tabii kaynaklar bakımından çok zengindir. Bu devletler, Batı’daki Türkiye Cumhuriyeti ile birleşirse, o zaman ortaya Hitler Almanya’sı veya Stalin Rusya’sından daha tehlikeli bir kuvvet Batılıların karşısına çıkar. Türkiye Cumhuriyeti ile Doğu Türklerini birleştirmemek için elden gelen yapılmalı, Türkiye ile bu devletler arasında tampon devletler kurulmalı, Türkiye’nin lider devlet olmasını engellemek için, siyasi ve ekonomik bütün tedbirler alınmalıdır.”
Bu belge, neyi anlatıyor biliyor musunuz?
Türkiye’nin…
*Neden bu durumda olduğunu…
*Neden yıllardır iki yakasının bir araya gelmediğini…
*Neden korkunç rakamlarla borçlandırıldığını…
*Neden madenlerinin işgal edildiğini…
*Neden tarımının çökertildiğini…
*Neden tarım arazilerinin yabancılara satıldığını…
*Neden cehalet içinde bırakıldığını…
*Neden terör ve bölücülükten başını alamadığını…
Bütün bunlara…
Türkiye’yi yıllardır yönetenlerin basiretsizliği, yeteneksizliği, işbirlikçiliği; aydınların sorumsuzluğu, medyanın yandaşlığı, yalakalığı, satılmışlığı eklenince, geriye bir şey kalmıyor.
Devam edeceğiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR