CHP, takım soyunma odasındayken kural değiştiren parti…

MAKALEYİ DİNLE

Tam böyle oldu…

Bir futbol karşılaşması öncesini düşünün.

Takım soyunma odasında, hazırlıklarını yapmış, sahaya çıkmaya hazırlanıyor.

Herkes heyecanlı.

Heyecanları, maçın sonucuyla ilgili değil.

İlk 11’in nasıl oluşacağı ve uygulanacak kurallar konusunda…

Gerçi kurallar belli, daha önce konuşulmuş, ilan edilmiş.

Takım oluşturulurken hangi kıstasların esas alınacağını herkes biliyor.

Ama “takımın patronu”, sağı solu belli olmayan biri.

Bugün, dünden farklı kararlar alabilir.

Son anda nasıl bir kararın çıkacağını kestirmek zor!

Nitekim öyle de oldu.

“7 Haziran maçı” na hazırlanan “CHP takımı oyuncuları”, alınan karar karşısında önceki gün şok yaşadılar.

CHP Genel Merkezi, “Takımı seçmek için önseçim yapacağız” demişti, bu söz verme son anda “merkez yoklaması” na dönüştü.

Yani, takımı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kuracak.

Parti tabanına sormayacak.

Eğilim yoklaması dahi yapmayacak.

Daha önce verilen sözlerin hepsi rafa kaldırıldı.

Evet, aynen öyle oldu.

CHP, takım sahaya çıkmaya hazırlanırken kural değiştirdi, yeni kurallar koydu.

Tıpkı daha önceki dönemlerde olduğu gibi…

“Değiştik” demişti, demek değişen bir şey olmamış.

Anlayacağınız CHP, “aynı tas, aynı hamam”!

Tam bir “curcuna” partisi!

Kimin ne halt ettiği belli olmayan bir parti!

İnsan, ne söz verdiyse yerine getirir.

“Önseçim” sözü verildiyse, önseçim yapılır.

Madem verilen söz tutulmayacaktı, neden söz verildi.

Baştan itibaren “merkez yoklaması” denseydi, herkes yolunu ona göre çizer, bugünkü sıkıntı yaşanmazdı.

Her neyse, bazı kişilerin aylardır sürdürdüğü “önseçim şovu” da sona erdi.

“Önseçim maskesi” altında “merkez yoklaması” peşinde koştukları ortaya çıktı.

 

Birilerinin milletvekili olması veya olmaması, bizi ilgilendirmiyor

Öncelikle belirteyim…

CHP’de, MHP’de veya AKP’de, “birilerinin milletvekili olması veya olmaması” bizi zerre kadar ilgilendirmiyor.

Çünkü bu gazete sırtını belediye başkanlarına, milletvekillerine, o partiye veya bu partiye dayamış bir kurum değil.

40 yıldır “bağımsız” hareket ediyor ve bundan sonra da bu çizgide yürümeye kararlı.

Biz, kim olursa olsun, bu kentin ve bu ülkenin düzgün insanlar tarafından temsil edilmesini isteriz.

Milletvekili olacak kişi, “almaya” değil “vermeye” gitsin!

Dağarcığında, bu kent ve ülkemiz için bir şeyler olsun!

Rozet takıp, hava atmak için Ankara’ya gitmesin!

Hele hele “telefon ve randevu özürlüleri” nin Ankara’da hiç işi yok.

Gitseler ne olur, gitmeseler ne olur!

Hayat bir “statü” değildir, hayat bir “duruş”tur.

Hayat, “medeni ilişkiler” dir.

 

Sefa Sirmen ve Hikmet Erenkaya için alınan karar

Parti Meclisi’nin “merkez yoklaması” kararı, Sefa Sirmen ve Hikmet Erenkaya yüzünden alındı.

Parti kamuoyunun konuştuğu bu!

Bana göre de gerçek payı fazla.

Biliyorsunuz, CHP’de “eskiler-yeniler” kavgası kalıtımsal bir hastalıktır.

30-40 yıl önce de vardı, bugün de var.

Neden var?

Çünkü parti bir sistem içinde yönetilmiyor.

90 yıllık parti, ama yönetim sistemi ve yönetim kültürü oluşmamış.

Günlük kararlarla yol almaya çalışıyor.

Bu nedenle de kavga hiç eksik olmuyor.

Kavganın olduğu yerde de “nefret” vardır, “başarısızlık” vardır.

Parti çalışmaları “dava” olarak ele alınmaz, “kişisel menfaatler” hep ön plana çıkar.

“Seçimi kazanmak” değil, “kişilerin milletvekili olması veya olmaması” önemlidir.

Bu nedenle CHP her seçimde kendi partilileri tarafından da “sabote” edilir.

 

Gelelim Erenkaya ve Sirmen’in söylediklerine…

Önceki gün, karar açıklandıktan sonra Hikmet Erenkaya aramıştı.

“Gördün mü abi, yapacaklarını yine yaptılar. Önseçim dediler merkez yoklaması çıktı…” diye görüşlerini özetlemişti.

“Ne yapacaksın, bu şartlarda yine de aday olacak mısın?” soruma ise “Ne adaylığı, tabanın söz sahibi olmadığı yerde aday olmam” şeklinde cevap vermişti.

Dün Sefa Sirmen’le görüştük.

“Geçmiş olsun” diye söze girdim.

Çünkü Sefa Sirmen’in durumu tam benim bu ifademi yansıtıyordu.

Parti Meclisi’nin “merkez yoklaması” kararı, en fazla Sefa Sirmen ve Hikmet Erenkaya’yı etkilemişti.

Pek ön planda değil, ama bu karar eski İl Başkanı Ferhan Şensoy’un önünü de kesti.

Şimdi söz Sefa Sirmen’de… İşte söyledikleri:

“Biliyorsun, yerel seçimlerde ben aday olmayayım diye önseçim kararını iptal edeceklerdi. Etmediler, edemediler… Geldik genel seçimlere… Salt önseçim kararını rahat alsınlar diye soran herkese ‘Aday değilim’ dedim. Önseçim kararı alsınlar da parti kurtulsun diye. Ama benim ‘Aday değilim’ sözüme inanmadılar, önseçimden vazgeçip merkez yoklaması kararı aldılar…”

“Bu kararın alınmasında etkili olan isimler var mı?”

“Bu karar üç milletvekilinin Hurşit Güneş, Mehmet Hilal Kaplan, Haydar Akar ve eski İl Başkanı Yalçın Kuşkan’ın eseridir. ‘Önseçim yapılırsa biz gelemeyiz, Sefa Sirmen’le Hikmet Erenkaya gelir’ dediler bu kararı aldırdılar…”

“Merkez yoklamasında ilk sıralarda yine bu isimler mi olacak?”

“Hiç şüpheniz olmasın. Mevcut milletvekilleri ve Yalçın Kuşkan… Belki aralarına bir isim daha koyarlar… “

“Dışarıdan bir isim mi?”

“Mehmet Bekaroğlu’nun ismi konuşuluyor… Saadet Partisi ve AKP’den oy alabileceğini düşünüyorlar… Partiye yazık ediyorlar… Partiyi dinamitliyorlar… Parti üyelerine güvenmeyen bir parti başarılı olabilir mi? Bu anlayış, partiye ihanettir. “

“CHP’li olmayanların partiye gelmesine karşısınız…”

“CHP’nin 60 yılı kendine adam aramakla geçti. O olmadı bu, bu olmadı o! Beni, daha doğrusu partiyi tanımayan kişileri benim başıma yönetici yapıyorsun, böyle bir mantık olabilir mi? Yalçın Kuşkan, SHP’deyken CHP’ye küfrediyordu, şimdi küfrettiği partiye milletvekili olma aşamasında. Ben son seçimlerde İzmit’te yüzde 42 ol aldım, partinin genel oyu belli, ben bu başarımla partimden dışlanmak isteniyorum. Bu kafayla CHP başarıya koşabilir mi? Ben aday olmak istemesem bile, bana aday ol diye baskı yapılması lazım. Aman gel aday ol diye… Genel Başkan, ‘Bu seçimler partimiz için milat’ olacak diyordu. Böyle mi milat olacak, sen kendi kendine ihanet ediyorsun!”

“Sefa Bey, Parti Meclisi’nin kararından sonra sizin bağımsız aday olabileceğiniz konuşulmaya başladı…”

“Kesinlikle söz konusu değil. Benim derdim milletvekili olmakta değil. Ben yıllarca belediye başkanlığı da milletvekillik de yaptım. Ben, partime bir ivme kazandırabilir miyim, bunun derdindeyim… Eğer buna fırsat verilmiyorsa da yapacak bir şeyim yok!”

***

Sefa Sirmen’in söyledikleri bunlar…

Sefa Bey’in sözünü ettiği kişilere de her zaman köşemiz açık.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

03

PARTİLİ - ANLAYANA Sn.SİRMEN ve ERENKAYA milletvekili olduklarında ön şeçimle belirlendilerde

bu kadar feryat ediyorlar ( Hiç düşündülermi bu görevi bizden daha iyi yapabilecek birçok

partili mevcut ) İYİKİ VARSI CHP

Yanıtla . 0Beğen 16 Şubat 17:30
02

misafir - Sefa bey, Hikmet bey chp sizi belediye başkanı, milletvekili yaptı partinize haksızlık yapmayın , bu söylemlerle partiye akp den daha çok zarar veriyorsunuz ayrıca geçen seçimlerde büyük şehire aday olma cesaretini gösteremdiniz.patrinin en güçlü olduğu izmitte bile seçim kaybettiniz.

Yanıtla . 0Beğen 16 Şubat 17:30
01

ugur temel - yeter artik izmit te sefa bey ve hikmet beyden baska insan yokmu acaba her yere geldiler daha ne istiyorlar elllerinden geleni yapsinlar chp bir yerlere gelsin kocaeli de yeter artik cekisme lutfen

Yanıtla . 0Beğen 16 Şubat 17:30
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR