"BİZE ROL VERİN!"

MAKALEYİ DİNLE




28 Ekim günü yani Cumhuriyet Bayramından bir gün önce Washington'da BDP Washington temsilcisinin düzenlediği “Yeni Ortadoğu'da Kürt Rolü” başlıklı bir konferans gerçekleştirildi.
Daha önceki yazılarımda Avrupa'da ve Ortadoğu'da yapılan Kürt konferanslarından bahsetmiştim. Ancak ABD'de ilk kez yapılan bu konferans konusu itibariyle ileride yaşanabilecek önemli gelişmelerin habercisi olabilir.
Nasıl mı?
Avrupa'da ayrılık yanlısı Kürt gruplar kendilerine geçmişten beri destek buldukları için orada gerçekleştirilen konferanslarda yapılan konuşmaların daha muhalif ve sert olduğu görülmektedir.
Halbuki ABD'de yapılan konferansta BDP eşbaşkanının ifadelerine bakıldığında küresel dünya düzenin baş oyun kurucusu ABD'nin politikalarına uyumlu bir tavır çizdiği dikkati çekmektedir.
Zira BDP eşbaşkanının konuşmalarında her şeyden önce ABD'nin Suriye politikasını destekler nitelikte ifadeler göze çarpmaktadır. Buna göre kendisi Suriye'deki Kürtlerin radikal İslamcı örgütlere karşı olup bunlarla mücadele ettiğini söyleyerek bu sebeple o bölgedeki Kürtlerin mağdur olduklarını ifade etmiştir.
ABD'nin politikaları ile bir başka politik uyum da BDP eşbaşkanının Kürtler için “sınır değişikliği getirmeyen sınırsız bir model” yaratmak istediklerini ifade etmesinde yatmaktadır. Demirtaş bu doğrultuda Ortadoğu'daki durumun Kürtler için bir avantaj olduğunu ve Kürtlerin tarihlerinde ilk kez statüye kavuştuklarını vurgulayıp bu statünün başka halkların haklarının inkarı üzerine kurulamayacağını belirterek şu şekilde devam ediyor: "Tekçilik ve Türkçülük üzerine bir sistemle hiçbir problem çözülemez. Paradigma değişikliği gerektiren bu politika ve köklü reforma Türkiye Hükümeti ve AKP’nin hazır olmadığını görüyoruz. Kürtlerin çözüm önerileri Türkiye’yi zayıflatacak bir anlayışla ortaya konulmamıştır. Sınırları değiştirmeden, kendi özgürlüğümüzü ve statümüzü kazanabiliriz. Mücadelemizi sürdürüyoruz. BDP olarak buna katkı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. ABD’nin de bu yönüyle Kürtlerin dil hakları, kendini yönetme hakkına destek veren bir politika izlemesinin barış sürecine katkı sağlayabileceğini düşünüyorum." (http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=90506)
Dünya düzeninde küreselleşmenin temsilcisi ve uygulayıcısı olan ABD'nin şu an izlediği dış politikada karşılaştığı en büyük sorun devletler arasındaki sınırlardır. Bu konuda BDP'nin ifadelerinin ABD politikaları ile uyum gösterecek biçimde olacağı açıkça anlaşılmaktadır.
Kısacası görülen o ki ayrılıkçı Kürt hareketi yeni bir düzen oluşturulacak olan Ortadoğu'da aktif rol oynamak istediğini ve bu rolü elde ederse ABD politikası ile ters düşmeyeceğini ABD yetkililerine açıklamıştır. Yani bu konferansla söz konusu hususta ABD'ye bir nevi güvence verildiği ve ABD'nin desteğini elde etme amacı güdüldüğü söylenebilir.
Kanaatimce Türkiye'nin izlediği yanlış Ortadoğu politikası sonucunda ülkemiz bölgede yalnızlaşmış ve güvenilirliğini kaybetmiştir. Ülkemizin geçmişten gelen ve Ortadoğu'daki tarihi mirası olan hamilik statüsü de uygulanan yanlış politikalar sonucunda ciddi zarar görmüştür. Bunun neticesinde bölgede kendilerine aktif rol isteyen yeni oluşumlar ortaya çıkmıştır.
Netice itibariyle bu yeni düzende aktif rol talep edenler bunun gerçekleşmesi için istedikleri desteğin Avrupa ayağını oluşturup, ABD'nin güvenini de kazanırlarsa bizlere sadece kendilerine “barış güvercini” verme rolünün kalacağını düşünmekte haksız mıyım?
Saygılarımla...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR