Irak’ta İçişleri Bakanı olmak!..

MAKALEYİ DİNLE

Irak, emperyalist emellerle çıkarılan iki “ Körfez Savaşı ” sonunda, maddi ve manevi açıdan çökertildi.

Irak vatandaşları, “şii-sünni” olarak, mezhepsel açıdan iki düşman gruba bölündü.

Irak’ta ABD askeri gücünün yanısıra, ABD ve İsrail ajanları cirit atıyor!

Irak, “toprak bütünlüğünü yitirmiş” ve parçalanmış bir ülke.

Irak petrolleri birkaç ABD petrol tekelinin kontrolünde.

Irak, “Sözde Müslüman” İŞİD ve benzeri örgütlerin sürekli ve alçakça saldırıları altında.

Ordusu ve Emniyet Güçleri parça parça…

Bu koşullarda Irak’ta İçişleri Bakanı olmak kolay mı?

İşte, son olarak İŞİD’in alçakça saldırısı sonucu Bağdat’ta 213 kişi yaşamını yitirdi…

Irak İçişleri Bakanı; “Benim ne suçum var? Ülkenin durumu bu!” demedi.

Ve; Irak İçişleri Bakanı Haydar Abadi, istifa etti!..

Yaralılar için kan bağışı yapan Abadi; “Güvenlik zafiyeti ile ilgili sorumluluğu üstlendi!”

Bu gibi olaylar karşısında “istifa etme onurunu gösteren” siyasetçilere ancak Japonya’da ve bazı Avrupa ülkelerinde rastlanıyor!

Geri kalmış ve siyasal düzeni kaos içinde olan ülkelerde bu onurlu davranışı göremezsiniz!

Ya Türkiye?

7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana üst üste yaşadığımız terör olaylarında yüzlerce vatandaşımızı yitirdik. AKP’li İçişleri Bakanları ya da Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı neden “istifa etme” tercihini gösteremediler?

Neden her katliam sonrası; “Güvenlik zafiyeti yoktur” palavrası ile bizi “APTAL” yerine koydular?

Sözde ÇÖZÜM SÜRECİ” masalı ile vatandaşı uyutup, “aman süreç aksamasın” diye terör örgütünün kentlerde yuvalanmasına, hendekler açmasına, kentleri bomba yatağı haline getirmesine neden göz yumdular?

“Valilere bizzat ben talimat verdim” diyenlerin, bu gaflet yüzünden Güneydoğu kentlerinde masum halkın yaşadığı yıkımlarda hiç mi suçları yok?

Siyasetin bağnazlığına batmamış, BİAT kültürü ile köleleşmemiş her vatandaşımız insafla ve akılla bu soruların yanıtını aramalı ve AKP iktidarına bu soruları sormalıdır!

Her gün, her fırsatta bangır bangır konuşanların, demokratik kuralları hiçe sayarak “Meclis’in denetim görevini” yapmasını engelleyen ve “Meclis Terör Araştırma Önergesini” reddedenlerin, vatandaşa vermesi gereken bir hesap olmalı!..

Ama, bu hesabı soracak “beyni ve vicdanı özgür” bir halk da olmalı!

Onurlu davranışı nedeniyle, Irak İçişleri Bakanı’nı kutluyorum…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR