Siz kadınlarımızın çalışmasına yardımcı mı olmak istiyorsunuz?

MAKALEYİ DİNLE

Klasik ifadedir…
“Çalışmasına çalışacağız da, iş mi var?”
İşsizlerin bu mazereti, büyük oranda kabul edilebilir.
Ekonomik sıkıntılar…
Yanlış istihdam politikaları…
Ülkeyi yönetenlerin beceriksizlikleri…
Bütün bunları anlıyorum.
Anlamadığım bir şey var.
İşsizliği azaltmak için hiç mi çare yok?
“Ne yapalım, kader…” deyip oturacak mıyız?
Size, önce 12 Mart 2012 Pazartesi günü yazdığım, “Erkekler cani mi?” başlıklı yazımın bir bölümünü hatırlatmak istiyorum.
Sonra bir öneride bulunacağım.
“Çalışan kadın sayısına gelince…
Öyle kentin göbeğinde oturup da, etrafınızdaki kadınlara bakarak, “Çalışan kadınlarımızın sayısı artıyor” kanısına kapılmayın!
Durum felaket!
Elimde son bir istatistik var.
Türkiye, “kadınların istihdama katılımı” bakımından, 189 ülke arasında 179’ncu sırada.
Yani son 10 ülke içinde…
Hani o beğenmediğimiz İran ve Afganistan var ya, onların bile gerisindeyiz.
Kadına değer vermeyen İran’da, kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 33, halen savaşta olan Afganistan’da ise yüzde 30.
Türkiye’de?
Türkiye’de yüzde 21…
Seçmen sayımız, yuvarlak rakam, 50 milyon.
Yarısı kadın, yarısı erkek…
Seçmen yaşı demek, tüm dünyada çalışma yaşı demektir.
Hadi bizde biraz daha yüksek tutalım ve çalışabilecek kadın sayısını 20 milyon olarak kabul edelim.
Yüzde 21’i ne eder?
4 milyon 200 bin… Kabaca 4 milyon…
Demek 16 milyon kadın, çalışma yaşında olmasına rağmen çalışmıyor, çalışamıyor.
Ya eğitimi yeterli değil…
Ya iş bulamıyor…
Ya da sosyal ortamı, çalışmasına engel…
İşte sorun burada!
Kadına şiddetin temelinde “eğitimsizlik” ve “ekonomik olarak kocaya bağımlılık” yatıyor.
Bir de ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz…
Kadın para kazanmıyor…
Erkek de ekonomik kriz nedeniyle yeteri kadar para kazanamayınca, evde kavga başlıyor.
Kimse hikaye anlatmasın!
Her şiddetin bir nedeni vardır.
Kadına şiddetin nedeni de, parasızlıktır.
Siz Türkiye’yi kalkındıramazsanız, siz kadınlarımızı ekonomik bağımsızlığa kavuşturamazsanız, bu “şiddet” sona ermez.
Bir 8 Mart daha gelir gider…
Yine “kadına şiddet” konusunda nutuklar atarız…
Paneller düzenleriz…
Ağıtlar yakarız…
Erkekleri “cani” ilan ederiz…
Asarız keseriz…
Ama hiçbir şey değişmez.
Bundan emin olun!”
******
Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yazdığım yazının son bölümü böyle idi.
Demek, kadınlarımız eğitimsiz…
Demek, kadınlarımız işsiz…
Eğitimsizlik ve işsizlik bir araya gelince, polisiye ve adli olaylar çoğalıyor.
Sonra da tutup, erkekleri “cani” ilan ediyoruz.
Sorunun temeline inmiyoruz.
Bataklığı kurutacağımıza, tek tek sineklerin peşine düşüyoruz.
******
Kadın işsiz sayısını nasıl azaltabiliriz?
16 milyon işsiz kadın…
Her geçen yıl da sayıları artıyor.
Bunlar üretime katılmadıkça, ülke olarak nasıl bir çıkış yolu bulacağız?
Beni uzunca süredir rahatsız eden bir konu var.
Ülkemizdeki yabancı “ev hizmetçisi” ve “çocuk bakıcısı” sayısının artması…
Moldovyalı’sı, Ermeni’si, Gürcü’sü…
Dünyanın değişik ülkelerinden gelen “kadın işgücü”…
Yüzde 99’u kaçak çalışıyor.
İki ay önce, “giriş çıkış yapma şartları” biraz ağırlaştırıldı, ama yine de dinleyen yok.
Çevrenize şöyle bir bakın, ailelerde yabancı hizmetçi, yabancı çocuk bakıcısı dolu…
Bu aileler, neden yabancı çalıştırıyorlar?
Keyiflerinden mi?
Küçük çapta bir araştırma yaptım.
Yabancı kadın çalıştırmalarının tek bir nedeni var, yakın çevrelerinden ev hizmeti yapacak veya çocuk bakacak kadın bulamıyorlar.
Bazılarına kocası izin vermiyor…
Bir kısmı kendisi istemiyor…
Çalışmak isteyenler de bu konuda özel eğitim almamış…
Çocuk bakmayı ve ev hizmetini sistemli yapmayı bilmiyorlar.
Çalışmak, ev işi yapmak veya çocuk bakmak, ayıp mı?
Değil…
Önce toplumdaki bu yanlış yargıyı kırmamız lazım.
Sonra, çalışmak arzusunda olan kadınlarımızı ve genç kızlarımızı kurslarda eğitmeliyiz…
Ve nihai olarak özel istihdam büroları açmalıyız.
Genel yönetim ve yerel yönetimler, mutlaka bu konuya eğilmeli.
Kadınlarımız için iş fırsatı yaratırlar, binlercesinin hayır duasını alırlar.
Öyle sanıyorum, ülkemizde 700-800 bin yabancı kadın işgücü var.
Bunların yerine bizim kadınlarımız çalışsa, kötü mü olur?
Biliyorsunuz, “ev hizmetleri istihdamında” sadece ve sadece sigorta pirimi ödeniyor.
Vergi, ihbar ve kıdem tazminatı yok.
Anlayacağınız, maliyeti düşük…
*******
Kendi kadınlarımızın çalışmaya ihtiyacı varken, başka ülkelerin kadınlarını çalıştırmak niye?
Kendi ülkemizin derdine derman olmak dururken, neden başka ülkelerin dertlerine derman oluyoruz?
Yabancı kadın işgücü çalıştırarak, her ay toplam ne kadar dövizin yurt dışına gittiğinin farkında mıyız?
Tamam, sorunlarımız var, işsizlik sorununu kökünden çözemiyoruz.
Ama şu anlattığım sorun, çözülemeyecek sorun mu Allah aşkına?
Elimizde iş var, yabancıları çalıştırıyoruz.
Sonra da “ağzımız açık” dolaşıyoruz.



# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR