Eskişehir’i görmeye gitmek… (3)

MAKALEYİ DİNLE

 

 

 

                                         

“Hoca”, Eskişehir’i nasıl “turizm kenti” yaptı?

                                               ********

Eskiden, yani Hoca’dan önce…

“Eskişehir” dendiğinde “çiğbörek” akla gelirdi, bir de “lületaşı”…

Eskişehir’e yolu düşenler, yedikleri çiğböreği ballandıra ballandıra anlatırlar, lületaşından yapılmış hediyeliklerden söz ederlerdi.

Şimdi, yani Hoca’dan sonra…

Gördük ki, Eskişehir “çiğbörek” ve “lületaşı” nı çok aşmış.

“Eskişehir” denince artık…

*Porsuk üzerinde gondollarla yapılan gezinti…

*Porsuk kenarında halkın piknik yapması, gençlerin eğlenmesi…

*Kent içi ulaşımında tramvay…

*300 bin metrekarelik Kentpark…

*Kentpark’taki Türkiye’nin ilk ve tek yapay plajı…

*Bilim Kültür ve Sanat Parkı…

*Sabancı Uzayevi…

*Bilim Deney Merkezi…

*Masal Dünyası Merkezi…

*Dev akvaryum…

*Odun Pazarı Evleri…

*Eski hal binasından yapılmış Haller Gençlik Merkezi…

*Eski mezbahadan yapılmış restoran…

*Çağdaş Cam Sanatları Müzesi…

*Türkiye’nin ilk ve tek Balmumu Heykeller Müzesi…

*Parklar ve caddelerdeki heykeller…

*Tiyatro, opera, bale…

*Konser…

*Bilim, sanat…

*Özgürlük ve hoşgörü…

Akla geliyor.

Yakında…

Eskişehir, “termal kenti” olarak da anılmaya başlanacak.

Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan tesisler, 20 Haziran 2014 tarihinde Rixos Oteller Grubu tarafından işletmeye açılacak.

Hoca’nın kısa bir süre sonra tamamlanacak bir başka projesi, Basın Müzesi…

Tarihi belli değil, ama bu dönemde mutlaka açılışı yapılacak.

 

 

“Turizm kenti” demekle…

                                               *******

Gördüğünüz gibi…

“Turizm kentiyiz” demekle “turizm kenti” olunmuyor.

Kenti, insanları cezp edecek hale getireceksin.

Sanat, bilim, spor, çevre yatırımları yapacaksın.

Özgür bir “iklim” yaratacaksın.

İnsanlar farklı şeyler görecek, farklı şeyler tadacak, farklı duygular içinde olacak.

Eskişehir’de kaldığım iki gün içinde şunu gözledim.

Ziyaretçiler, kendini Avrupa kentinde hissediyor.

Hem de gelişmiş bir Avrupa kentinde…

Şen, cıvıl cıvıl, uygar!

Tur otobüslerinin plakalarına dikkat ettim, İzmir, İstanbul, Ankara, Konya, Kayseri, Malatya, Antalya, Adana, Çankırı, Çorum…

Ailecek gelmişler.

Çocuklar için, büyüklerden daha fazla görülecek yer var.

Uzayevi…

Akvaryum…

Bilim Deney Merkezi…

Hemen hemen tüm müzelerin önünde kuyruk…

En fazla da Balmumu Heykeller Müzesi’nin önünde…

Bilet alabilmek için yarım saatten fazla kuyrukta bekliyorsun.

Hoca, bu müzeye kendi ismini vermiş.

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi…

İyi de yapmış.

Çünkü içerdeki 164 parça balmumu heykeli yapan bizzat kendisi.

Masrafları cebinden.

Gideri Hoca’dan diye, gelirinin Hoca’ya kaldığını sanmayın.

Müzenin tüm geliri, kız çocuklarının ve engelli çocukların eğitimine harcanıyor.

                                                                              ********

Balmumu Heykeller Müzesi çok başarılı.

Londra’daki Madame Tussauds’dan daha başarılı…

İnanın öyle!

Bir yıl önce açılmış.

19 Mayıs 2013’te…

Dolup taşıyor.

Yerli ve yabancı turistlerin en fazla ilgi gösterdiği müze!

Başta Atatürk olmak üzere Türk ve yabancı devlet adamları, siyasi liderler, ses, sinema ve tiyatro sanatçıları, gazeteciler, yazarlar, Kurtuluş Savaşı kahramanları, Nasrettin Hoca, Aşık Veysel, Mevlana ve daha pek çok kişinin balmumundan yapılmış heykelleri…

Adı üstünde, müze…

Dünden bugüne, bugünden yarına…

 

 

Eskişehir’le ilgili son yazı yarın

                                               ********

Eskişehir öylesine gelişmiş, öylesine güzel bir kent olmuş ki!

Bir belediye başkanının neler yapabileceğini, nasıl kaynak yaratacağını, projeleri en ucuz nasıl gerçekleştireceğini, bir kentin kaderini nasıl değiştireceğini ben orada gördüm.

Gördüklerimden de çok mutlu oldum.

Bitmedi…

Yarın da devam.

 

 

 

 

 

CHP Milletvekilleri Haydar Akar ve Mehmet Hilal Kaplan’ı kutluyorum

                                                               *******

Çok güzel bir iş çıkardırlar.

Fırsatı iyi değerlendirdiler.

Soma’da felaket yaşanmış.

Nedenleri arasında “taşeron işçi çalıştırma” da var.

Belki de en önemli neden bu!

Herkes bunu tartışıyor.

CHP milletvekillerimiz Haydar Akar ve Mehmet Hilal Kaplan, uyanık davranıyorlar, hemen bir kanun teklifi hazırlayıp TBMM Başkanlığı’na sunuyorlar.

Şimdiye kadar görülmemiş bir şey oluyor.

İktidar milletvekilleri de muhalefetin kanun teklifine “olumlu” oy veriyor.

Böylece kanunun görüşülmesi kabul ediliyor.

AKP milletvekillerini de kutluyorum.

İlk defa, muhalefetin “ak” dediğine “kara” demediler.

Doğru olanı yaptılar…

İşlem basit!

22 Mayıs 2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na bir “EK MADDE” eklenecek.

“Maden iş kolunda faaliyet gösteren işletmelerde alt işveren marifetiyle işçi çalıştırılamaz.”

Hepsi bu kadar!

Teklif nasıl kabul edildiyse, EK MADDE de tartışmasız kabul edilecektir.

Böyle bir ortamda partilerin hiç biri yan çizemez.

Kim bilir, belki siz bu satırları okurken EK MADDE kabul edilmiş olacak.

İnşallah taşeron işçi çalıştırılması, diğer iş kollarından da önümüzdeki günlerde kaldırılır.

 

   

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR