Memlekette oluk oluk kan akıyor, “muhterem” dünyayı dolaşıyor

MAKALEYİ DİNLE

Siz…

*Bir yakınınız, ağır bir hastalık geçiriyor olsa…

*Bir yakınınız, vefat etse…

*Bir yakınınız, trafik kazasında ağır yaralansa…

*Bir yakınınız, cinayete kurban gitse…

Daha önce planladığınız bir seyahate gider misiniz, gitmez misiniz?

Bu soruyu lütfen kendi kendinize bir sorun!

Yakın çevrenizde sıkıntı varken, hiçbir şey yokmuş gibi seyahate çıkmayı, kendi kendinize yakıştırır mısınız?

Cevabınızı duyar gibiyim…

“Seyahati iptal eder, yakınımın durumuyla ilgilenirim…”

Doğrusu bu!

***

Ancak devletimizin tepesindeki “muhterem”, cumhurbaşkanlığı makamında oturan Recep Tayyip Erdoğan, böyle davranmıyor.

Sizin, benim gibi düşünmüyor…

Bırakın sizin ve benim gibi düşünmeyi, diğer pek çok ülkenin yöneticisi gibi bir davranış içinde de değil.

Hatırlayın, izleyin!

Devlet başkanları…

Cumhurbaşkanları…

Başbakanlar…

Ülkeleri “felaket” yaşarken kesinlikle dış seyahate çıkmazlar.

Eğer yurt dışında iseler, felaket haberini alır almaz ülkelerine dönerler.

Hafızanızı yoklayın, bu konuda bir tek “istisna” dahi bulamazsınız.

Ülkeyi yönetmenin sorumluluğu budur!

Devlet adamı olmanın sorumluluğu budur!

Bizde ne “dün” ne “bugün”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da böyle bir sorumluluk, böyle bir hassasiyet görmedik.

Başbakanlık döneminde de aynı…

Cumhurbaşkanlığı döneminde de aynı…

Herhalde bu, Tanrı’nın “asrın lideri” ne bahşettiği bir özellik olmalı!

Ülkemizde her şey güllük gülistanlıkmış gibi, “muhterem” gezilerine devam ediyor.

28 Temmuz’da başladığı Çin ve Endonezya gezisinden 1 Ağustos’ta dönecek.

Memlekette kan oluk oluk akarken, Erdoğan’ın 5 günlük geziye çıkmasının anlamı ne?

Bu satırları yazarken internete girdim baktım, üç şehit daha…

Akşam öldürülen polisi saymıyorum.

Belki sizler bu satırları okurken yeni şehit haberleri gelecek.

Türkiye, iç ve dış düşmanlarıyla resmen savaş halinde.

 

Akan kanın sorumlusu kim?

Şu düştüğümüz duruma bakın!

Türkiye’yi kim idare ediyor, belli değil.

Yeni seçilen çiçeği burnunda Meclis, ha var ha yok!

Seçim yapılalı 53 gün olmuş, Millet Meclisi kapalı.

“Yeni millet iradesi” ne dayalı hükümet henüz kurulabilmiş değil.

Memleketi; istifa etmiş, seçimlerde oy kaybına uğrayarak çoğunluğu kaybetmiş AKP Hükümeti yönetmeye devam ediyor.

Aslında buna “hükümet” de denemez, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emir ve direktifleri doğrultusunda sürdürülen bir yönetim sistemi” şeklinde ifade etmek daha doğru olur.

Yani, “fiili başkanlık” sistemi!

Yeni Meclis görevde değil…

Yeni Meclis’e dayalı hükümet kurulamadı…

Eski AKP zihniyeti, MHP’nin de koltuk çıkmasıyla ülkeyi yönetmeye devam ediyor.

İncirlik, ABD uçaklarına açılıyor…

Savaş kararı alınıyor…

Terör diz boyu…

Ve bütün bunlar yapılırken de ülke yönetimindeki “iki başlılık” devam ediyor.

“1 NUMARA”, yurt dışında, yurt dışına çıkarken ayaküstü bombayı patlattı gitti:

“Bu ülkede milli birliğimize kast edenlerle bir çözüm süreci devam ettirmek mümkün değil.”

Erdoğan böyle dedi, ama Başbakan Davutoğlu aynı görüşte değil.

“Çözüm süreci güçlü bir şekilde devam edecektir.”

Şu hale bakar mısınız?

Bu memleketi kim idare ediyor?

Sorumluluğu üstünde taşıyan hükümet mi, yoksa “sorumsuz cumhurbaşkanı” mı?

Hangisi?

 

Demek AKP ve MHP’ye göre “terör” önemli değil

Şu olup bitene akıl erdirebilen var mı?

Şu anda ülkemizin en büyük sorunu ne?

Terör…

PKK terörü…

IŞİD terörü…

CHP, tatilde olan Meclis’i “özel gündem”le toplantıya çağırıyor.

Özel gündem, terör…

Diğer partiler de “toplantı çağırısı” na uyuyorlar.

Meclis toplanıyor, parti grupları adına konuşmalar yapılıyor.

Konuşmaları dinledim, hepsi de “kendi çaldı kendi söyledi”…

Birbirini dinleme nezaketini dahi göstermediler.

Sorunun özüne inen olmadı.

Bayat sataşmalar, hepsi bu kadar!

Terör olayı, önemli değil.

Teröristler, önemli değil.

Ortada görünenler… Dağdakiler de, kenttekilerde, Ankara’dakiler de hepsi birer piyon!

Önemli olan, “terörü yöneten” in bulunması…

Türkiye’de PKK terörünü ve IŞİD terörünü kim yönetiyor, terör ortamının devam ermesinden kimlerin çıkarı var, bunlar konuşulmalıydı.

Konuşulmadı…

Kim bilir, belki de meclisimizde bunları konuşacak seviye yok!

Tutturmuşlar bir “açılım”, sen açtın ben kapattım, ağız dalaşı yapıyorlar…

 

Ya önergenin reddedilmesine ne demeli?

Meclis, “terör” özel gündemiyle toplanıyor…

CHP, bir “önerge” veriyor.

“Terör olaylarının araştırılması” yla ilgili bir önerge…

Oylama sonucunu biliyorsunuz.

CHP’nin önergesine HDP destek veriyor, AKP ve MHP “Hayır” diyor.

Yani…

CHP ve HDP, “Terör konusunda meclis araştırması açılması” nı istiyor…

AKP ve MHP, istemiyor…

Şu olaya bakar mısınız?

Oylama sonucu bu olduğuna göre, demek terör AKP ve MHP için pek önemli değil!

Özetle…

Meclisin hali bu!

Hükümetin hali bu!

Yukarıdakilerin, Erdoğan ve Davutoğlu’nun hali bu!

Ne diyeyim, işimiz Allah’a kalmış!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR