Lütfü Türkkan, yakında “MHP’nin Muharrem İnce”si olabilir

MAKALEYİ DİNLE

Milletvekili seçildiğinden beri MHP’li Lütfü Türkkan’ı dikkatle izliyorum.

Üç şey yapıyor:

*Dikkat çekmek için sert konuşuyor, bazen hızını alamayıp hakaret ve küfür ediyor.

*Maddi durumu iyi olduğu için televizyon kanallarına sık çıkma imkânı buluyor.

*Bir de danışmanına işi iyi öğretmiş; Kocaeli’nin dağı taşı, toprağı suyu, ağacı çiçeği böceği ile ilgili, aklına gelen her konuda “soru önergesi” veriyor.

Her halde bu konuda amacı, “Rekorlar Kitabı”na girebilmek!

“En fazla soru önergesi veren milletvekili” olabilmek!

Bunların dışında, ben bir şey yaptığını görmedim.

Zaten İstanbul’da oturduğu için kentimizle sosyal ve duygusal bir bağı da yok.

Bazı toplantılarda görüntü veriyor, hepsi bu kadar!

Siz hiç Lütfü Türkkan’ın, Kocaeli’nin herhangi bir sorununu ele alıp sonuna kadar takipçisi olduğunu gördünüz ve duydunuz mu?

Tek bir sorun, tek bir sonuç…

Ama sivri konuşup dikkat çekmeyi biliyor.

Geçenlerde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a “Ulan dangalak” dedi, takdir etmek lazım, “hakaret ve küfürseverler” in takdirini topladı.

Dünkü gazetelerde Türkkan yine birinci sayfadaydı.

“Evren ve Erdoğan arasında fark yok!”

Geçmişteki ifadelerine de baktım, kendisine siyasette “rolmodel” olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı seçmiş.

Hali, tavrı, konuşmaları aynı!

Erdoğan’ın “sokak ağzı tarzı” toplumda prim yaptı ya, Lütfü Türkkan da “taklitçi” oluverdi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın taklitçisi…

***

Sonuç olarak gördüğüm şu:

Lütfü Türkkan, yakında “MHP’nin Muharrem İnce” si olabilir.

 

AKP’de başkan olma kriterleri…

Geçenlerde AKP’nin Rize Pazar İlçesi kongresi yapılıyor.

Kürsüde Gümrük ve Tekel eski Bakanı Hayati Yazıcı:

“Teşkilâtlarımızda, özellikle başkanlık statüsünde görev alacak olan arkadaşlarımızın mutlaka ekonomik özgürlüğe sahip kişilerden olması gerekiyor. Kişi zengin değilse, kişinin ekonomik özgürlüğü yoksa, geçim onun için bir zorluksa, o insanın AK Parti’de başkanlık düzeyinde yeterli performans göstermesi mümkün değildir…”

Bu sözler kongre salonuna bomba gibi düşüyor.

İlçe başkanlığı için üç aday var.

(Kocaeli’ de ikinci adaya tahammül edemiyorlar, Rize’de nasıl üç aday çıkabiliyor, bilmem.)

Belli ki, bu söz zengin olmayan aday veya adaylara yönelik!

Adaylardan İlhami Günaydın söz alıyor ve eski Bakan Hayati Yazıcı’nın gözünün içine baka baka şunları söylüyor:

“Sayın bakanım, biraz önce kürsüden bir şeyler ifade ettiniz. Gerçekten bu ifadenize ben üzüldüm. Yani bu davanın içerisinde görev alan arkadaşların, özellikle başkan sıfatını taşıyacak olan insanların zenginlerden olması gibi bir ifade kullandınız. Biz mütevazi yaşayan insanlarız. Kimseye el açıp bir şey istemeyiz. Zamanında, zenginlerin yönettiği Türkiye’de, Sayın Recep Tayyip Erdoğan varoşlardan oy alarak başbakan oldu. Kendisi de zengin, holding sahibi değildi. Bugün de cumhurbaşkanı oldu. Parası olan siyaset yapsın, parası yoksa yapmasın mantığı son derece yanlıştır.”

İlhami Günaydın’ın bu sözleri salonda dakikalarca alkışlandı.

Daha sonra Hayati Yazıcı, öyle değil de böyle söylemek istemiştim diye ortalığı yatıştırmaya çalıştı.

***

Sonuç olarak AKP’de ortaya çıkan manzara şu:

“Fakirlik” edebiyatıyla, “mağdurluk” edebiyatıyla siyaset yapıp devleti ele geçirdiler, zengin oldular ihya oldular, şimdi de “fakirlerin” siyaset yapmasına sıcak bakmıyorlar.

Anlaşılan, AKP de artık sınıf değiştirdi, “zenginler partisi” oldu.

Türkiye’ye “fakirin halinden anlayabilecek” yeni bir parti lazım!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR