Spor yapmak...

MAKALEYİ DİNLE

Birkaç sene önce bir arkadaşım düşük şiddetli egzersizlerle kaslarını güçlendirmeye çalışıyordu. Daha sonra bir müddet koşu bantlarında koşmayı denedi. Ama güzel tatlılar, şekerli içecekleri bırakmayınca yaptığı sporun faydasını göremedi.

 

Bu gibi konularda spor yapmak, hareket etmek, egzersiz yapmak gibi farklı deyimler kullanılıyor. Önce, bunların hangisinin doğru olduğuna bakalım: Çoğu kez bunların tamamı birbiri ile karıştırılıyor. İşin aslı hareket etmekle başlıyor. Biraz bilimsel ifade kullanmak isterseniz egzersiz sözcüğü olaya anlam katıyor. Spor yapmak ise bunların üstünde bir kavramdır.

 

Spor yapmak demek, bir spor disiplini veya branşında ya da bir spor oyununda kuralların var olduğu kişisel ya da rakiple karşılıklı yapılan çalışmalardır. Spor yapmak için antrenman yapmak gereklidir. Antrenman, içerisinde teknik-taktik ve kondisyonel alıştırmalar bulunduran, planlı ve sistematik egzersizler topluluğudur.

 

O halde, günlük ve tamamen kişisel egzersizlere katılmak spor yapmak değildir. Hareket etmek isteyenlerin başvuracağı olay egzersizdir. Bazılarımız buna ‘alıştırma’ denmesini istiyorlar ama artık egzersiz sözcüğü literatürümüze yerleşti. Hareketlerimizi sınıflandıran, yavaştan hızlıya, kolaydan zora doğru sıralanan egzersizler bizim kalp, solunum, dolaşım ve kas sistemimize destek oluyor.

 

Bu yazdıklarımız sonrasında hareketin önemli olduğunu ve bizlerin egzersiz yapması gerekliliği ortaya çıkabilir. Kuşkusuz spor için yapılan antrenmanlarda kullanılan hareketlerin adı da egzersizdir. Bunların arasındaki önemli fark, yapılırken kullanılan yüklenmelerin şiddetidir. Yüklenme şiddeti bir egzersiz için onun kalitesini, sınırlarını belirleyen bir ölçüttür. En basit şekliyle açıklarsak, “Hızlı, Orta, Yavaş” diye söyleyebileceğimiz hareket temposu bile yüklenmeyi şekillendirebilir.

 

Hareket, egzersiz, antrenman, spor veya başka ne derseniz deyin, insan organizmasının temel ihtiyaçlarından biridir hareket etmek... Bu kadar çok kas ve kemiğe sahip olan insan vücudu aslında hareket etmesi için şekillendirilmiştir. Yoksa bu kadar kasa, kemiğe, ekleme sahip olmak neye yarayacaktı ki?

 

Sahip olduğumuz bu iskelet sistemini destekleyen diğerlerini unutmamak gerekiyor tabi. Sinir sistemi, dolaşım ve solunum, sindirim, üriner sistemler normal yaşantımızı sürdürürken, egzersiz yapmamız halinde daha aktif biçimde görev yaparlar. Egzersiz esnasında kalbimiz daha hızlı atar. Solunum frekansımız yükselir. Terlemeye başlarız. Susadığımız için hızla su içmeye çalışırız.

 

İşin özeti, yeter ki siz spor yapmak isteyin. Buna hareketlerle başlayın. Adına egzersiz ya da antrenman ne derseniz deyin ama bunu bir uzman denetiminde yapın! Kontrolsüz, plansız ve kötü koşullarda yapılmış egzersizler insan organizmasına fayda vermez. Buna dikkat etmek gereklidir. Spor yapmak isteyenler iyi eğitim almış uzman eğitici veya antrenörler nezaretinde çalışmalıdırlar.

 

Spor yapalım, spor yapmalıyız, spor yapılmalıdır derken işin küçük detaylarını sizlerle paylaşayım istedim. Umarım egzersiz yapacak olanlar planlarını yeniden gözden geçirirler. Spor öncelikle fiziksel ve ruh sağlığı için faydalıdır. Ruh sağlığı epeyce bozulmuş olan eski yakın bir arkadaşıma bu yazımı ithaf etmek istiyorum. Umarım yazdıklarımı değerlendirir, eski sağlığına kavuşur. Yalnız onun için değil, harekete aç olan herkese tavsiyemdir spor. Spor yapın ama sağlıkla, canla, başla... Ayakta ve hayatta kalmaya devam edin...

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR