Cemaat üyeleri, sınavda…

MAKALEYİ DİNLE

*******
“Zor günler”, aslında sınav günleridir.
Ortada “insanız” diye dolaşan, ağzı, gözü ve kulağı olan varlıkların, gerçekte insan olup olmadıkları bu “zor günler” de belli olur.
İyi günlerinde, insanların dostu çoktur.
Kurumların da…
Sıkıntıya düşmeye görsün, insanların çevresi boşalır.
Kurumlar ise yalnızlaşır…
“Sıkıntı” derken, sadece “maddi sıkıntı” anlaşılmasın.
“Güç kaybetme” de bir “sıkıntı”dır.
“İktidara ters düşme” de…
Bu satırların yazarı…
Uzun meslek yaşamında…
Ortada “adamım” diye dolaşan nice “mahlûkatlar” gördü.
Yeri göğü kendisinin yarattığını sanan…
Kendisini tanrılaştıran…
Yetkili ve sorumlu olduğu kurumu, “babasının çiftliği” gibi kullanan…
Dürüst, dindar, “kul hakkı yemez” görünüp, hırsızlığın daniskasını yapan ve hırsızlığın yapılmasına göz yuman…
Nice “zavallı” makam sahipleri tanıdı.
Gördüklerimi, duyduklarımı, bildiklerimi “sansürsüz” sizlerle paylaşıyorum.
Paylaşmaya da devam edeceğim…
Siz, siz olun, “o insanlara” dikkat edin!
Dışarıdan bakınca “adam” gibi görünen, ama özü “pislik” olanlara…
Yani kitabımın ismindeki gibi “Gül Kokulu Tezekler” e…
********
Çevrenize dikkatle bakarsanız, bu “yaratıkları” hemen tanırsınız.
“Güç” e taparlar.
Bu nedenle hep güçlünün yanında bulunmaya dikkat ederler.
İnanmış görünürler…
“Allahlı, peygamberli, dinli, imanlı” konuşmayı pek severler…
Görüntü olsun diye camiye giderler, oruç tutarlar…
Hacca, umreye giderler…
Güç odağına yakın derneklere üye olurlar…
Yine güç odaklarına yakın cemaatlere yakın dururlar…
İnandıkları için değil, çıkarları nedeniyle bunları yaparlar.
Gücünü kaybeden kişi ve kurumu da “anında” satarlar.
*********
Bunları neden yazdım?
Şunun için…
Bugünlerde Türkiye “zor günler” geçiriyor.
Şimdiye kadar devlet gücünü paylaşanlar, anlaşmazlığa düştüler.
“Cemaat”, dışlanıyor…
Yeni adıyla “Hizmet Grubu”…
Cemaatten olmak, şimdiye kadar “avantaj”dı…
Artık “dezavantaj”…
Hatta, cemaat üyeleri “düşman”!
Görüldüğü yerde “başları ezilecek” düşman…
Başbakan’ın fetvası böyle!
“İnlerine” dahi girilecek.
Bütün devlet kurumları “cemaat”ten temizleniyor.
Her gün liste liste atamalar, görev değişiklikleri…
İşte bütün bu kargaşa içinde “cemaat üyeleri” sınavdan geçiyor.
“İnsanlık” sınavından…
“Samimiyet” sınavından…
“İnanmışlık” sınavından…
Aslında, “cemaat” yönünden son derece sevindirici bir durum!
Aralarındaki “pislikler” temizlenecek.
“Sahte” cemaatçiler, “çıkarcı” cemaatçiler gidecek, “cemaat” özüne dönecek.
“Cemaat”, çevresindeki insanların gerçek yüzlerini görebilmek için bundan daha iyi bir fırsat yakalayamazdı.
Sizler de, çevrenizde “cemaatçi” geçinenlerin son hareketlerini dikkatle izleyin!
İzleyin ki, o kişilerle ilgili notunuzu verin!
Onlar, “samimi” cemaatçi mi?
Yoksa “çıkarcı” cemaatçi mi?


AKP, kiri kirle yıkayarak temizleyemez!
********
Mantığı görüyorsunuz değil mi?
17 Aralık operasyonunu yapıp, Bakan çocuklarının ve bazı işadamlarının “kirlerini” ortaya çıkaran Savcı Zekeriya Öz, iktidar tarafından aceleyle “kirli” ilan edildi.
Yakınlarıyla birlikte Dubai’ye yaptığı gezinin masraflarını İşadamı Ali Ağaoğlu’nun şirketine ödetmiş…
Bir yılda 22 kez yurt dışına çıkmış…
Tamam da…
Zekeriya Öz, bir zamanlar Başbakan Erdoğan’ın “en has” adamı idi.
Erdoğan, Ergenekon operasyonunu yaparken o savcıya alkış tutuyordu.
İyi korunsun, güvenlik sıkıntısı çekmesin diye kendisine “zırhlı araba” dahi göndermişti.
Ünlü savcı, o zamanlar “el üstünde” tutuluyordu.
Çünkü Ergenekon ve Balyoz operasyonları, iktidarın işine geliyordu.
Devran değişti…
Zekeriya Öz, bu defa kabine üyelerinin üstüne gitti.
Bakan çocukları, bürokratlar, işadamları gözaltına alınıp tutuklandı.
Sen misin bunu yapan, aynı savcı bu defa “tu kaka” ilan edildi.
Hemen haber salındı,” Zekeriya Öz’ün ne kadar “kiri” varsa, ortaya dökülsün” dendi.
Yandaş gazeteler hemen gereğini yaptılar.
“Dubai gezi”sini patlattılar…
Şu samimiyetsizliğe bakın!
Zekeriya Öz, ne zaman Dubai’ye gitmiş?
17 Aralık 2013 tarihinden sonra mı?
Daha önce…
Madem daha önce gitti, madem siz de bunu biliyordunuz, neden gereğini yapmadınız?
Neden bu ayıbı kamuoyu ile paylaşmadınız?
O zaman Zekeriya Öz kendi adamınızdı, dostunuzdu, şimdi ise düşmanınız…
Demek ki, partinizde adalet yok.
Bir kişiye dost veya düşman olmanız, o kişinin sizin işinize yarayıp yaramadığına bağlı.
********
Ben, Zekeriya Öz’ün Dubai gezisini savunmuyorum.
Yaptığı “suç” değilse bile “ayıp”tır. Etik değildir…
Benim söylemek istediğim şu:
Kir, kirle temizlenmez.
Kiri kirle temizlemeye kalkan, daha fazla kirlenir.
“Bizimkiler suçlu, ama bizimkileri yakalayan Zekeriya Öz de suçlu” demek, ne kadar ayıp!
Bir çift söz de Ali Ağaoğlu’na…
Zekeriya Öz ve arkadaşlarını Dubai’de ağırladığını neden daha önce açıklamadın?
Operasyonda gözaltına alınınca mı, savcıyı ele verme gereğini duydun?
Eğer Zekeriya Öz’ün Dubai gezisi bir “rüşvet” ise, biliyorsun ki, rüşveti alan da veren de suçludur.
Sen bu rüşveti neden verdin?
Dubai’ye daha başka kimleri götürdün?
Hangi bürokratları, hangi siyasetçileri?
Bunları da açıkla!
Açıkla ki, senin ilişkilerin de ortaya dökülsün!
********
Anlayacağınız, ortalık vıcık vıcık!
Sap samana karışmış durumda.
Pislik artık kontrol edilemez oldu.
Paçalardan akıyor…








 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR