“Gösteriş için ölen öğretmenler!..”

MAKALEYİ DİNLE

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Eğitim Bütçe görüşmelerinde, “öğretmen intiharları” üzerine aynen şunları söylüyor;

 “ Şimdi tıpta, tam teknik tabiri nedir bilemiyorum ama, bunu söylemekte tereddüt ediyorum, ‘gösterişçi intihar eğilimi’ diye bir sendromdan bahsediliyor. Yani, aslında niyeti olmadığı halde, etrafından ilgi uyandırmak veya ilgi çekmek veya istediklerinin yerine gelmesini sağlamak amaçlı bu tür girişimler.”
Şaşkınım!
Koskoca bir Milli Eğitim Bakanı, “yarım yamalak bilgi kırıntısı” ile ahkam kesiyor!
Bir kere, intihar olayları “TIP” biliminin değil, “SOSYOLOJİ” ve alt dallarının konusudur!
“Gösterişçi intihar” diye bir saçmalık da yoktur!
Ama kimi örnekleri vardır!
AKP Gençlik Kolları üyesi olacaksın, önceden zamanlamasını planlayacak ve tam Cumhurbaşkanı ve koruma konvoyu Boğaziçi Köprüsü’nü geçerken “intihar ediyormuş” gibi yapacaksın, televizyon kameraları seni, seni kurtarmaya koşan korumaları, Cumhurbaşkanını dizi film çeker gibi çekecek, gazetecilerin flaşları patlayacak, sonra iyi bir işe yarleşeceksin!..
Öncelikle belirtelim ki, intihar girişimi bir “YARDIM ÇIĞLIĞIDIR.”
Çaresizliğin çaresidir.
Sosyolojide 4 temel intihar türünden söz edilir; 
Bencil İntihar: Bireyin, bağlı olduğu din, politik zümre, aile gibi kurumlar tarafından sahip çıkılmamasına bir tepkidir. 
Elcil (Değerkam) intihar: Birey, üyesi olduğu topluma ve değerlerine çok sıkı bağlarla bağlıdır. İntihar ederek, hayatından daha üstün gördüğü bir “toplumsal ödev” yapmaktadır. Örnek; Orduya kurulan kumpasın kurbanı olmayı içine sindiremeyip intihar eden subay gibi!..
Anomik intihar: Toplumsal kargaşalık, bunalım dönemlerinde yaşanan intiharlar. İflas eden zengin adam, depremde veya savaşta tüm yakınlarını yitiren, yaşama amacı kalmamış insanların intiharı.
Fatalist (Kaderci) intihar : Genellikle “kölelerin” intiharı. Ekonomik özgürlüğü olmayan, kocasından sürekli şiddet gören kadının intiharı gibi.
Şimdi işin özüne dönelim; 
Bakanlığın 2-400 bin öğretmen açığı var. Öte yandan, atanamayan 300 bin öğretmen var. 
Ailesinin maddi-manevi fedakarlığı ve çileli bir süreç sonunda “Öğretmen” olmuş her insan, mesleğini icra etmek, geçimini sağlamak, ihtiyaçlarını gidermek ister. 25-30 yaşına gelmiş bir insanın hala emekli babasının maaşından harçlık alması onur kırıcıdır!
İş yoksa, “aile kurma” şansı da yoktur. 
Yaşanan sorunlar, her insanda ruhsal sarsıntılar yaratır. “Kişilik bozuklukları” ortaya çıkar. Ya bir suç şebekesine katılır, ya alkol-uyuşturucu bağımlısı olur, ya gaspçı-hırsız olur, ya cinayet işler, ya aile içinde şiddet uygular. Ya da, kimseye zarar vermez, kendi bedenini ortadan kaldırır! “Yaşadığı toplumun adaletsizliğine tepkidir bu!”
Atama bekleyen 42 öğretmen intiharı seçmiş ve artık aramızda değiller! 
Kolay mı kendi canına kıymak?
Hangi “GÖSTERİŞ?”
Öğretmen atanabilmek için illa İmam Hatip mezunu mu olmalı?
Her şey bir yana; KUL HAKKI yiyorsunuz efendiler!
Ve o çaresizlikle yaşamına son veren her öğretmenden sorumlusunuz!
Cehaletinizi hoş görelim ama haksızlığınıza da haykırmak “insanca ödevimiz!”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR