Çalışma Adabı ve Sorumluluk Bilinci

MAKALEYİ DİNLE

“Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile bugün elinizdeki fidanı dikin.” (Buhari)

Zannediyorum birçoğunuz yukarıdaki hadis-i şerifi duymuşsunuzdur…

Peki, “hangi bağlamda işittiniz” diye sorsam?

Ya da “size ne anlatıyor” desem?

Zannediyorum yine birçoğunuz “İslam’ın çevreye verdiği değeri” diye cevap verirsiniz…

Belki bazılarınız “İslam’ın canlıların hayatına verdiği önemi” diye bir ilavede de bulunabilir.

Doğrudur da.

Bunların hepsine işaret eder.

Ancak ben sadece çevre bilincini anlattığını düşünmüyorum.

Bana göre hadis-i şerif çok önemli ama pek akla gelmeyen bir başka hususa daha işaret ediyor: Çalışma adabı.

Ve hatta buna ilaveten “sorumluluk bilinci”.

Nasıl mı?

Kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikmekten geri durmamanız, son anınıza kadar çalışmaktan ve üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçınmamanız anlamına gelir.

Yani hayatınızın yarın son bulacağını bilmeniz sizin elinizi dünyadaki vazifelerinizden çekmenize mazeret değildir.

Siz son anınıza kadar gücünüz nispetinde yine çalışmak ve üretmek zorundasınız.

Sonuç nasıl “görünürse görünsün” siz elinizden geleni yapmakla yükümlüsünüz.

Ümitsiz olmak gibi bir ihtimal söz konusu değildir.

Dolayısıyla sizin sorumluluğunuzda olanlara karşı görevlerinizi de bu anlayışla yerine getirmek durumundasınız.

“Bu gidişat iyi değil, değiştiremem, uğraşmaya ne gerek var” diyerek kendinizi olayların akışına teslim edemezsiniz.

Her an “yeni bir şey” üretmek ve ortaya koymak için gayret sarfetmeniz gerekir.

Üstelik bu gayret “bir gününüzü diğerinden ileriye” taşıyacak biçimde olmalıdır.

Yani yerinizde saymamalı, daima yeni şeyler üretmelisiniz.

Aksi halde “ziyana” düşersiniz.

İşte bir Müslüman’ın çalışma adabının temellerinden birini bu anlayış oluşturmalıdır.

O halde “İslam alemi neden geri kaldı” sorusunun cevabı bir nebze daha aydınlanmıyor mu?

Zira her anımızı çalışmakla ve üretmekle geçirdiğimiz söylenebilir mi?

Bugün İslam aleminin dünyaya katkıları denildiğinde akla Ortaçağ’ın gelmesinin de sebebi bu değil mi?

Ve artık sadece dedelerimizle övünmek yerine harekete geçip onların mirasına yenilerini eklemek gerekmiyor mu?

Kendi kıyametimiz kopmadan idraki niyazıyla…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR