Mustafa Kemal’i tüketmek!..

MAKALEYİ DİNLE

Öncelikle ve altını çizerek belirtmeliyim ki; hakkında pek çok araştırma yaptığım, farklı pencerelerden irdelediğim Mustafa Kemal Atatürk’e büyük saygı ve minnet duyguları içindeyim.

İnanıyorum ki; dünyanın gelmiş geçmiş “En büyük Devrimci lideri” Mustafa Kemal’dir.

O, kısa yaşam süresinde binlerce kitap okumuş, “Geometri Kitabı” dahil, bir çok kitap yazmış, mensubu olduğu halk ve dünya insanlığı için inanılmaz bir mücadele örneği vermiştir.

O, önce “İNSAN” kimliği ile saygındır.

Bilime, bilim insanına,  sanata, sanatçıya, insanın “insanca doğallığına” saygılıdır.

Fetihler ve saltanatlar döneminin bittiğini; emperyalizmin mazlum ülkeleri sömürmekte olduğunu, kurtuluşun “HALK EGEMENLİĞİNE” dayalı bir CUMHURİYET ve HUKUK DEVLETİ’nde olduğunu görmüş, halkla birlikte verdiği Kurtuluş Mücadelesi sonucu, egemenliği halkın iradesine bırakmak üzere, bir dizi “Devrimler” gerçekleştirmiştir.

Bu devrimlerin en önemlisi, “Eğitim Devrimi” dir. O, halkının bilgili, bilinçli ve “ÖZGÜR BİREY” olmasını istemiş; halkı köleleştirmenin aracı olan “sahte din bezirganlarına” karşı koymuştur.

Güdük bir “sözde eğitim düzeni” ile halkın uyutulup uyuşturulmasına karşı çıkmıştır!

Her “Devrim” hareketinin mutlaka bir “KARŞI DEVRİM” tarafı da vardır!

Mustafa Kemal’in izinde olduğunu söyleyenlerin pek çoğu ne yazık ki, O’nun devrimlerine gerçek anlamıyla sahip çıkamamış ve “klasik Atatürkçülük söylemleri” ile Mustafa Kemal’i tüketmişlerdir!

Her önüne gelen yerde heykel dikmekle, her vesileyle “Atatürk söylemleriyle” Mustafa Kemal korunamazdı!

Mustafa Kemal, “özel koruma yasası” ile de korunamazdı! O’nun devrimlerini sinsice yok etmeye çalışan Demokrat Parti iktidarı, sözde O’nu korumak için “Atatürk’ü Koruma Yasası” çıkarmıştır! Ama aynı siyasal iktidar, “dini bir siyaset malzemesi olarak kullanan” karşı devrimcilere her türlü tavizi vermiştir!

Meclis Grubu’nda; “Siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” diyen anlayış, Mustafa Kemal’in “Laik Devlet” anlayışını anlayamayan ve fakat “Cemaat dalkavukluğu” ile iktidarını sürdürmeye çalışan bir “siyaset tüccarlığı” nı seçmiştir!

Bu “karşı devrimci” siyaset, günümüze kadar gelişerek sürmüştür!

Ama ben, bu “karşı devrimci” gruptan çok, Mustafa Kemal’in ölümünden sonra devrimlerine sahip çıkamayan, “klasik söylemleri” aşamayan, her fırsatta “Atatürk üzerine nutuklar” çekmekle yetinen ve fakat “HALKLA BULUŞAMAYAN” aksine, halkın desteğini yitiren “sözde Atatürkçülere” sitem ediyorum!

Yeter artık!

Mustafa Kemal’i tüketme yanlışından vazgeçin!

Ülkemizin ve dünyanın sorunlarına “GÜNCEL ve GEÇERLİ ÇÖZÜMLER” üretin.

Mustafa Kemal sağ olsaydı, kendisini tekrar ve taklit eden “sözde devrimcilere” saygı duymazdı!

O, “ezberci” değildi! Ezberlerini tekrar edenleri de onaylamazdı!

O, “BENİ AŞACAKLAR DA OLACAKTIR” diyebilen bir tevazu ve bilinç insanıydı!

Mustafa Kemal’e zerre kadar inanç ve saygısı olanlar, O’nu “taklit” ve “tekrar” etmek yerine, bu güne kadar “Neden halkla bütünleşemedik?” sorusuna yanıt ve çözüm üretmelidirler!

İşe, Mustafa Kemal’in kurduğu CHP’yi Mustafa Kemal’in DEVRİMCİ çizgisine getirmekle başlayabilirsiniz!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR