“Devlet” kimsenin özel mülkü değildir!..

MAKALEYİ DİNLE

7 Haziran seçimlerinde “başrol oyuncusu” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı.

“Başkanlık” istiyordu.

Bunun için, Anayasa’yı  ve ettiği yemini çiğneyerek, açık açık AKP için propaganda yaptı.  “400 milletvekili verin bana” diyordu.

Muhtarlar başta olmak üzere toplumu yönlendirebilecek temsilcilerle “Ak-Saray’ında” görkemli toplantılar yaptı.

Güç gösterdi!

“Ya taraf olursun ya da bertaraf” dedi!

Bu seçimde AKP’nin en büyük kozu Erdoğan’dı.  AKP, tüm Devlet olanaklarını kullandı.

AKP,  yoksulluğu sömürdü.  KIZILAY damgalı “erzak paketlerini” bile alenen dağıttı. TRT televizyonu Erdoğan ve AKP için çalıştı!.

Yüksek Seçim Kurulu, bütün bu “haksız rekabet” örneklerini göremedi!

Seçim günü “plakasız araçlar” sardı sandık çevrelerini!

Kimi yerlerde, “AKP için EVET mührü basılmış binlerce oy pusulası bulundu!

Ama olmadı.

Vatandaş; “Tek adam egemenliğine HAYIR” dedi.

Erdoğan, tüm ülke yönetiminde tek söz sahibi olmak ihtirası içindeydi.

Oysa HUKUK DEVLETİ’nin olmazsa olmaz koşulları vardır; Demokrasi, Güçler Ayrılığı, YARGI BAĞIMSIZLIĞI, İdarenin ( İktidarın) YARGI Denetimi gibi.

Erdoğan’a göre Demokrasi, bir 23 Nisan’da koltuğuna oturan çocuğa söylediği;  “Sen şimdi Başbakansın, ister asar ister kesersin!”  tanımından ibarettir!

Demokrasi, tek kelimeyle ifade edilirse; “KATILIM” dır.

Yani; Meclis’te her görüş “TEMSİL” edilebilmelidir.

Demokrasi, siyasi iktidara yönelik protesto eylemi yapan herkesin “terörist” muamelesi gördüğü baskı düzeni değildir!

Demokrasi, Devlet Memurluğu ve Üniversiteye giriş sınavlarında çalınan sorularla “yandaşların işe alındığı” KUL HAKKI YEME Düzeni de değildir!

HUKUK DEVLETİ, siyasi iktidarın YARGI’yı oyuncak hale getirdiği, SAYIŞTAY Denetiminden kaçtığı, DANIŞTAY Kararlarını keyfi olarak uygulamadığı bir kara düzen değildir!

Ama bütün bu gerçekler Erdoğan ve AKP için hiçbir değer ifade etmez! Çünkü onların gözünde Demokrasi yalnızca “sandık demokrasisi” dir! “Sandıktan çıktım mı, her istediğimi yaparım” bağnazlığıdır!

7 Haziran seçimleri “Sandık ve Milli İrade” olarak vatandaşın tercihini ortaya koymuştur; “TEK ADAM SULTASI İSTEMİYORUM” demiştir.

O halde ne yapmalı?

Herkes haddini bilmeli, demokrasi ve Hukuk Devleti ile dalga geçmeyi bir kenara bırakmalı, “DEVLET HEPİMİZİNDİR” anlayışını hayata geçirmelidir.

Seçim sonuçlarına göre “tek parti iktidarı” mümkün değildir. O halde, partiler arası “UZLAŞMA” ile, bir “Koalisyon Hükümeti” kurulacaktır.

Çünkü, ülke ekonomisi çok “kırılgan” bir durumdadır.

Şimdilik, borçlarla idare ediyoruz.

Ama, ekonomik düzende ciddi “Yapısal Değişimler” yapılmak zorundadır.

RANT ekonomisini terk ederek  “ÜRETİM EKONOMİSİNE” geçmeye mecburuz.

“YURTTA BARIŞ” ı sağlamaya ve “kardeşçe kucaklaşmaya” acil ihtiyacımız var!

Bu ülkeyi, içinde bulunduğumuz sıkıntılardan bir an önce kurtarmak zorundayız.  Bu nedenle de “siyaset ayak oyunlarıyla” kendimizi ve halkı aldatmadan, ciddi ve sağlam bir hükümet kurulmasını sağlamalıyız.

Peki ama nasıl?

Bunu da yarınki yazımızda tartışalım…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR