Mahkemeler, sadece “AKP’li olmayan şüphelileri” yargılasın!

MAKALEYİ DİNLE

Bu, benim önerim…

Neden böyle bir öneride bulundum?

Neden mahkemeler sadece “AKP’li olmayan şüphelileri” yargılamalı?

Neden olacak, AKP’nin ileri gelenleri, AKP’li şüphelilerin mahkemelerde yargılanmalarına gerek duymuyorlar da ondan!

Görmüyor musunuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün çıktı Büyükelçiler Konferansı’nda dedi ki, “17-25 Aralık’ı millet zaten 30 Mart ve 10 Ağustos’ta yargıladı…”

Böyle bir mantık olabilir mi?

“Seçim sandığı”, “mahkeme” olarak kabul edilebilir mi?

“AKP her iki seçimi de kazandı, o halde 17-25 Aralık operasyonlarının zanlıları suçsuz…”

Var mı böyle bir yargı sistemi?

Dünyanın hangi ülkesinde var böyle bir uygulama?

Seçimi kazanırsan, işlediğin suçlar suç olmaktan çıkıyor, sana kimse dokunamıyor…

Seçimi kazanamazsan, hapı yuttun, mahkemede yargılanacaksın, suçluysan kodesi boylayacaksın!

***

Fiilen uygulandığına göre, artık şu yargı sistemimizi yeniden düzenlemenin ve işin adını koymanın zamanı geldi.

Halkın karşısına çıkıp diyelim ki, “Ey ahali, bu memlekette seçimi kazandıkları sürece AKP’li şüpheliler yargılanamaz. Verdiğiniz oylarla onları sizler yargılamış sayılırsınız. Siz onlara oy verdiğinize göre, onlar suçsuz sayılır…”

Ya “muhalefet partili veya partisiz şüpheliler” için ne diyeceğiz?

Şöyle: “Ey ahali, eğer AKP’li değil de CHP, MHP veya diğer partilerden birini tutuyorsanız, partisizseniz, işte o zaman hapı yuttunuz. Siz seçim kaybettiğinize göre, bizim korumamız altına giremezsiniz. Karşıtaraf olan, bitaraf olan bertaraf olur. Sizi mahkemeler yargılayabilir ve ceza alıp almamanız da bizi zerre kadar ilgilendirmez!”

***

Şaka değil, iş buraya gidiyor!

AKP, kendi “yargı sistemi” ni kurmuş uyguluyor.

Nasıl bir yargı sistemi bu?

“Çürük dişi kendimiz çekeriz” yargı sistemi…

Ne diyor Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu?

“Eğer aramızda çürük diş varsa, bu çürük dişi biz kendimiz çekeriz, dişçiye bırakmayız…”

Gördünüz, ne güzel yargı sistemi!

Demek istiyor ki, “Bizim yargıyla filan işimiz olmaz. Biz kendi cezamızı kendimiz veririz…”

“Çürük dişin çekilmesi”, “kendi cezamızı kendimiz veririz” ne demek?

Şu demek…

“Seçimlerde tekrar aday göstermeyiz…” demek!

“Sessiz sedasız aramızdan uzaklaştırırız…” demek!

Eeee, hukuk devletinde bunlar “ceza” mı?

Değil…

“Hukuk devleti” olduğumuzu kim söylüyor zaten!

Türkiye Cumhuriyeti, bir süredir artık Recep Tayyip Erdoğan’ın koyduğu kurallarla yönetilen bir devlet!

Eğer Türkiye Cumhuriyeti “hukuk devleti” olsaydı…

*Cumhurbaşkanı, çıkıp “17-25 Aralık’ı millet zaten 30 Mart ve 10 Ağustos’ta yargıladı” diyemezdi.

*Gazetelere “Anayasa Mahkemesi aklanma yeri değildir” diye ilan verilemezdi.

*Ülkemizin en yüksek mahkemesi olan Anayasa Mahkemesi, toplumda hedef gösterilmezdi.

*”Yasama-Yürütme-Yargı” erklerinin, tek kişide toplanmasına izin verilmezdi.

Ama olan oldu, Türkiye’de artık “hukuk” yok, “kurumlar” yok, “tek kişi yönetimi” var.

O ne derse, o!

 Erdoğan, “17-25 Aralık’ı millet zaten 30 Mart ve 10 Ağustos’ta yargıladı” diyorsa, öyledir.

***

Ben, geldiğimiz noktada önerimi yineliyorum…

Mahkemeler, sadece ve sadece “AKP’li olmayan şüphelileri” yargılasın!

“Padişah” böyle söylediğine göre…

AKP’lilerin dokunulmazlığı olduğuna göre…

Yapacak başka bir şey yok!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

ökkeş polater - Sizi kutluyorum

Yanıtla . 0Beğen 06 Ocak 17:30
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR