Edeb Ya Hu!

MAKALEYİ DİNLE

İnsan, şımarmaya görsün…
İnsanın ayağı yerden kesilmeye görsün…
“Öz”ünden kopar, uçmaya başlar.
Bu nokta, kişi için de kurum için de “kırılma” noktasıdır.
İster kabul edin ister etmeyin, AKP ve bu partinin yöneticileri, tam bu noktada.
***********
İki örnek…
Biri Ankara’dan, diğeri kentimizden…
Eşzamanlı…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP İl ve İlçe Başkanları toplantısında, önüne gelen herkese yine “dümdüz” gidiyor.
Sadece BDP ve PKK’ya tek “olumsuz söz” söylemiyor.
Çünkü BDP ve PKK’lılar, şimdi AKP’lilerin en iyi dostları…
MHP’ye, “Genel başkan edepsizlik yapıyor, İşçi Partisi ile ittifakı bunu saklayamaz” diyor.
CHP’ye, “İşçi Partisi’nin piyonu oldunuz” diye sataşıyor.
En ağırı da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eski Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e…
“Dün lakabı çoban olanlar, bugün İşçi Partisi’nin koyunu oldular.”
Şu üsluba bakar mısınız?
Neden söylüyor bunları?
AKP’nin çizgisinde olmadıkları için…
Kendisi gibi düşünmedikleri için…
Peki, her siyasi kurum AKP ile aynı çizgide olmak zorunda mı?
Bu ülkede yaşayan herkes, Başbakan Erdoğan gibi düşünmek, Başbakan Erdoğan’a biat etmek zorunda mı?
Böyle bir Türkiye mi hedefleniyor?
Tek tip kurum…
Tek tip insan…
Aynı şeyleri düşünmüyorsan…
Biat etmiyorsan…
Yandaşlık ve yalakalık yapmıyorsan…
Vay haline!
Vay ki vay!
***********
Geçelim, İzmit’te yaşanan olaya!
AKP İl Gençlik Kolları, parti tüzüğünün, parti çalışmalarının ve yakın siyasi tarihin konu alındığı bir bilgi yarışması düzenlemiş.
“Gençsen Bil Bakalım”…
Yarışmada öyle sorular var ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile resmen dalga geçiliyor.
Kılıçdaroğlu, “ti” ye alınıyor…
Başta AKP İl Başkanı Mahmut Civelek ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu olmak üzere salonda bulunanlar kah kah kah, kih kih kih!
Kılıçdaroğlu ile ilgili sorular şunlar:
*Fenerbahçeli ünlü futbolcu Lefter’i kaleci yapan kimdir?
*Konut duaları için ayet diyen genel başkan kimdir?
*CHP’nin bir mitingi sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için “Söz verip de sözünün arkasında duran başbakan” diyen kişi kimdir?
*Yürüyen merdivenleri tersinden inen genel başkan kimdir?
*”Biz başbakan gibi söz verip de arkasında duranlardan değiliz” diyen genel başkan kimdir?
Sorular böyle…
Şimdi AKP’nin bu davranış biçiminde ne var?
*”Kendine yapıldığı zaman kızacağın şeyleri başkasına yapma” var.
*”Aşağılama” var.
*”Yaradılanı, yaradandan dolayı hoş görmeme” var.
*”Küçümseme” var.
*”Kalp kırma” var.
*”Alay etme” var.
*”İnsanları üzme” var.
Peki, bütün bunlar…
* AKP’nin temel felsefesine uyuyor mu?
*AKP yöneticilerinin sahip çıkmakta övündükleri İslam dini değerleriyle bağdaşıyor mu?
Bana göre, bu davranış biçimi AKP felsefesine de ters, İslam dini değerleriyle de bağdaşmıyor.
*********
Dikkat ediyorum, Başbakan Erdoğan, kendisini kızdıran bir şey söylendiği zaman, “Edeb Ya Hu!” şeklinde tepki veriyor.
Karşısındakileri “edepli” olmaya çağırıyor…
“Edepli olmanın önemine” vurgu yapıyor…
Katılıyorum, edepli olmak çok önemli bir kavram.
Biliyorsunuz, “edeb”, Arapça bir kelime…
“Saygı” demek, “terbiye” demek, “güzel ahlak, iyi davranış, incelik, kibarlık” demek…
Çoğulu, “adab” tır…
“Adab-ı Muaşeret” deyimi buradan gelir.
Anlamı, “Toplum içinde edepli davranma kuralları” dır.
Edep…
*Yaşadığımız sürece hayatın içinde hep var olan veya var olması gereken bir kavramdır.
*Konuşma dilinde de, beden dilinde de gereklidir.
*Bir yaşam felsefesidir.
*Bir kişinin gönül aynasıdır.
*Manevi olgunluğun ilk şartıdır.
*Kul hakkı yememektir.
*Devlet malını gözetmek, birilerine peşkeş çekmemektir.
*Ruhun, dine riayet etmesidir.
**********
Bilmem, bilir misiniz?
Anadolu’da eskiden camilerin, türbelerin, özetle ibadethanelerin, hatta evlerin girişine “Edeb Ya Hu” tabelası asılırdı.
İnsanlar, “edepli” olmaya çağırılırdı.
Ne demek “edepli” olmak?
Edepli olmak…
*Kimseyi küçümsememektir.
*Kalp kırmamaktır.
*Alay etmemektir.
*Nazik davranmaktır.
*İnsanları üzecek şaka ve sözlerden kaçınmaktır.
*Hoşgörüdür.
Hz. Peygamber, bir hadislerinde, “Beni Rabbim edeplendirdi, ne güzel terbiye etti” buyurmuştur.
Edep, Yunus Emre’nin şu dizesinde ne güzel anlam bulmuştur:
“İlim meclislerinde aradım, kıldım talep
İlim geride kaldı, illa edeb, illa edeb.”
20 yıl boyunca İmam Malik Hazretleri’nin yanında bulunan Abdurrahman Bin Kasım’ın “Bu sürenin 18 yılını edeb, 2 yılını da ilim öğrenmekle geçirdim. Keşke hepsini edeb öğrenmekle geçirseydim” sözleri düşündürücüdür.
Anonim bir beyitte edeb şöyle anlatılır:
“Edeb; ehli ilimden hâli olmaz,
Edebsiz ilim okuyan, âlim olmaz.”
Özetle…
İnsan tüm söz, düşünce ve davranışlarını “edep” kurallarına göre düzenlemelidir.
Edebin anlamının zirve noktası şudur:
“Allah’ın huzurunda edeb gerekir.”
İşte “Edeb Ya Hu”, bu zirve noktasını ifade eden bir tabirdir.
İnsanların “edeb”e yönelmesini sağlamak amacıyla kullanılır.
*********
Şimdi diyeceksiniz ki, “Bütün bunları neden yazdın, sanki AKP’liler bunları bilmiyorlar mı?”
Bilmez olurlar mı?
Sadece hatırlatmak istedim.
Yerden kestikleri ayaklarını, tekrar yere bassınlar.
Bu davranışlarıyla hem tepki topluyorlar, hem de günah işliyorlar.
Eğer hafızalarına güvenmiyorlarsa…
“Zaman zaman bu tabiri unutuyoruz” diyorlarsa…
Parti binalarının girişine “EDEB YA HU” tabelasını assınlar, sabah akşam girerken çıkarken okusunlar.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR