İslam’ı 20 kuruşa satmaya kalkan imam ve bizimkiler…

MAKALEYİ DİNLE

 

                                                

Bazı İstanbul gazetelerinde çıkan “o yazıyı” okumamış olabilirsiniz.

Tam günümüze göre…

Beğendiğim için sizlerle paylaşmak istedim.

Feyzullah Budak anlatıyor:

Londra'daki caminin yeni imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş.
Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 Peni, yani Sterlin’in yüzde 1’i (bizim kuruşumuz gibi) fazla vermiş.
İmam yanlışlığı, yerine oturunca, parasını sayınca fark etmiş.
Kendi kendine "20 kuruşu şoföre geri versem mi?” diye düşünmüş.
Ama içinden bir ses diyormuş ki "Bu çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da değil. Koskoca otobüs şirketi için de 20 kuruş ne fark eder ki? Bu parayı Allah’tan gelen bir hediye gibi düşünebilirim…"
İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına
gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş, demiş ki :"Paranın üstünü fazla verdiniz…"
Bunun üzerine şoför gülümsemiş ve şunları söylemiş: "Siz camiinin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, İslam'ı öğrenmek için… Ve bilerek size fazla para verdim, nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim…"
İmam inerken nerdeyse bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmışçasına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış, gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki: "Allah'ım beni affet. Az daha İslam'ı 20 kuruşa satıyordum!"

Şimdi İslam adına, İslam bayrağıyla, İslam referansıyla siyaset yapanlar, haram paraları ayakkabı kutularında saklıyor, rüşveti elbise torbaları içinde alıyorlar…

Haram yoldan toplanan paraların suçüstü yakalanmaması için bu paralar sabaha kadar sağa sola dağıtılarak saklanmasına rağmen, elde bir yerlere taşınamamış 30 milyon Euro kalıyor. Eh artık herhalde bu zevatın da “Allah’ım az daha İslam’ı 20 kuruşa satıyordum” gibi bir pişmanlığı olmayacaktır.

                                                                             

Bir Adalet Bakanı’nın görüşü…

                                                              

Adı, Mahmut Esat Bozkurt…

Cumhuriyet’in ilk yıllarının Adalet Bakanı…

Diyor ki:”Devlet adamları fakir ölmelidirler ki, idare ettikleri milletler zengin ve mesut olsunlar. Devlet adamları cep doldurmaya kalkarlarsa millet fakir, bedbaht olur, dava hezimete uğrar. Fakirlik içinde ölmek, devlet adamının, hele ihtilal şeflerinin süsüdür. İhtilal şefleri, devlet adamları fakirlikle taçlanırlar.”

 

 

Kendinizi ve ülkeyi yönetenleri sınamak ister misiniz?

                                                            

İnanan bir insansanız, kutsal kitabımızın koyduğu yasaklar belli…

*Yalan söylemek.

*Yalan yere şahitlik etmek.

*Haram yemek.

*İhanet etmek.

*Zulmetmek.

*Faiz yemek.

*İftira atmak.

*Söz verip tutmamak.

*Kötülük etmek.

*Zina etmek.

*Hırsızlık yapmak.

*Koğuculuk yapmak. (Laf söz taşımak…)

*Fitne çıkarmak.

*Hak yemek.

*İçki içmek.

*Kumar oynamak.

*Allah’ı unutmak.

Şimdi elinize bir kalem alın, önce kendinizi bir sınayın!

Yasaklara uygun yaşıyorsanız evet anlamına (E), yasaklara uymuyorsanız hayır anlamına (H) harfi ile işaretleyin.

Halinize bir bakın bakalım.

Durun, bitmedi…

Bir de kentinizi ve ülkeyi yönetenleri sınayın!

Tek tek…

*Yalan söylüyorlar mı?

*Haram yiyorlar mı?

*İftira atıyorlar mı?

*Hırsızlık yapıyorlar mı?

*Hak yiyorlar mı?

 17 maddenin kaçından sınıfı geçebiliyorlar, bir görün!

30 Mart’ta oyunuzu da buna göre kullanın!

Yazık etmeyin oyunuzu! 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR