Normalleşme züppeleri

MAKALEYİ DİNLE

Anadolu’da sık kullanılan bir sözdür:
“Sen sağ, ben selamet…”
İyi ya da kötü sonuçlanan bir olay karşısında, artık yapacak bir şey kalmadığı zaman söylenir.
Güncel bir örnek verelim.
“Recep Tayyip Bey, askeriyeyi de ele geçirdi… Artık sen sağ, ben selamet…”
Bunun gibi…
***
Türkiye, şimdi tam “Sen sağ, ben selamet…” durumunda.
Cumhurbaşkanı…
Meclis Başkanı…
Başbakan…
Yargıtay Başkanı…
Danıştay Başkanı…
Anayasa Mahkemesi Başkanı…
Son olarak Genelkurmay Başkanı…
Bu saydığım makamların tek bir yetkilisi var:
Recep Tayyip Erdoğan…
Bakmayın siz O’nun kartvizitinde sadece “Başbakan” yazdığına.
Diğer makamlarda Erdoğan’ın kopyaları oturuyor.
Recep Tayyip Bey, neleri düşünürse…
Nelerin yapılmasını isterse…
“Gölge Recep Tayyip’ler” gereğini yaparlar…
Aykırı tek bir ses çıkmaz.
Kimse, söyleneni yapmamazlık edemez.
Kimse, tavsiye niteliğinde dahi farklı bir görüş öneremez.
Aykırı kişi, kendini kapı önünde bulur.
***
Tabii, Recep Tayyip Erdoğan, bu kadarla bitmiyor.
Saydırmayın bana!
Sağlık Bakanı O.
Milli Eğitim Bakanı da…
Dışişleri, zaten O’ndan sorulur.
Diyanet İşleri, onun ilgi alanı içindedir.
Yerel yönetimler, dersen, kimse eline su dökemez.
Tarım ve Orman’ı da o bilir…
Sanayi ve Teknoloji’yi de…
Güvenlik mi dediniz?
Kimse eline su dökemez.
İyi bir terör uzmanıdır…
Es geçmeyelim!
“Açılım” konusunda da deneyim sahibidir.
Bilumum “açılımlar” 0’ndan sorulur.
Etnik olsun, dinsel olsun, dilsel olsun…
Ayıp olmasın, ama bizim başbakanımız her şeyi bilir, her şeyden anlar.
Hani reklamdaki o çocuğun söylediği gibi:
“Benim babam hem doktor, hem öğretmen…”
Bizim de her şeyden anlayan bir başbakanımız var çok şükür!
Bir şey kaldı.
Şu futbol maçı sonuçlarını daha önce söylese de, uğraşıp durmasak…
***
Ben işin kolayını buldum.
Türkiye’deki olumsuzluklarda, farklı kişi ve kurum aramayacağım.
Bütün kurumların sorumlusu “tek adam” olduğuna göre…
Daha doğrusu Recep Tayyip Bey, kendini “tek adam” ilan ettiğine göre…
Olup biten her şeyin sorumlusu da O’dur.
Aksi görüşte olan herkesle bu konuyu tartışırım.
***
Son zamanlarda bir de “normalleşme züppeleri” peydah oldu.
Başbakan ne yapsa, ertesi gün bu züppeler, “Normalleşiyoruz” diye kalem oynatmaya başlıyorlar.
Ülkede, yargı iktidarın emrine girdi, normalleşiyoruz…
Kuvvetler ayrılığı ortadan kalktı, normalleşiyoruz…
Basın yayın organları iktidarın emrine girdi, normalleşiyoruz…
70 civarında gazeteci cezaevinde, normalleşiyoruz…
PKK, Diyarbakır’da “özerklik” ilan ederken, biz generallerimizi cezaevine tıkıyoruz, normalleşiyoruz…
PKK, her gün birkaç askerimizi öldürürken, biz terörle mücadele eden subay ve generallerimizi hapse atıyoruz, normalleşiyoruz…
PKK’nın merkezinin Kuzey Irak’taki Kandil olduğunu biliyoruz, ABD izin vermediği için bombalayamıyoruz, normalleşiyoruz…
Teröristbaşı Apo, PKK’yı İmralı’dan yönetiyor, buna ses çıkaramıyoruz, normalleşiyoruz…
Başbakan Erdoğan İsrail’e efeleniyor, ama PKK’ya “van minut” çekemiyor, normalleşiyoruz…
Uzayıp gidiyor…
Eğer bunlar “normalleşmek” ise, ben “anormal” taraftarıyım arkadaş!
Normalleşmek, “normalleşme züppeleri” ne kalsın!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR