“Yahya Kaptan” üzerinden siyaset yapmak…

MAKALEYİ DİNLE

Kocaeli siyaseti, bir süredir ilginç bir “yarışa” tanıklık ediyor.
AKP ve CHP, “Yahya Kaptan” üzerinden birbirine “üstünlük sağlamaya” çalışıyor.
“Yahya Kaptan heykelini önce biz diktik…”
“Hayır, önce biz…”
*******
Konuyu biliyorum.
1995 yılında…
İzmit Büyükşehir Belediyesi yönetiminin CHP’de olduğu dönemde…
Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nin önüne Yahya Kaptan’ın “büstü” konmuştu.
Atatürk’ün büstüyle birlikte güzel bir kompozisyon yaratılmıştı.
Aradan 18 yıl geçti…
Bu kez de AKP yönetimindeki İzmit Belediyesi, Yahya Kaptan Mahallesi girişine Yahya Kaptan’ın “heykelini” dikti.
Heykel, geçenlerde törenle açıldı.
Törende, İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, “heykelin ilk kez kendi dönemlerinde dikildiğini” ileri sürmüş.
İfadesi tam olarak nasıldı bilmiyorum, ama konuşmasından böyle bir anlam çıkarılmış.
Birkaç gün sonra, CHP İzmit İlçe Başkanı Selman Yıldırım’ın, konunun üzerine “balıklama” daldığını gördük.
“Hayır, Yahya Kaptan’ın heykelini ilk kez CHP’li belediye dikti…”
Ve gazetelerde “büst”ün önünde partililerle çekilen fotoğraflar…
“Gördünüz mü, ilk heykeli 18 yıl önce biz diktik, Başkan Nevzat Doğan yalan söylüyor…”
CHP’lilerde, “Nevzat Doğan’a gol attık” böbürlenmeleri…
Bazı gazetelerin bu yöndeki yorumları…
Günlerce böylesine “ucuz siyaset” yapıldı.
AKP demeyeyim de, daha çok CHP, böylesine basit bir konuda “AKP’ye üstünlük sağlamaya” çalıştı.
Bir defa, Yahya Kaptan anısına yapılan iki eserin birbirinden çok farklı olduğunu ortaya koymak lazım.
Biri, “büst”…
Diğeri, “heykel”…
“Büst” olması, yapılan işi küçültmez.
“Heykel” olması da, yapılan işi büyütmez.
İkisi de anlamlı, ikisi de değerli…
18 yıl önceki şartlarda, “büst” uygun görülmüş, “büst” konulmuş…
Yaptıranlara, yaptırılmasına vesile olanlara teşekkür etmek gerekir.
Bugün de, bugünkü şartlarda “heykeli” dikildi.
Heykeli yaptıran Başkan Nevzat Doğan’a da teşekkür edilmeli.
********
Bence ortada bir yanlış anlaşılma var.
“Büst” ve “heykel” üzerinden siyaset yapmaktansa…
AKP’li ve CHP’li taraflar…
Yahya Kaptan’ın anısını yaşattıkları için…
Birbirlerine teşekkür etmeli!
İki tarafa da bu yakışır!
Belki o zaman, milli mücadele döneminde Kocaeli bölgesinin kurtuluş hareketini örgütleyen Yahya Kaptan’ın ruhu rahat eder.
Yahya Kaptan, şu veya bu kesimin değil, bu kentte yaşayan hepimizin ortak değeridir.


3 PKK’lı öldürülünce, ortalık ayağa kaldırıldı…
PKK, bizim polis Cengiz’i öldürdü, kimseden tıs yok!
*********
Ya, işte böyle!
Türkiye, tam “bu nokta”da…
“Kör, sağır ve dilsiz” dönemini yaşıyor.
Görmüyoruz…
Duymuyoruz…
Konuşmuyoruz…
“Üç maymunlar” ı oynuyoruz.
“Akıl tutulması” dönemindeyiz.
Tepki vermiyoruz.
Sindirildik, değerlerimizden koparıldık.
Son bir hafta içinde olup bitenlere bakın!
Paris’te 3 PKK’lı öldürüldü, Türkiye’de yer yerinden oynuyor.
Başbakan Erdoğan, her toplantıda 3 PKK’lıyı konuşuyor.
Her haber saatinde yine 3 PKK’lı…
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 3 PKK’lının öldürülmesini “vahşice” olarak değerlendiriyor, “üzüldüğünü” söylüyor.
3 PKK’lı her gün gazete manşetlerinde, yandaş ve yalaka yazarların köşelerinde…
Bir haftadır 3 PKK’lı ile yatıp 3 PKK’lı ile kalkıyoruz.
Toz kondurmuyoruz.
Utanmasak, “kahraman” ilan edeceğiz.
Gizlileri saklıları yok!
Türk bayrağına değil, PKK bayrağına sarıldı tabutları…
“Kırmızı bültenle” aradığımız teröristleri canlı olarak yakalatamadık, ölülerini şaşalı törenlerle karşılıyoruz.
Daha acısı…
Cenaze töreninde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin emniyet güçleri görev yapmıyor.
Güvenliği, PKK militanları sağlıyor.
Neymiş?
Asker ve polis tepki çekebilirmiş.
Tıpkı…
Geçen yıl…
Hakkari’de…
Bir evin balkonundaki Türk bayrağının indirtilmesi gibi…
Neden indirtilmişti?
Karşı tarafı, yani PKK’yı tahrik etmesin, diye.
İşte tam “bu nokta”dayız.
Bayrağımızı asamaz, asker ve polisimize görev veremez durumdayız.
*********
Ne kadar “acınacak” bir durumda olduğumuzu, önceki gün polis Cengiz’in PKK tarafından öldürülmesiyle bir kez daha anladık.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin polisi Cengiz Ergüzek, önceki gün, görev yaptığı Mardin’de uzun namlulu silahla tarandı.
36 yaşındaki polis Cengiz, olay yerinde can verdi.
Polisin ölümü, haber bültenlerinin taaa gerilerinde, üç beş cümleyle geçiştirildi.
Bir hükümet yetkilisi çıkıp da, PKK’nın polis Cengiz’i şehit etmesi konusunda “tek söz” söylemedi.
Tek bir söz…
Bu olay da, “Türkiye’nin geldiği noktayı” en çarpıcı şekilde ortaya koymuyor mu?
Allah bilir bunlar, PKK tahrik olmasın diye, şehit polis Cengiz için cenaze töreni bile düzenletmezler.
Sizi bilmem, ama bu olup bitenler benim kanıma dokunuyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR