Ali Babacan ve Bülent Arınç

MAKALEYİ DİNLE

En başta söylemek gerekirse, başlıkta belirtilen iki ismin yaşadıkları rahatsızlık ayan beyan ortada. Her ikisinin zaman zaman kullandıkları ifadelerle bu rahatsızlıklarını -Belirli bir sınır içinde- ifade ettiklerini duyuyoruz, görüyoruz.

Örneğin Bülent Arınç’ın, kendisini paralel yapının bir adamı olarak suçlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkındaki, ‘Beni konuşturmasın, cemaat mensuplarına Ankara’yı nasıl parsel parsel sattığını açıklatmasın’ tarzındaki ifadeleri ortalığı birbirine katmıştı.

Öyle ki, bütün büyükşehirlerde muhalefet partilerinin önemli isimleri hemen gözlerini kendi memleketlerine çevirmişler, Melih Gökçek gibi belediye başkanı aramaya koyulmuşlardı. Gökçek’in mahkemeye vereceği söylemlerine ise Arınç, ‘Elbette mahkemeye verebilir. Ancak bu olursa hakim karşısında biz de bildiklerimizi konuşmak zorunda kalabiliriz. O zaman davacı mı, yoksa davalı mı zor durumu düşer bilemeyiz’ diyerek olaya farklı bir bakış açısı getirmişti.

Bunun dışında Manisa’daki dernek baskınlarını eleştirerek, adeta o kurumları suçsuz olarak niteleyen, üstüne üstlük ‘Ben şimdi burada milletten nasıl oy isteyeceğim’ diyerek de sitem eden Arınç’tan daha sürpriz açıklamalar gelebilir inancını taşıyorum.

***

Aynı şekilde Türkiye ekonomisinin adeta belkemiği olduğunu düşündüğüm Bakan Ali Babacan da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası ile ilgili çıkışlarına, aba altından sopayı uzatmalarına, ‘Merkez Bankası dışarıdan müdahalelere açık bir kurum değildir’ açıklamaları ile tepki göstermişti.

Hatta kimilerine göre MB Başkanı ile birlikte istifa etmiş, konu Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun girişimleri ile rafa kaldırılmıştı.

Babacan son olarak yaptığı, ‘Yargı konusunda ilerleyemedik, hattı Avrupa’da itibar kaybettik’ açıklaması ile de bir kez daha gündeme geldi. Bu açıklama da kimilerine göre hükümete, kimilerine göre de yargıyı elinde bulundurduğu öne sürülen cemaate yönelik bir eleştiriydi.

***

Kısacası gördüğünüz üzere yaptıkları her açıklamaları ve kişisel yapıları ile Ali Babacan ve Bülent Arınç, AK Parti içinde, sanıyorum pimi çekilmiş bomba izlenimi veriyorlar. İnandıkları gibi konuşmayı maharet olarak gören, aslında bunu yapmayı çok seven, bildikleri doğrudan şaşmayan bu iki AK Partili, 7 Haziran seçimlerinden sonra hala aynı oluşum içinde siyaset yaparlar mı, bilinmez…

Çünkü onlar hakkında, AK Parti’ye karşı son kez ‘Adamlık’ yapıp, kimseyi yarı yolda bırakmadan, usulca meseleden uzaklaşmak istiyorlar tarzında bir izlenim oluşmuş durumda.

Ali Babacan ve Bülent Arınç, açıkçası bugüne kadarki dik duruşları ve sivri dilleri ile AK Parti’de önemli noktalara geldiler.

Yani hem Arınç ve hem de Babacan’ın, rahatsız oldukları bazı konular hakkında değişiklik taleplerinin olduğunu hemen her gün duyuyoruz. Dahası bu taleplerinin özellikle 7 Haziran sonrasına kadar yerine gelmemesi halinde ise bazı radikal kararlar alabileceklerine inanılıyor.

İşin bir başka boyutu ise bu oluşuma dışarıdan, Kayseri menşeli büyük bir desteğin verildiği kaydediliyor. Ancak bu desteğin net ve açık bir şekilde gelip gelmeyeceği ise, 7 Haziran seçimlerinden sonra belli olacak gibi. Şayet AK Parti bu seçimleri yine başarılı ve güçlü şekilde tamamlarsa bu isimler için yeterli büyüklükte çalışma alanı kalmayabilir.

Kısacası yaşanan rahatsızlıklardan dolayı Babacan ve Arınç cephesinden bazı yeni hamleler bekleyebiliriz diye düşünüyorum. Çünkü her iki isim de dik konuşabilen, karakter olarak da bu tavrın arkasında durabilen kişilikler.

Bakarsınız 7 Haziran’daki son ‘Adamlık’ larının ardından siyaset sahnesinde yeni bir aşk da doğabilir, ne dersiniz…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR