Türkiye artık "kara lekeli" bir ülke

MAKALEYİ DİNLE

Ben, ülkeme söz söyletmem.

Ben, ülkeme söz söyleyenin dilini koparırım.

Ama oturup özeleştiri yapmaktan da geri kalmam.

Ülkemi yönetenlerin yanlışı varsa, bunu çatır çatır yazarım ve konuşurum.

Bilirim ki, eleştiri olmadan sorun çözülmez.

Eleştiri olmadan işler yoluna girmez.

Gazetecinin temel görevi de eleştirmektir, yağcılık yapmak değil!

***

Ülkeler vardır, “lekesiz”…

Ülkeler vardır, “lekeli”…

“Kara lekeli”…

Dünya, ülkeleri bilinen “lekeleri” yle anar.

Der ki, “Kara para aklayan ülke”!

Der ki, “Hırsızlıkları paklayan ülke”!

Der ki, “Savaş suçu işleyen ülke”!

Der ki, “Hukukun işlemediği, adaletin olmadığı ülke”!

Der ki, “Suçluların korunduğu ülke”!

Bu “kara leke” konularını uzatabiliriz.

 

 

Türkiye’nin “kara lekesi” var mı?

Kabul edelim…

Özeleştiri yapalım…

Türkiye artık “kara lekeli” bir ülke.

Hem “bir” değil, “birkaç” kara lekesi olan bir ülke.

Bunların en günceli, hırsızlıkların aklanıp paklanması!

Dünya kamuoyunun gözünün içine baka baka, hukuku yok sayıyoruz, adalet kavramını ayaklar altına alıyoruz, somut hırsızlık yolsuzluk suçunu işleyenleri aklayıp paklıyoruz.

En son “Deniz Feneri” davasının sanıkları da beraat ettirildi.

Sanıklar, aynı davadan Almanya’da mahkûmiyet alırken, Türkiye’de beraat ediyor.

Almanya’da sanıklara ceza veren Alman yargıç Johann Müller, “Almanya’nın en büyük bağış skandalı. Asıl suçlular Türkiye’de” diyerek yargılamanın Türkiye ayağına dikkat çekmişti.

Sonunda Deniz Feneri sanıklarına ceza verilmedi, bazı sanıklarla ilgili açılan dava da “zaman aşımı” na uğratıldı.

Daha da ötesi…

Bu davanın böyle sonuçlanacağı, başından belliydi.

2008 yılında Deniz Feneri skandalı patladığında, skandalın Türkiye ayağını soruşturan 3 savcı Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz görevden alınmış ve haklarında “görevini kötüye kullanma”, “özel belgede sahtecilik” suçlarından iddianame hazırlanmıştı.

Özetle…

Deniz Feneri davasında suçlular suçsuz, suçu araştırmaya kalkan savcılar ise suçlu oldu.

Sadece Deniz Feneri mi?

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasına bakın!

25 Aralık yolsuzluk soruşturmasına bakın!

Bu soruşturmalar da kapatıldı.

Kapatılmasına kapatıldı da, bütün bunlar milletin belleğinde.

Siz dosyayı kapatırsınız, yandaşlarınızı kollar korursunuz, ama milletin belleğindekileri silemezsiniz.

Kapattığınız o dosyalar, gün gelir tekrar açılır.

Bugün siyasi baskı nedeniyle yapılamayan soruşturmalar, tekrar başlatılır.

Bütün bunlar olur, suçlular eninde sonunda cezasını görür de, Türkiye üzerindeki “kara lekeler” ne yaparsak yapalım silinemez.

Olan, ülkemize oldu.

Türkiye artık “kara lekeli” bir ülke!

 

 

Kemal Kaya da Meral Akşener’e sahip çıktı

Dün sabah Esnaf Odaları Birliği Başkanı Kemal Kaya aradı.

Öfkesi tepesindeydi.

Meral Akşener’in de kaseti olduğu zırvalamasına çok üzülmüştü.

“Bu şerefsizlerin katli vaciptir. Zerre kadar acımam. Bunların bu dünyada yaşamaya hakları yok. Hayatta tek bildikleri şey iftira atmak” dedi.

Ben, Kemal Kaya’nın bu duygularına pek çok kişinin sahip çıkacağına inanıyorum.

Her siyasi görüşten insanlar, Akşener’e atılan iftiraya tepkili.

Meral Hanım’ın etrafındaki sevgi çemberi her geçen gün genişliyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR