Egemenlik, kayıtsız şartsız Recep Tayyip Erdoğan’ın!

MAKALEYİ DİNLE

 

                                        

23 Nisan 1920...

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk açılış tarihi.

94 yıldır bu gün “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanıyor.

Bayramın eski adı, “Milli Hâkimiyet Bayramı” idi.

Sonra öztürkçeleşti…

Milli yerine “ulusal”, hâkimiyet yerine ise “egemenlik” sözcükleri kullanılmaya başlandı.

Egemenlik, “hâkim olmak” demek.

“Yönetme gücünü elinde bulundurmak”…

Osmanlı döneminde egemenlik “padişah”a aitti.

 Padişah, ülkeyi dilediği gibi yönetirdi.

Ağzından çıkan söz, kanundu.

Ülke, padişahın emir ve direktifleri doğrultusunda yönetilirdi.

Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurarken “egemenlik” konusu üzerinde çok durdu.

“Yönetme yetkisi”, kime ait olacaktı?

Osmanlı dönemindeki gibi “tek kişi”ye mi, yoksa “millet”e mi?

Atatürk, egemenliğin milletin, yani ulusun olduğuna inanıyordu.

Bu inançla, “Ulusu, yine ulusun gücü kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusun egemenliğidir” diyordu.

 

 

94 yıl önce, 94 yıl sonra…

                                               *********

Yıl, 1920…

Yıl, 2014…

“Yönetme yetkisi”, yani “egemenlik” konusunda ilk adımın atılmasından bu yana 94 yıl geçmiş.

Şunun şurasında yüzyılı devirmemize 6 yıl kaldı.

“Egemenlik anlayışımız” ne durumda?

Bu konuda konulan ilk kurallar mı geçerli, yoksa uygulamada “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün bir anlamı kalmadı mı?

Devlet yönetimi demek, en basit anlatımıyla, toplumun kurumlar aracılığıyla kurallarla yönetilmesi demek.

Demek ki neymiş?

Devletin “kurumları” olacak…

Devletin “kuralları” olacak…

Kurumlar da, kurallar da “uluslararası norma” sahip olacak.

Öyle uyduruk değil.

Ülke yönetiminde, “kuvvetler ayrılığı” ilkesi esas olacak.

Hiçbir zaman “kuvvetler birliği” ne gidilmeyecek.

Yani bir devleti devlet yapan üç ana kurum, üç ana güç olan “yasama”, “yürütme” ve “yargı”, tek kişinin elinde toplanmayacak.

Kurallar böyle de, bizde durum ne?

Kâğıt üstünde, demokrasinin tüm kurumlarına sahibiz.

“Meclis”imiz var, “hükümet”imiz var, “yargı”mız var.

“Dördüncü kuvvet” olarak kabul ettiğimiz “medya”mız var… “

Var da, bütün bu kurumlar tek bir kişinin, Recep Tayyip Erdoğan’ın kontrolü altında.

“Yasama”, ondan soruluyor…

“Yürütme”, zaten ondan soruluyor…

 “Yasama” da artık ondan sorulur halde.

Unutuyordum…

“Medya” da (büyük oranda)Erdoğan’ın emrinde!

Anlayacağınız…

Ülkemizde, Erdoğan’ın haberi olmadan kuş uçmuyor.

 

 

Demokrasi demek…

                                               **********

Demokrasi demek, “bir ülkenin tek kişi tarafından yönetilmesi” demek değildir.

Demokrasi demek, “bir ülkenin kurumlar tarafından kurallarla yönetilmesi” demektir.

Millet, “yönetme gücü”nü, yani “egemenlik” i Meclis’e verirken, aslında bu gücü “kurumlar” a devretmiş sayılır.

Recep Tayyip Erdoğan, milletin bu davranışını kendine göre yontuyor.

“Millet beni seçti, o halde “egemenlik” i de kayıtsız şartsız bana devretti, ben bu egemenliği paşa gönlüme göre kullanırım” demek istiyor.

Çektiğimiz sıkıntı bundan!

Şu olup bitenlere bakın!

Erdoğan…

*Kime kızsa…

*Kimin görüşünü beğenmese…

*Kimin kararı hoşuna gitmezse…

Hemen siyasete davet ediyor.

Çık karşıma!

Kalemini bırak da gel, cüppeni çıkar da gel!

Bu bazen bir savcı, bir gazeteci, bir dernek başkanı, fark etmiyor.

Erdoğan’ın felsefesi şu:

Demokrasi, “sandık” demektir.

Sandıktan çıkan, istediğini söyler, istediğini yapar.

Hiç kimse, hiçbir kurum, alınan kararlara karşı gelemez.

Yargı da olsa, alınan kararları “beğenmemezlik” yapamaz.

Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi dahi, o “tek kişi”nin kararını bozamaz.

Erdoğan’ın demokrasi anlayışı bu!

O ne derse, o olacak!

Yani…

Sonuçta…

94 yıl sonra…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde…

Egemenlik, kayıtsız şartsız Recep Tayyip Erdoğan’ın!

İster beğenin, ister beğenmeyin, bu böyle!

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

ruşan - sizin kafa yapınızdakıler yüzde 25 lerle tüm bu dediklerinizi 60 sene bu ülkede yaptı şimdi kalkmış ahkam kesiyosunuz

Yanıtla . 0Beğen 22 Nisan 17:31
01

Meltem basaran - Atatürk meclisi kurarken köylü milletin efendisidir dedi ama zamanımızda elitler köylülere bidon kafa göbeğini kaşıyan tipler dediler muhalefet biraz özeleştiri yapsa neden başarısız oldugunu daha iyi anlayacak hoş biliyorlar da işlerine gelmiyor

Yanıtla . 0Beğen 22 Nisan 17:31
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR