Demirel’den “fıkralı ders”!

MAKALEYİ DİNLE

 

                                         

Süleyman Demirel, fıkra anlatma ustasıdır.

Bir şey sorarsınız, keyfi yerindeyse fıkra anlatarak cevap verir.

Fıkraları anlam yüklüdür.

Cevabınızı alırsınız.

Okuyacağınız, Süleyman Bey’in “haksızlık ve adaletsizlik sorunu” üzerine anlattığı eski bir fıkradır.

Bugün de Türkiye; haksızlığın, adaletsizliğin dizboyu olduğu bir dönem yaşıyor.

Demirel’e “haksızlık, adaletsizlik” deseniz, yine aynı fıkrayı anlatır.

“Kadı, fırının önünden geçerken, burnuna güzel bir koku gelmiş…
Vitrinde, güvecin içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek var.
Fırıncıya “Ben bunu aldım” demiş.
Kadı’ya itiraz edilir mi? Fırıncı mecburen ördeği paket yapıp vermiş…
Az sonra ördeğin sahibi gelmiş:
“Hani bizim ördek?”
Fırıncı boynunu büküp:
“Uçtu!” deyince iş kavgaya dönüşmüş.
Kavga sırasında fırıncı, ördeğin sahibi yerine gayrimüslim müşterilerden birinin gözünü kürekle çıkarmış…

* * * *

Düşmanlarının ikiye yükseldiğini gören fırıncı kaçmaya başlamış…
Bir duvardan atlamış, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş…
Kadın çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine takılmış…
Öfkeli üç kişiden kurtulmaya çalışarak can havliyle kaçan fırıncı, hızını azaltmadan köşeyi dönebilmek için bir eşeğin kuyruğunu yakalamış…
Eşeğin sahibi olan Yahudi de kızıp peşlerine takılmış…
Kovalayan kovalayana…

* * * *

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Kadı’nın karşısına çıkarmışlar.
Kadı sırayla sormuş…
Ördeğin sahibi “Bu adam ördeğimi hiç etti” diye şikâyet etmiş.
Kadı fırıncıya sormuş:
“Ne yaptın bu adamın ördeğini?”
Fırıncı:
“Uçtu” demiş.
Kadı, kara kaplı defteri açmış:
“Ördeğin karşısında ‘tayyar’ yazılı. Tayyar ‘uçar’ anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil” diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

* * * *

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş.
Onun şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş:
“Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla…”
Davacı “Ne olacak?” diye sorunca Kadı:
“Şimdi” demiş “Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.”
Tabii gayrimüslim, şikâyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş…

* * * *

Kadı, bebeğini kaybeden kadının kocasına:
“Tamam” demiş “Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak!”
Adam şaşırmış:
“Neee?”
“Kara kaplı kitap öyle diyor!”
Böyle olunca, adam davasından vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da kurtulmuş…
Kadı dönmüş Yahudi’ye:
“Senin şikâyetin ne bakalım?”
Yahudi ellerini açmış:
“Ne diyeyim Kadı efendi” demiş “Adaletinle bin yaşa sen, e mi?”

* * * *

Demirel, fıkralı dersini şöyle tamamlar:
“Kadı ile başı derde girenin işi Allah’a kalmıştır!”
Ezilen, çiğnenen, haksızlığa uğrayan vatandaşların hakkını korumak gerekir ama…
Ananı öpen Kadı ise yapacak fazla bir şey yoktur! En tehlikelisi de budur.
Bir ülke adaletle yükselir, adaletsizlikle yıkılır!”

 

 

Aç kurt ve koyunlar

 

                        *******

Bugün madem fıkradan başladık, bir fıkra daha…

Eyüp Karadayı’dan…

“So­ğuk, kar­lı bir gün­dür…
Ahırdaki ko­yun­lar, bir­bir­le­ri­ne so­kul­muş, ısın­ma­ya ça­lış­mak­ta­dır.
Bir­den ahırın ka­pı­sı açı­lır, içe­ri­ye rüz­gâ­rın sa­vur­du­ğu kar­lar­la bir­lik­te iri bir kurt gi­rer.
Aç­lık­tan ka­ra­ran göz­le­ri fı­rıl fı­rıl dön­mek­te­dir. Siv­ri diş­le­ri ve ko­ca­man ağ­zıy­la kor­kunç bir gö­rü­nü­şü var­dır.
Deh­şet için­de ka­lan ko­yun­lar kor­ku­dan tit­rer­ken kurt ko­nu­şur:
“Se­lâ­mü­na­ley­küm kar­deş­le­rim! Han­gi­niz­den baş­la­ya­yım?”
“A­ley­küm­se­lâm!” di­yen ko­yun­lar ra­hat bir so­luk alıp se­vinç­le me­ler­ler:
“Şü­kür­ler ol­sun! Müs­lü­man­’mış!”       

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR